'Zeytin dalı' dökülen kanın üstünü örtemez!
- 09:03 27 Ocak 2018
- Güncel
İSTANBUL - Efrîn saldırısına ilişkin konuşan Demir Leblebi Kadın Derneği Başkanı Sevna Somoncuoğlu, "zeytin dalı" adı ile dökülecek kanın üstünün örtülemeyeceğini belirtti. Bazı tanınan isimlerin saldırıya destek vermesine ilişkin de konuşan Sevna, “Onları, ambulansın arkasına takılıp trafikte öne çıkmaya çalışan ve kendini akıllı sanan şuursuzlara benzetiyorum” dedi.
Türkiye'nin Efrîn'e yönelik saldırıları 8'nci gününde devam ederken, şimdiye kadar çok sayıda sivil yaşamını yitirdi. "Zeytin Dalı" adı verilen TSK ve ÖSO saldırılarına karşı tepkiler de büyüyor. ‘Barış’ temalı çalışmalar ve projeler yürüten Demir Leblebi Kadın Derneği Başkanı Sevna Somoncuoğlu ile Efrîn saldırısını ve barış talebini konuştuk.
‘Ölen gençler olacak’
Sevna, ilk olarak saldırılara "Zeytin Dalı Operasyonu" denmesine tepki göstererek, "Adına operasyon deseler bile önce adını doğru koymak lazım. Silahlı çatışma ve ordudan söz ediliyorsa bunun adı savaştır. Operasyon demeniz, üstelik adına 'zeytin dalı' demeniz, dökülecek kanın üstünü örtmenize yetmez. Savaşın gerekçesi ve adı bana hiç bir anlam ifade etmiyor. Sonuçta ölen gençler olacak" ifadelerini kullandı.
'Yıkım kadınlar ve çocuklarla başlıyor'
Saldırıların yarattığı yıkımın boyutlarına değinen Sevna, devamında şunları söyledi: "Yaşananları, Ortadoğu'da uzun yıllardır süren paylaşım taktikleri ve çok uluslu şirketlerin pay kapma yarışından azade göremeyiz. Yıkım kadınlar ve çocuklarla başlıyor ama bu yıkımın etkisi on yıllar sürecek. Bunu herkes biliyor. Şimdiden hesaplarını yapmaya başlamışlardır. Bu savaşın kimlerin hanesine ne uğruna kar yazılacağı hesabı ise çoktan biliniyordur."
'Savaş; milliyetçiliği yükselterek oy arttırma taktiği'
Saldırıları seçim hazırlığı olarak da gördüğünü belirten Sevna, "Bu savaş, ülkede milliyetçiliği yükselterek oy arttırma taktiği. Savaşa karşı olduğunuzu söylediğinizde ise küfrün bini bin para. Üstelik sesiz kaldığınızda da artık linç ediliyorsunuz. 'Neden destek bildirmedin?' sorusuna maruz kalıyorsunuz. İstenilen histeri düzeyi yaratıldı bence" şeklinde konuştu.
Bu saldırılara medyatik isimlerden gelen desteği hatırlattığımız Sevna'nın bu isimlere dair değerlendirmesi şöyle oldu: "Ambulansın arkasına takılıp trafikte öne çıkmaya çalışan ve kendini akıllı sanan şuursuzlara benzetiyorum."
'Hangi coğrafyada 'Savaşa hayır' demek suç?'
Savaşa karşı çıkanların hedef haline getirildiği atmosfere ilişkin de değerlendirmede bulunan Sevna, "Herkes sussun, biat etsin projesinin başka bir baskı unsuru. Daha kaç kişi gözaltına alınacak, kaç kişi daha sadece 'savaşa hayır' dediği için hüküm giyecek? Dünyanın hangi coğrafyasında 'savaşa hayır' demek suçtur?" diye sordu.
'Hangi savaşa karşı olmak suçtur, hangisi değildir, bilmek istiyorum'
Sevna sözlerini şöyle sürdürdü: "Şöyle bir savunma öneriyorum: Savaşa karşı olmanın Türkiye Cumhuriyeti hukukunda coğrafyalara göre suç/suç değil diye tasnif edildiğini bilmiyorduk. Türkiye Cumhuriyeti yargısından talebimdir; hangi coğrafyadaki savaşlara karşı olmak suçtur, hangileri değildir? Biz TC vatandaşları bu bilgiye sahip olma hakkına sahibiz. Çünkü hangi çocukların ve masum insanların hayatını savunmamız, hangilerine karşı vicdanlarımızı susturmamız gerektiğini bilmek istiyor ve suç işlemek istemiyoruz."
'Ama'sız bir barışı istemeli ve barışı hayal etmeliyiz'
Süreç açısından barış talebini yükseltmek gerektiğini söyleyen Sevna, güçlüklerle anca dayanışma ile baş edilebileceğini sözlerine ekledi. "Biz barış talep edenler yan yana durmalıyız" diyen Sevna son olarak, "Ancak 'barış istiyorum ama....' cümleleri kurmadan. 'Ama'sız barışı tarif etmemiz ve hep birlikte talep etmemiz gerek. Önce hayal edebilmemiz gerek. Hayal etmeden barış talebini yükseltemiyoruz. Barış olduğunda daha iyi hayatlarımız olacağı hayalini kurabilmemiz ve o hayali daha iyi tarif etmemiz gerek" dedi.








