Sebahat Tuncel: Efrîn saldırılarına karşı durmak tarihi sorumluluktur
- 12:49 30 Ocak 2018
- Güncel
DİYARBAKIR - DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'na mesaj gönderen DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, "Efrîn'e yönelik saldırı tüm halkımıza, Kürdistan halklarına yönelik bir saldırıdır. Bu saldırıya karşı durmak, savaşa hayır demek tarihi bir sorumluluktur" dedi.
Kandıra 1 Nolu F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, DBP Yerel Yönetim Kadın Konferansı'na mektup gönderdi. Sebahat, mektubunda halka yönelik saldırıların derinleştiğini ve toplumun nefes alamaz hale getirildiğine dikkat çekerek, tüm saldırılara ve baskılara rağmen konferansın gerçekleştiğine yer verdi.
Sebahat mektubun devamında şunları belirtti:
"Konferansımıza katılması gereken birçok belediye eş başkanı, milletvekili ve yönetici arkadaşlarımız siyasi soykırım operasyonları nedeniyle rehin alınmış olmasından kaynaklı ne yazık ki konferansımız eksik bir bileşenle toplanmak zorunda kalmıştır. Bu vesile ile tutsak olan kadın yoldaşları sizler şahsında saygı ve sevgiyle selamlıyorum. Dışarıda hayat hızlı, içeride ise yavaş oluyor biliyorum. Sizler birçok işe yetişmeye çalışıyorsunuz. Ama günlük yaşamın kargaşasında yoğunluğunda içerideki yoldaşları da hatırlamanız, dışarıdaki mücadele ile içerideki mücadeleyi, direnişi birleştirmek, yaşamın tüm alanlarında kadın dayanışmasını geliştirmek ve mücadeleyi ortaklaştırmak kadın özgürlük çizgimizi daha da güçlendirecektir.
'Efrîn saldırısına karşı durmak tarihi bir sorumluluktur'
Türkiye'nin haksız hukuksuz bir şekilde Kürdistan halklarının kazanımlarının hedef aldığı Efrîn saldırıları bu konferansın temel noktası olmalıdır. Bizler içeride bulunan yoldaşlarınız olarak Efrîn'e yönelik saldırıları kınamak ve saldırıların derhal durdurulması için direnişe, mevcut koşullar çerçevesinde katılıyoruz. Ancak sizlerin dışarıda Efrîn ile dayanışmayı büyütmeniz, Efrîn halkının verdiği özgürlük mücadelesine, direnişine daha güçlü katılmanız, Efrînli kadınlarla dayanışmak için mücadeleyi yükseltmeniz çok daha önemli olacaktır. Efrîn sadece Efrîn değildir. Bugün dünyanın neresinde yaşanırsa yaşansın, tüm Kürdistan halkının demokrasiden, özgürlük ve barıştan yana olan halkların kalbi Efrîn'de atmaktadır. Efrîn'e yönelik saldırı tüm halkımıza, Kürdistan halklarına yönelik bir saldırıdır. Bu saldırıya karşı durmak, savaşa hayır demek tarihi bir sorumluluktur."
'Efrîn operasyonuna hayır demek bir cesarettir'
Sebahat, mektubun devamında, şu ifadelere yer verdi: "Kobanê direnişi tüm dünya halklarının geleceğe güvenle bakması insanlık değerlerinin korunması ve enternasyonalist dayanışma, DAİŞ'in yenilmesinin başlangıcı olmuştur. Kobanê'de başlayan bu direniş, bu özgürlük yürüyüşü şimdi Efrîn'de devam etmektedir. Tüm toplumsal muhalefetin baskı altına alındığı, en küçük bir itirazın, eleştirinin gözaltı, tutuklama ve linç politikalarıyla bastırılmaya çalışıldığı bir dönemde Efrîn operasyonuna hayır demek, savaşa hayır demek bir cesarettir. Bu cesareti gösteren herkesi selamlıyoruz.
Toplumsal muhalefetin sesinden korkan AKP-MHP faşist cephesi kendi zayıflığını, güçsüzlüğünü, haksızlığını zor politikalarını devreye koyarak gizlemeye çalışıyor. Onlar biliyor ki barış, özgürlük, eşitlik, demokrasi ve adalet diyenlerin sesi birbirine ulaşırsa sarayın sesi, savaş çığırtkanların sesi kısılacaktır. Bu nedenle var olan zulüm düzenini OHAL'e karş ses çıkararak halkların eşitliği ve kardeşliğinde ısrar eden savaşa 'hayır' diyen Efrîn halkıyla dayanışma içerisinde olan tüm cesur kadınları, insanları bir kez daha saygıyla selamlıyorum."
'Kadın özgürlük çizgisi güçlenmeli'
Kadın özgürlük çizgisinin güçlendirilmesi gerektiğini söyleyen Sebahat, "Eş başkanlık sistemimiz, kadın erkek eşitliğine dayalı siyaset ve yerel yönetim çizgimiz hizmetlerin ulaşılmasında eşitlik perspektifimizin esas alınması, özgün özerk ve bağımsız kadın örgütlenmesi bundan sonrası için de esas alacağımız örgütlenme önündeki engellerin kaldırılması için mücadele edeceğimiz temel alanlar olacaktır" dedi.
Sebahat mektubun sonunda konferansta güçlü kararlar alınarak döneme cevap olunacağına inandığını kaydetti.








