Talimat Tayyip Erdoğan’dan icraat yargıdan!
- 09:10 2 Şubat 2018
- Güncel
Duygu Erol
ANKARA - Hükümet politikalarını eleştiren ve savaş karşıtı açıklama yapan kesimleri hedef gösteren AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın talimatıyla haklarında soruşturma açılan binlerce kişi ya gözaltına alındı, ya tutuklandı ya da ihraç edildi.
Türkiye'nin Efrîn'e yönelik saldırılarına karşı "barış" çağrısı yaptıkları gerekçesiyle AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan tarafından "Terörist seviciler" sözleriyle hedef gösterilen, ardından ise İçişleri Bakanlığı tarafından haklarında suç duyurusunda bulunulan Türk Tabipleri Birliği (TTB) Merkez Konsey Üyesi 11 doktor 4 gündür gözaltında. Tayip Erdoğan tarafından hedef gösterildikten sonra "halkı kin ve düşmanlığa tahrik" ile 301. Maddedeki "Türk milletini, Türkiye Cumhuriyetini aşağılama" suçlamaları ile gözaltına alınan doktorların avukatlarıyla görüşme hakları keyfi olarak engellenirken, gözaltılara başta TTB olmak üzere Türkiye ve dünyanın birçok yerinden tepki geldi.
Yargı çalışıyor!
Şuana kadar savaşa tepki gösteren, barış bildirisi yayınlayan, hükümet politikalarını eleştiren binlerce kişi AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan tarafından "Terörist seviciler", "Teröristleri besliyor bunlar", "Akademisyen de terörist olabilir" sözleriyle hedef gösterildi. Nefret içeren sözlerle inçe maruz bırakılan binlerce kişi hakkında soruşturma başlatılırken, hedef gösterilen kesimler ya gözaltına alındı, ya tutuklandı ya da ihraç edildi.
İlk olarak akademisyenler hedef gösterildi
İlk olarak AKP’nin 7 Haziran 2018 seçim yenilgisinin ardından yeniden Kuzey Kürdistan’a taşıdığı savaşa karşı 11 Ocak 2016’da “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisi yayınlayan akademisyenler Tayyip Erdoğan tarafından hedef gösterildi. Ertesi gün Saray’da düzenlenen 8. Büyükelçiler Konferansı'na katılan büyükelçilerle bir araya gelen Tayyip Erdoğan’ın akademisyenleri hedef alan, “Bu aydın müsveddeleri ne yazık ki kalkıp devletin bir katliam yaptığından bahsediyor. Ey aydın müsveddeleri, siz karanlıksınız, karanlık. Aydın falan değilsiniz. Terörün tanımı yeniden yapılmalı. Akademisyen de terörist olabilir” sözlerinin ardından binlerce akademisyen hakkında soruşturma başlatıldı.
Bildiriye imza atan akademisyenlerden Esra Mungan, Meral Camcı, Kıvanç Ersoy ve Muzaffer Kaya tutuklanırken, 15 Temmuz Darbe Girişimi'nin ardından İlan edilen OHAL ve yayınlanan KHK'ler ile birlikte Tayyip tarafından hedef gösterilen barış akademisyenleri ihraç edilerek üniversitelerden uzaklaştırıldı.
Belediyelere kayyım talimatı
Savaş politikalarını eleştiren kesimlere yönelik adeta cadı avı başlatan Tayyip Erdoğan’ın hedefinde bu kez DBP’li (Demokratik Bölgeler Partisi) belediyeler vardı. 16 Haziran 2016’da katıldığı bir iftar programında Demokratik Bölgeler Partili (DBP) belediyeleri hedef gösteren Tayyip Erdoğan’ın, "Belediyeler konusunda gerekli adımları süratle atmamız gerekiyor ve o adımları da atacağız. Kanun gerekiyorsa kanun çıkartılarak, idari işlem gerekiyorsa işlem yapılarak. Bölgedeki belediyelerin örgütün tasallutundan kurtarılmasına ihtiyaç vardır ve bunun devlet olarak hükümet olarak yapacağız" sözlerinin ardından Kürdistan’daki 102 DBP’li belediyeden 94’üne kayyım atandı. Kayyımların ardından aralarında belediye eş başkanlarının da bulunduğu yüzlerce belediye çalışanı gözaltına alındı, tutuklandı, ihraç edildi.
Dokunulmazlıklar kaldırıldı, vekiller tutuklandı
Belediyelere kayyım atandıktan kısa bir süre sonra bu kez “sıra” HDP’li (Halkların Demokratik Partisi) milletvekillerine geldi. Halkların büyüyen ortak mücadelesine karşı devreye koyduğu “çöktürme planı” kapsamında önce 21 Mayıs 2016’da Meclis’te yapılan oturumda HDP’li milletvekillerinin “dokunulmazlıkları” AKP, CHP ve MHP oylarıyla kaldırıldı.
Tayyip'in, "Burada kaçmanın bir anlamı var mı, yok. Çünkü bugün yargılanmasan yarın zaten yargılanacaksın. Ne zaman? Milletvekilliği bittiği anda gene yargılanacak. Bu işten kaçış yok, şimdi yargılan, hiç olmazsa Türkiye Cumhuriyeti Büyük Millet Meclisinin başına dert olmayın" şeklindeki söylemlerinin ardından HDP’li milletvekilleri hakkında hazırlanan fezlekeler Meclis’e gönderildi. Sonrasında ise eş genel başkanlar olmak üzere HDP'li 9 milletvekili tutuklanırken, 5 milletvekilinin ise vekilliği düşürüldü.
Hak savunucuları tutuklandı
Muhalif kesimlere yönelik başlatılan cadı avı devam etti. 6 Temmuz 2017’de İstanbul Büyükada’da bir araya gelen 10 insan hakları savunucusu, “Dijital güvenlik ve bilgi yönetimi eğitimi” kapsamında yaptıkları toplantı sırasında gözaltına alındı. Hak savunucularının gözaltında olduğu esnada Almanya'da yapılan bir basın toplantısında konuşan Tayyip Erdoğan, insan hakları savunucularını, "Onlar adeta 15 Temmuz'un devamı niteliğinde bir toplantı için bir araya gelmişlerdir" sözleriyle hedef göstererek, tutuklanmaları talimatını verdi. 13 gün gözaltında kalan insan hakları savunucularından 6’sı çıkarıldıkları mahkeme tarafından, “örgüt üyeliği” iddiasıyla tutuklandı.
'Barış' diyen hekimler gözaltında
Son olarak ise Efrîn'de devam eden saldırıya karşı "savaş bir halk sağlığı sorunudur" açıklaması yapan TTB Tayyip Erdoğan tarafından, "Bu terörist sevicilerin bugüne kadar ‘Barışa evet’ dediklerini duymadık. Bunlar bugüne kadar güneydoğuda, doğuda, vatandaşlarım şehit edildi. İçeride olan terör uygulayıcılarına yönelik en ufak açıklama duyduk mu? Duymadık. Bunlar bu işin içindeler" sözleriyle hedef gösterildi. Açıklama talimat olarak alınmış olacak ki hemen ardından İçişleri Bakanı Süleyman Soylu’nun açıklamasının ardından TTB Merkez Konseyi Üyesi 11 hekim hakkında soruşturma başlatıldı. Ardından hekimler gözaltına alındı.








