Fethiye’de istismara maruz bırakılan çocuklar konuştu!

  • 15:01 31 Ocak 2018
  • Güncel
MUĞLA - Fethiye'de 14 çocukla yaptığı görüşmeler sonucunda cinsel istismarın boyutlarını ve çocukların istismar sarmalına nasıl çekildiğini ortaya koyan Dr. Sergender Sezer, görüşme yaptığı bazı çocukların ise yaşıtı olan arkadaşlarının fuhuşa zorlanarak cinsel istismara maruz bırakıldıkları iddiasında bulunduğunu söyledi. 
 
Muğla'nın Fethiye'de 2015’te bir çocuğun uykusunda sayıklamasıyla cinsel istismara maruz bırakıldığının anlaşılması üzerine açılan dava kapsamında iki sanıktan biri ceza alırken, diğeri beraat etti. Muğla Sıtkı Koçman Üniversitesi Çocuk ve Haklarını Koruma, Uygulama ve Araştırma Merkezi Yönetim Kurulu Üyesi ve Sosyoloji Bölümü Öğretim Üyesi Yrd. Doç. Dr. Sergender Sezer, mahkemeye sunulmak üzere hazırlayacağı rapor için Fethiye'de, en büyüğü 15 yaşında 14 kız çocuğuyla yüz yüze görüşmeler yaptı. Bu görüşmelerde, çocuklarının yaz aylarında yatlarda fuhuş yaptırılarak istismara maruz bırakılmasından evlere kapatılmasına kadar iddialar ortaya atıldı. 
 
Burcu Karakaş'ın haberine göre, şantaj ve tehditle örgütlü bir şekilde yürütüldüğünü düşündüğü istismarın yüzlerce çocuğu etkilediğinden endişelenen Sergender çocuklardan biriyle dayanışmak için Fethiye Çocuk istismarını Önleme Derneği'nin kendisine ulaştığını söyledi. 
 
'Her şeyi hatırlamıyor'
 
Kendisine ulaşa aileyi çocuk psikiyatrisine ve psikologa yönlendirdiğini söyleyen Sergende, daha sonra da çocuğun ve ailesinin kendisiyle görüşmeye devam ettiğini belirtti. Sergende, "Aile, konuşmamasından şikayetçiydi ama ilginç bir şekilde konuştu benimle. Sinirlerinin bozuk olduğunu söyledi. 17 ve 21 yaşında iki kişiyle tanışmış. Kendisi onlarla tanıştığında 12 yaşında. Yaşadıklarını anlatıyordu ama her şeyi hatırlamıyordu. Alkol ya da uyuşturucu almadığını söyledi ama bir içecek olayı var. Sanığın evine gittiğinde ne olduğunu hatırlamıyor. Kendine geldiğinde evine dönüyor" diye konuştu.
 
'Cinsel istismar ve fiziksel şiddete uğruyorlar'
 
Fethiye merkezde iki kafe olduğunu ifade eden Sergende, çocuğun kendisine anlattıklarını şu sözlerle dile getirdi:  "Burada tanıştıklarını benim konuştuğum çocuklar anlattı. A çocuğu biriyle tanışınca B, C ve D de onun vasıtasıyla tanışıyor. Kartopu gibi genişliyor. Çocuklarla tanışılan yerler, genelde dört ya da beşinci katta oluyor Girişte kamera var. Polis gireceği zaman görülebiliyor.  O mekanların ismini belediye ve kaymakama verdim. Okuldan kaçan ya da sorunlu ailelerin çocuklarıyla buralarda tanışıyorlar. Arkadaş oldukları erkeklerin sosyal medyada lüks araba ya da yatlarla fotoğrafları var. Eğlence mekanlarında çalışıyor bazıları. Facebook hesaplarında çok şaşaalı bir görüntü var. Kız çocuklarını yatla ya da arabayla gezdiriyorlar. Cinsel istismarın yanı sıra fiziksel şiddete de uğruyor kız çocukları."
 
'Baştan sona şantaj'
 
Cinsel istismarın rıza inşası ve şantajla oluştuğunu kaydeden Sergende, "'Gitmek istemiyordum, ama bana diyor ki seviyorsan yapmak zorundasın' diyor mesela. Evine gitmiş istemeyerek. 'Bir şey içer misin' diye soruyor. Kola getirmiş ve şişeyi yanında açmış. Şişeyi tekrar kapatmak zor bir şey değil. Orada güven vermek istemiş olabilir. İçtikten sonra bir şey hatırlamıyor. Eve gitmek üzere kalktığında aradan bazen 1 ya da 2 buçuk saat geçmiş oluyor" diye devam etti.
 
'Kimse konuşmuyor'
 
Sergen, çocuğun cinsel istismara maruz bırakıldıktan sonra yaşadıklarını şöyle dile getirdi:  "Kız çocuğunun Facebook hesabından ilk istismarcı, fotoğraflarını ve videolarını başkalarına gönderiyor. O fotoğrafları ele geçiren ikinci kişi de bu görselleri kullanarak kız çocuğunu istismar ediyor. Çocukta ciddi bir depresyon başlıyor. İçine kapanıyor. Hırçınlaşıyor. Kimseyle konuşmuyor. Odasında perdeleri açmıyor. Normal koşullarda son derece hayat dolu bir kız çocuğu. Tam bir travma sonrası stres bozukluğu yaşıyor. Yaptığı resimler var. 'Ben çok kötü biriyim', 'Annemi babamı çok üzdüm', 'Onları hak etmiyorum' şeklinde cümleleri var. Resimlerde çatıdan atlayan, boğulan ya da kendini asan çocuklar var."
 
'Herkesin bildiği bir şey'
 
Sergende, görüştüğü çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasıyla ilgili davanın diğer çocukların da cinsel istismara maruz bırakılmalarıyla aralarındaki bağlantıyı şu şekilde anlattı: "'Sen bu süreci yaşadın mı' diye soruyorum. Ya susuyorlar ya da 'hayır' diyorlar. 'Ben yaşamadım ama ondan şüpheliyim' ya da 'Ben yaşamadım ama onun yaşadığını biliyorum' diyor mesela. Bilinçli bir şekilde kız çocukları bu sürece çekiliyor. Tanışılan erkeklerin bir şekilde bağlantıları var. 'Ben bu işleri biliyordum, hiçbir şekilde bu ilişkilerin içine girmedim ve kendimi korudum. Bu işler o kadar büyük boyutlara ulaştı ki başka yerlerden getirilen çocuklar evlerde tutuluyor. Teknelerle koylardaki yatlara servis ediliyor. Fethiye'ye başka yerlerden de çocuklar getiriliyor. Herkesin bildiği bir şey' diyen 14 yaşında bir kız çocuğu vardı. Onların dünyasında herkes bundan haberdar Suriyeli çocukların yanı sıra doğudan ya da İstanbul'dan kız çocuklarının getirildiğini de iddia etti."
 
'Mahkeme çocuğu konuşturmadı'
 
Kendisine bu bilgileri veren çocuğun davada şahit olması için babasından izin aldığını ancak, mahkeme, konuşturulmadığını söyleyen Sergende, "Çocuklara da o çocuğun iddialarını sordum. 'Biz gitmedik ama gittiklerini biliyoruz' diyorlar mesela. Nereden bildiklerini sorduğumda, 'duyuyoruz' diyorlar. Çocukların kullandığı kelimeler ve cinsellikle ilgili bilgileri çok şaşırttı. 12 yaşındaki çocuk 'Ertesi gün hapı diye bir şey var' diyor örneğin" diye belirtti. 
 
'Olay çok büyük ama ispatlayamam'
 
Çocuk istismarını Önleme Derneği'ne ilçede duyulan ihtiyacın nedenin istismarın yaygın olmasına bağlayan Sergende, son olarak, "Çocuk yaşta evlilik, Muğla'da kırsal alanlarda hala yaygın. Bu konuştuğumuz olay da bence çok daha büyük. Uluslararası boyutu bile olabilir ama bunu ispatlayamam" dedi.