KHK’ye, kayyıma, cinsiyetçiliğe karşı: Dicle Amed Kadın Platformu
- 09:02 6 Şubat 2018
- Güncel
DİYARBAKIR - KHK’ler ile kapatılan kadın kurumları ve derneklerinin ardından kadın katliamları ve kadın dönük şiddet artış gösterdi. Kadınların alternatifsiz bırakılmak istendiğini kaydeden Dicle Amed Kadın Platformu üyesi Xecê Şen, “Dicle Nehri gibi Mezopotamya’da akarak kadınların alternatifi olacağız” dedi.
15 Temmuz 2016 tarihinde yapılan darbe girişiminin ardından çıkarılan Kanun Hükmünde Kararname (KHK) ile çok sayıda kadın kurumu, kadın derneği, sığınma evleri ve birçok alternatif yer kapatıldı. Kapatılan kadın kurumlarıyla beraber kadın ve çocuklara dönük katliam, şiddet, baskı, cinsel istismar suçlarında artış yaşandı. Devlet eliyle çıkarılan yasalar ile kadın kazanımları yok edilmek istenirken DBP’li belediyelere atanan kayyımlar ilk olarak Kadın Politikaları Daire Başkanlığı ve Kadın Müdürlüklerini kapattı. Bu kapatmalardan ilk nasibini alan kent ise Diyarbakır oldu. Kadınların sesini duyurmak için farklı alanlardan bir araya gelen kadınlar, Diyarbakır’da Dicle Amed Kadın Platformu’nu “Bir araya gelecek gücümüz, söyleyecek sözümüz var” sloganı ile kurdu.
‘Alternatif olacağız’
Kadın Platformu’nun yıllardan bu yana kadınlara büyük etkisi olan bir oluşum olduğunu söyleyen Dicle Amed Kadın Platformu üyesi Xecê Şen, “Kadınların kendilerini savundukları, ifade ettikleri, çözüm buldukları kurumlarının ve derneklerinin KHK ile kapatılması kadınları büyük bir boşluğa düşürdü. Bu süreçte de kadınlar taciz, cinsel saldırı, şiddet, baskı, katletme ile karşı karşıya kaldılar. Kadınların sorunlarına çözüm bulmak, destek olmak ve seslerine ses olmak için tüm kadınlar bir araya gelip bu platformu kurduk. Bizler platform kültüründen uzak değiliz. Kadınlara alternatif bir alan kurmak amacıyla çok sayıda kadınla bir araya geldik” diye konuştu.
‘Büyük bir coşku ile bir araya geldik’
Platformu kurmak için birçok gerekçenin olduğuna dikkat çeken Xecê, ilk nedenlerinden birinin tüm kadınlar olarak farklı seslerle ve renklerle mücadeleyi yükseltmek olduğunu söyledi. Xecê, bir diğer nedenin ise kadın üzerindeki şiddet ve baskının yüksek oranda artması ve bununla beraber kadının haklarını korumak ve savunmak için böyle bir platform kurma gereği olduğunu belirtti. Xecê, “Eğitimden tutunda ekonomiye kadar kadınlar olarak beraber ne yapılabilir diye 15 gündür bunun çalışmalarını ve tartışmalarını yürütüyoruz. Büyük bir coşku ve heyecan ile kadınlar olarak Dicle Amed Kadın Platformu çatısı altında bir araya geldik. Dicle nehri gibi Mezopotamya’da akıp kadınların haklarını savunacağız. Türkiye ve uluslararası alanda bir köprü görevi göreceğiz” diye vurguladı.
‘Tüm kadın kurumları kapatıldı’
AKP iktidarının son 10 yıllık döneminde kadın katliamlarının yüzde bin 400 arttığına vurgu yapan bir diğer platform üyesi Serap Kılıç, bununla beraber çocuk istismarının da arttığını söyledi. Serap, gerici zihniyetin müftüye nikâh kıyma yetkisinin verdiğini ve Diyanetin yaptığı açıklamaların inanılmaz boyutlara ulaştığını kaydetti.
‘Bölgemizdeki kadın düşmanlığını durduracağız’
Serap, “OHAL döneminde de kadın kurumları, kadın yaşam merkezleri, sığınma evlerinin ve kadına yönelik şiddetle mücadele eden kurumların kapatılması bir boşluk oluşturdu. Kadınların şiddete uğradığında, çocukların ise istismara maruz bırakıldığında gidecekleri bir kurum kalmadı. Kadınların kazanmış olduğu hakların hukuki olarak yok edilmeye ve yasaların değiştirilmeye çalışıldığı bir ortamdayız. Bizlerde kent olarak bölgemizde ve şehrimizde yaşanan olayları durdurmak amacıyla tüm kadınların içinde olacağı ve politikaların teşhir edileceği mücadele örgütü kurduk” dedi.
‘Sosyolog ve avukatlar da var’
Platformda bağımsız kadınların yanı sıra psikologlarında olduğunu söyleyen Serap, “Sosyolog ve avukat kadın arkadaşlarımız da var. Bu davaların takipçisi olacağız. Kadın ve çocuklara destek olacağız. İlerleyen süreçte kurumsallaşmayı da düşünüyoruz” şeklinde konuştu.








