Sultan Irmak’ın katledilişinin ardından iki yıl geçti

  • 09:07 30 Ocak 2018
  • Güncel
ŞIRNAK - Kurumuş boğazları ıslatan damlalar değil, “Su diyorum heval su” cümleleri ile hafızlara kazanan Sultan Irmak’ın katledilişinin ardından iki yıl geçti. “Çocuklara özgürlük getireceğim” umuduyla düştüğü yollarda kendisi özgürlük umuduna dönüşen Sultan’ın dosyasındaki kısıtlılık kararı ise devam ediyor. 
 
Şırnak'ın Cizre ilçesinde "sokağa çıkma yasağı" döneminde yaralı halde mahsur kaldığı bodrum katında 8 gün bekleyen Sultan Irmak, AİHM tedbir kararının reddedilmesinin ardından 30 Ocak günü yaşamını yitirmişti. “Bu köye ve çocuklara özgürlük getireceğim” diyerek gittiği Cizre’de yaşamını yitiren Sultan’ın dosyasında iki yılla yakındır var olan kısıtlılık kararı ise halen kaldırılmadı.
 
1996 yılında Silvan'ın Yeşerdi (Gûnde Cano) köyünde gözlerini dünyaya açan Sultan'ın yaşamını yitirdiği topraklardan, doğduğu topraklara uzanıyor, yaşam hikâyesine dokunuyoruz. Sultan henüz 8 yaşındayken devlet saldırısıyla karşılaşıyor. Evlerine sürekli baskın yapılmasından kaynaklı babası ve ağabeyleri köyde kalmayıp batıya göç etmek zorunda kalıyor. Sultan ise kendisini o dönemde derslerine vererek aileye dönük saldırılara karşı mücadele edeceğini söylüyor. Ailenin yaşadığı maddi sıkıntı karşısında Sultan, Silvan Yatılı Kız Meslek Lisesinde okul öncesi öğretmenliği tercih ediyor.
 
‘Biz Kürt’üz bunu değiştiremezler’
 
Silvan’da ilan edilen özyönetim sonrası çıkan çatışmalardan çok etkilenen Sultan, annesine şöyle sesleniyor: “ Çocukları öldürüyorlar. Arkadaşlarım halen eline silah almayı bilmezken katledildi. Bizi terörist ilan etmişler. Biz Kürt’üz ve bunu kimse değiştiremeyecek.”
 
Sultan, bu cümleleri saf ettikten sonra Silvan merkeze gidiyor ve bir daha köyüne geri dönmüyor. 
 
Eğer bir gün dönecek olursam…
 
Ailesi Sultan’ın direnerek yarattığı etkiyi şöyle anlatıyor bir röportajda:  “O bu köye özgürlük meşalesini ulaştırdı. Çocuklar onun küllerinden köye yayılan özgürlük umudunu gördü. Onun verdiği mücadeleyi kimse yok edemeyecek. Cizre bir tarih oldu ve o kanlı tarihi kimse bizlere unutturamayacak.”
 
Ailesi, Sultan’ın köye özgürlük meşalesini ulaştırdığını söylüyor, çünkü Sultan’ın son vedasında amacını şöyle anlatıyor: “ Ne yaparsam yapayım sizin özgürlüğünüz için yapacağım. Bir gün bir şey duyarsanız başınız dik olsun ve kimseye boyun eğmeyin. Eğer bir gün o köye dönme şansım olursa, hepinize özellikle de çocuklara özgürlüğü getireceğim.”
 
Dosyada iki yılla yakındır ‘kısıtlılık’ kararı var!
 
Bodrumlarda yaşamını yitirdikten sonra kimsesizler mezarlığına defin edilen Sultan’ın dosyasında iki yılla yakındır ‘kısıtlılık kararı’ var. Yaralı olduğu esnada AİHM’e tedbir başvurusunun reddedildiği Sultan’ın dosyasında hangi iddiaların olup olmadığı ve ne şekilde yaşamını yitirdiği bilinmiyor. Avukatların itirazına rağmen mahkemenin “ İşin önemi ve soruşturmanın niteliği sebebiyle müdafinin, şüphelinin, şikâyetçinin ve mağdurun, vekilin soruşturma dosyasını incelemeleri soruşturmanın amacını tehlikeye düşürebileceğinden müdafinin, şüphelinin, şikâyetçi ve mağdurun, vekilin dosyayı incelemelerinin ve dosyadan örnek almalarının soruşturma aşaması bitinceye kadar kısıtlanması gerektiği Cumhuriyet Başsavcılığınca belirtilmekle, soruşturma aşamasında kural olarak şüpheli ve müdafinin soruşturma dosyasını inceleyip harçsız olarak alma hakkının bulunduğu, aynı maddenin ikinci fıkrasında bu hakkın soruşturma amacını tehlikeye düşürmesi ihtimali bulunması kısıtlılık kararı getirildi” gerekçesi ile kısıtlılık kararını verdiği dosyanın akıbetinin ne olacağı ise bilinmiyor.