‘Cizre bodrumlarının’ ardından: Ne o günleri ne de çocuklarımızı unutacağız
- 09:02 3 Şubat 2018
- Güncel
ŞIRNAK - Cizre’de, katliamların yaşandığı bodrumların kamuoyu gündemine gelmesinin ardından iki yıl geçti. İkinci bodrumda katledilen Yasemin Çıkmaz’ın annesi Esmer Çıkmaz, “Bu unutulacak kadar kolay bir şey değil. Asırlar dahi üzerinden geçse bu asla unutulmayacak, biz ne o günleri ne de çocuklarımızı unutacağız” dedi.
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının ardından üç, ‘Cizre bodrumları’ olarak adlandırılan katliamların ardından ise iki yıl geçti. Özyönetim direnişlerinde devam eden çatışmaların peşi sıra ablukaya alınan mahallelerde, yasağın 41.gününe gelindiğinde bir eve top mermisinin isabet etmesi sonucu duvarlar yıkıldı. 24 Ocak günü evde bulunan 28 kişiden 3’ünün yaşamını yitirdiği öğrenildi.
Gün geçtikçe yaşamını yitirenlerin sayısı arttı. Tekabül eden günlerde kamuoyunun gündemine ‘Cizre bodrumları’ diye düşen binanın bodrumunda yaralıların olduğu ve yaşamını yitirenlerin sayısının arttığı öğrenildi. 2 Şubat günü AİHM, Cizre’deki binanın bodrumunda yaralı halde bekleyenlerle ilgili tedbir talebini reddetti. Dönemin Başbakanı Ahmet Davutoğlu ise 7 kişinin hayatını kaybettiği, 21 kişinin de yaralı olduğu bodrum katında hiç yaralı olmayabileceğini söyledi. Ahmet Davutoğlu, "Bir takım iftiralarla Türkiye'yi lekelemeye çalışanlara sesleniyorum; nerede bu yaralılar?” diye sordu. Ahmet’in “Nerede bu yaralılar” diye sorduğu yaralıların toplam 3 binanın bodrum katında katledildiği öğrenildi…
İsmi ikinci bodrumda yaralılar arasında geçenlerden biri de 16 yaşındaki Yasemin Çıkmaz idi. Yasemin’in iki yıl boyunca devam eden soruşturma dosyasına geçtiğimiz aylarda hukuka uygunluk gerekçesi ile ‘kovuşturmaya yer yok’ kararı verildi. Bodruma girerek kızını elbisesinden tanıyan Esmer Çıkmaz, geçen üç yılın ardından “Ne o bodrumları ne de yitip giden canları unuturuz” dedi.
’23 yıl sonra aynı acı’
1993 yılında köy yakmalar sonucu Cizre merkeze göç etmek zorunda kaldıklarını belirten Esmer, “23 yıl önce köylerimizde yapılanların aynısı 23 yıl sonra Cizre’de yine yapıldı. Bir kez daha evlerimize saldırdılar, yıktılar, korucular evlerimize girdi, halkın tüm evleri yıkıldı " diye belirtti.
‘Evde sanıyordum, bodrumdaymış’
Çatışmalar sırasında Cudi Mahallesi’nde oturan Esmer, polislerin mahalleye yönelik tank ve top atışları sonucu evlerinin zarar gördüğünü, mahallede 23 gün kaldıktan sonra çıkmak zorunda kalarak Şah Mahallesi’ne geldiklerini ifade etti. Esmer, "Biz mahalleden çıktıktan sonra Yasemin elbiselerini almak için ‘mahalleye geri gideceğim’ dedi. Ben de onu yalnız bırakmamak için onla birlikte gittim. Güneş Otel’in önünde onu bekliyordum ki yolların kapatıldığını gördüm. Bir saat bekledim ama kızım gelmedi. Daha sonra telefonla beni aradığında arkadaşlarının yanında olduğunu söyledi. Ben onu evde sanıyorken bodrumlarda olduğunu öğrendim” diye konuştu.
‘Arkadaşlarımı geride bırakamam!’
Kızını almak için Cudi Mahallesi'ne gittiğini belirten Esmer, Yasemin'in "Sırtımı arkadaşlarıma çevirip gelemem" dediğini ve yaralıları göstererek, "Bunları görmüyor musun anne, yaralı arkadaşlarım bana emanettir, ben onları bırakamam" dediğini aktardı. O sırada mahalleye tank ve top atışları yapıldığını anlatan Esmer, "Ben bile kendimi zor kurtardım. Kızımı aradığımda durumu iyi olmasaydı bile sorduğumda 'ben iyiyim' diyordu. Üç gün sonra tekrardan beni aradı ben öldüğünü düşünüyordum. 'Ne yapıyorsun anne?' dedi ben ağladım ve 'Anne biz iyiyiz ağlama ben tek değilim bütün arkadaşlarım yanımda biz iyiyiz, cadde kapandığı için biz gelemiyoruz' dedi” diye anlattı.
Esmer, bu telefon görüşmesinden sonra bir daha Yasemin’e ulaşamadığını söyledi.
‘İsteseler hepsini çıkarabilirlerdi’
Aradan 15 gün geçtikten sonra kızının Cudi Mahallesi'ndeki ikinci bodrum katında yaralı olduğunu internetten öğrendiğini belirten Esmer, o anları şöyle anlattı: "Kızımın yaralı olduğunu söylediler, polis ve ambulansı aradık, yaralı olduğunu ifade ettik. Ambulanslar Dörtyol’un üzerinde bekliyorlarmış. Yaralı insanlar nasıl çıkıp oraya gidecek? Resmen bizimle alay ettiler. İsteseler hepsini çıkarabilirdi” dedi.
‘Çocuklarımızı unutmayacağız’
“Bizim tek suçumuz Kürt olmak, bizi öldürerek mi Türk yapacaklar?” diye soran Esmer, “Bu zulüm ne zamana kadar devam edecek? O kadar çocuğu yaktılar öldürdüler, biz onları nasıl unutacağız, unutulur mu, nasıl unutulur? Bu unutulacak kadar kolay bir şey değil. Asırlar dahi üzerinden geçse bu asla unutulmayacak, biz ne o günleri ne de çocuklarımızı unutacağız” diye konuştu.
‘Onların anıları ile yaşayacağım’
Esmer, "Kızım bana ‘anne ne olursa olsun asla ağlama’ derdi, ağlamadan da yapamıyorum. Biz bitmeyeceğiz, binlerce Yasemin yaşıyor. Onlar cennet kuşlarıdır, dağa giden gençler de devletin zulmüne karşı gittiler, Kürtler bitmez. Son nefesime kadar onların anıları ile yaşayacağım” diyerek sözlerini sonlandırdı.








