‘Efrin’le dayanışmayı yükselteceğiz’
- 15:09 31 Ocak 2018
- Güncel
DİYARBAKIR - DBP’nin 2 gün süren Yerel Yönetimler Kadın Konferansı açıklanan sonuç bildirgesi ile sona erdi. Kadınlar konferansta Efrîn’e yönelik olan saldırılara dikkat çekerken, Efrîn halkıyla dayanışmayı yükselteceklerini vurguladı.
“Toprağımız, Önderliğimiz ve özgürlüğümüz için direniyoruz” ve “Faşizme karşı kadınlar direniyor” sloganıyla gerçekleştirilen DBP Yerel Yönetimler Kadın Konferansı 2 günün ardından sona erdi. 2 günün sonunda HDP İl binası Vedat Aydın Konferans Salonu’nda açıklanan sonuç bildirgesinde Efrîn'e yönelik saldırılara, "tek tip" kıyafet uygulamasına, DBP’li belediyelere kayyım atanmasına ve PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerinde uygulanan tecride vurgu yapıldı.
‘Rojava örneği açığa çıktı’
Açıklamayı okuyan kayyım atanan Batman Belediyesi Eşbaşkan Yardımcısı Semra Güneş, halkların daha fazla demokratik yaşam talepleri ve mücadelelerine karşı Ortadoğu, kapitalist modernitenin ulus-devlet ve çeteler eksenli bir anlayışla dizayn edilmesinin amaçlandığını ifade etti. Semra, “Böylesi bir savaş ortamında, Ortadoğu’da Suriye’nin kuzeyinde yani Rojava’da halkların demokratik toplum ve demokratik ulus inşasının yaşandığı bir süreçte, DAİŞ 2014 yılında Rakka ve Musul’u işgal ettikten sonra Kobanê’ye saldırmıştır. Kobanê’de başta kadınların ve halkların örgütlü öz savunmasıyla DAİŞ Rojava’dan atılarak dünya kadınları ve halkları faşizme karşı inanç, cesaret ve kararlılıkla mücadele ruhunu yükseltmiştir. Bugün Ortadoğu’da kapitalist modernitenin ulus-devlet krizine karşı çok kimlikli, kadın özgürlükçü, ekolojik halkların doğrudan katılımıyla kendi kendini yönettiği bir model Rojava örneğiyle açığa çıkmıştır” dedi.
‘Dayanışmayı yükselteceğiz’
Semra, yerel yönetimler konferanslarını gerçekleştirdikleri bu süreçte DAİŞ çetelerinin yerine Rojava’daki sisteme karşı Türkiye ve ÖSO’nun Efrîn’e saldırılar gerçekleştirdiğini belirtti. Semra, “Suriye’de devletli sistem ve çete çizgisinde yer almayan Efrîn halkları, demokrasi güçleri olarak kendi yaşamlarını faşist sisteme karşı inşa etmekte ve savunmaktadır. Türkiye’nin Efrîn işgalini tüm Ortadoğu halklarının özgürlük ve demokrasi mücadelelerine yönelik bir saldırı olarak görmekte; bu insanlık suçuna karşı mücadelede, Efrîn halkıyla dayanışmayı yükselteceğimizin bir kez daha altını çiziyoruz” diye konuştu.
Bildirgenin devamı şu şekilde:
“Bilindiği üzere AKP-MHP kirli ortak iktidarı, Nisan 2015’te Kürt Halk Önderi Sayın Abdullah Öcalan’a yönelik tecrit uygulaması ile görüşmeleri bitirerek Temmuz’da Kürt halkına soykırım saldırılarıyla savaşı başlattı. Bir yıl sonra da OHAL darbesiyle açıktan faşizmi kurumsallaştırmaya girişti. Bu süreçte AKP ‘ye muhalif olan tüm toplumsal dinamikleri hedefleyen faşizmin, yerel yönetimlere karşı yoğun saldırıya geçmesi doğası gereğiydi ve her açıdan en çok saldırıya maruz kalan alanlarından biri de yerel yönetimler ve kadınlar oldu. Tüm bu yönelimlere devletin bu apaçık zoruna karşı kapsamlı bir direniş zemininden ziyade, yerel yönetimlerimizdeki kadın arkadaşlar örgütsel bir savrulma yaşadı. AKP’nin toplumda yarattığı bu mağduriyetleri büyük bir eylem ve örgütlülüğe kavuşturabilme imkânı varken, kendi örgütlülüğünü bile yeterince sağlayamadı. Elbette ki bu süreçte alınan tutumların halk ve parti olarak hafızası oluştuğu aşikârdır.
Belediyelerimizin gaspından önce başlatılan soykırım operasyonlarıyla 93 belediye eş başkanı arkadaşlarımız tutuklandı. Bunun 30’u kadın belediye eş başkanı olmakla birlikte 6’sı ceza almış ve 22 kadın eş başkan halen cezaevindedir. Meclis üyesi ve belediye çalışanı arkadaşlarımızdan da onlarcası tutuklanmıştır. Halkımızın en haklı talebi olan kendi kendini yönetme girişiminin en somut dönemlerinde ise abideleşen meclis üyesi arkadaşlarımızı elbette unutmamak gerekiyor. Yine kadın özgürlük mücadelesiyle yaşamını birleştirip son anına kadar bu mücadelesini büyük bir kararlılıkla ve direnişle sürdüren Türkan Yüksel yoldaşımızı her daim yaşatma ve takipçisi olma gerçeği vardır ve var olacaktır.”
Yerel Yönetimler Kadın Konferansı'nda alınan kararlar şu şekilde:
*Efrin halkına karşı yürütülen savaş kadına ve kadın öncülüğünde oluşan demokratik yapıya yönelik bir saldırı olduğundan, Efrinli kadınlar ve halklar ile dayanışmanın büyütülmesi,
*Faşizan gaspçı iktidara karşı örgütlenme seferberliği ile mücadele yürütüleceği,
*Eş başkanlık ve kadın sisteminin kadın mücadelesinin temel kazanımı olduğu, büyütülerek yürütüleceği,
*Eril zihniyetin kadın mücadele alanlarına saldırısına karşın alternatif kadın mücadele alanlarının yaratılacağı,
*Faşizmi besleyen cinsiyetçiliğe karşı tüm kadın örgütleri ile mücadele kampanyası yapılacağı,
*AKP-MHP faşizan rejiminin beslediği kadın ve çocuklara yönelik taciz, tecavüz ve istismarların artmasına karşılık cezasızlık politikaları ile mücadele etmek için platformlar oluşturulacağı,
*Tek tip dayatmasının cinsiyetçiliğin, teklik anlayışından beslendiğinden hareketle Tutsaklarla a dayanışmanın güçlendirileceği,
*Sur, Nusaybin ve Cizre’de kentsel dönüşüm adı altında hafızasızlaştırma ve kültürsüzleştirmeye karşı dayanışma ağlarının içinde yer alınacağı.
Açıklanan sonuç bildirgesinin ardından konferans kadınların attığı, “Biji berxwedana Efrîn’i” ve “Jin jiyan azadi” sloganı ile sona erdi.








