Grup Yorum üyesi tutsaklar: Keyfi cezalarla karşılaşıyoruz

  • 12:42 1 Şubat 2018
  • Güncel
ANKARA - Burhaniye T Tipi Cezaevi'nde tutuklu bulunan Grup yorum üyesi Bahar Kurt ve Betül Varan yolladıkları mektupta, cezaevinde hücre ve görüş cezalarına maruz bırakıldıklarını ve sohbet haklarının gasp edildiğini belirtti. 
 
İstanbul'da bulunan İdil Kültür Merkezi'nde 24 Eylül 2017 tarihinde albüm imza gününde yapılan baskın ile gözaltına alınarak tutuklanan Bahar Kurt ve Humanite Festivali için Fransa'ya giderken hava alanında gözaltına alınarak tutuklanan Betül Varan, mektup göndererek Burhaniye T tipi Cezaevi'nde maruz bırakıldıkları hak ihlallerini anlattı. 
 
Mektupta şu ifadeler yer aldı:
 
'İki günde bir hücre cezası veriliyor'
 
"Şuan 25 gün hücre cezamız var. Her iki günde bir bu sayı bir artıyor. Her sabah ve akşam sayım öncesi havalandırmada ayakla hazır olmamız için anons yapılıyor. Biz bu anonsa iştirak etmediğimiz için her gün hakkımızda tutanak tutuyorlar. İki gün de bir de 'Bir gün hücre cezası' getiriyorlar. Yani 'Yola gelmezseniz her ayın 15 günü hücrede kalacaksınız' diyorlar. Ve tabi olmazsa olmaz görüş cezaları. Onun nedeni de 'sayım' vermemek. Nasıl sayım vermiyoruz bilemiyorum. Saymasınlar diye saklandığımız falan yok. Sadece onların görmek istediği şekilde sayım vermiyoruz. Bu hapishane de 26 tutsak sayım dayatmasına karşı çıktığı için hücre ve görüş cezalarıyla dize getirilmek isteniyor. Tek tip kıyafet uygulaması henüz fiiliyatta uygulanmaya başlanmadı. Kararın resmi gazetede yayınlanmasını bekliyorlardır. Asla o kefenleri bize giydiremeyecekler. Dinleyicilerimizin bize olan güvenini, vefasını boşa çıkartmayacağız. 
 
'Sohbet hakkımız gasp ediliyor'
 
2007 yılında çıkarılan 45/1 Genelgesi ile tanınan sohbet hakkımız burada gasp ediliyor. Aynı davadan tutuklandığımız arkadaşlarımızla ayrı yerlerde tutuluyor ve görüştürülmüyoruz. OHAL bile sohbet hakkına bir kısıtlama getirmezken Burhaniye T Tipi keyfi olarak bu hakkımızı gasp ediyor. Yine, aynı hapishanede olduğumuz dava ortaklarımıza yazdığımız mektuplar 10-12 gün sonra veriliyor. Halbuki kapıları açsalar yanlarına varmamız en fazla 10 saniye sürer. 
 
'Aziz Nesin'e öykü konusu olabilir'
 
Kargodan gelen kıyafetlerle ilgili, kantin alışverişi ile ilgili yaşadıklarımızı tek tek anlatmayacağım. Her biri Aziz Nesin'e bir öykü konusu olabilirdi. Tek bir örnekle özetleyeyim; kargodan gelen botlarımızın içindeki demirlerin sökülmesi için 'emanet eşya' birimindeki gardiyanlar 'dış kantin' e dilekçe yazmamızı söylediler. Dış kantine dilekçe yazdık, 'dış kantin' görevlisi gelip 'emanet eşya' ya dilekçe yazmamızı söyledi. Tekrar 'emanet eşya'ya dilekçe yazdık. Emanet eşya görevlisi gelip 'saymanlığa' yazmamızı söyledi. Saymanlığa yazdık ve en son 'dış kantin2 görevlisi gelip 'Botlarınızın demiri çıkarılacakmış, oluşacak hasarı kabul ediyor musunuz' dedi. 
 
'Pek çok keyfilikle karşılaşıyoruz'
 
Buradaki en büyük sorunlardan biri kaloriferlerin yanmaması. Defalarca dilekçe yazmamıza ve müdürle görüşmemize rağmen ısrarla kaloriferler yakılmıyor. En son görüşmemiz de kollarını açıp gülerek 'Bakın, hava çok güzel. Öyle değil mi' dedi yetkili bir şahıs. soğuktan kaynaklı boğaz şişliği ve pek çok rahatsızlığımız nüksetti. En basit yaşamsal ihtiyaçlarımızı karşılamak söz konusu olduğunda bile pek çok keyfilikle karşılaşıyoruz. 
 
Kültür Bakanlığı onayı ile çıkan albümümüzün sözleri posta yoluyla bize geldiğinde 'incelenecek' olması nedeniyle tam bir ay eğitim biriminde bekletildi. Kültür Bakanlığı bile bu kadar incelememiştir sanırım. Okumak yerine 19 şarkılık albümü dinleselerdi bile en fazla 2 saat sürerdi. 
 
'Türk vatandaşı olmadığı için kızı ile görüştürülmedi'
 
Betül'ün ailesi Hollanda'da yaşıyor. Babası Betül'ü görebilmek için Hollanda'dan geldi. Fakat Türk vatandaşı olmadığı gerekçesi ile görüştürülmedi. Hollanda vatandaşı olması biyolojik olarak babası olduğu gerçeğini değiştirmiyor. 'Prosedür' deyip işin içinden çıkıyorlar. Betül adli tutuklu olsaymış savcılık izni ile görüşebilirmiş ancak siyasi tutuklu olduğu için savcının da izin verme yetkisi yokmuş, Adalet Bakanlığı'ndan izin alacakmış."