Barış Akademisyeni Dilek: Bilim insanları barış üretmekle yükümlüdür
- 09:05 6 Şubat 2018
- Güncel
İZMİR - "Bu suça ortak olmayacağız" bildirisine imza attığı gerekçesiyle açığa alınan ve sözleşmesi yenilenmeyen Dokuz Eylül Üniversitesi Araştırma Görevlisi Dilek Karabulut, barış talep etmenin suç olmadığını, bilim insanlarının barışı üretmekle yükümlü olduğunu söyledi.
AKP hükümetinin Kürdistan’a yönelik saldırılarına karşı “Bu suça ortak olmayacağız” bildirisine imza atan ve bu gerekçeyle açığa alınan Dokuz Eylül Üniversitesi Mimarlık Fakültesi Şehir ve Bölge Planlama Bölümü Araştırma Görevlisi Dilek Karabulut’un sözleşmesi yenilenmedi. Kendisine, “yeniden atanmasının uygun görülmediği” şeklinde bir yazı gönderildiğini belirten Dilek, rektörlüğün bütün bilimsel kurul ve komisyonların kararlarını hiçe saydığını söyledi.
‘Rektörlük tek başına karar alıyor’
Barış imzacısı olduğu gerekçesiyle görevden alınan 12 öğretim görevlisinden biri olan Dilek, açığa alındıktan sonra hedef gösterilmeye devam ettiklerini söyleyerek, “Şimdi ise hakkımızda hiçbir dava konusu olmamasına rağmen varmış gibi işten çıkarıldık” dedi. Aynı zamanda doktora öğrencisi olan Dilek, tez danışmanı, anabilim dalı ve bölüm başkanının, dekanlığın ve fakültenin hakkında verdiği olumlu görüşe rağmen hiçbir gerekçe sunulmadan atamasının yapılmadığını söyledi.
‘Bilim insanları barış için bilim üretmelidir’
Barış talep etmenin suç olmadığını söyleyen Dilek, bilim insanlarının barışı üretmekle yükümlü olduğunu, bilimsel çalışmaların açığa alınmalar ve ihraçlarla zarar gördüğün ifade etti. Yurtdışı yasağı nedeniyle bazı akademisyenlerin derslerine devam edemediklerini, kimilerinin sunumlarını yapamadığını belirtti. Akademik etkinliklerin sınırlandırıldığını, yaşanan belirsizlik ortamında bilim üretmenin de zorlaştığını söyleyen Dilek, akademik çevrelerden uzaklaştırılarak bilimsel araştırmaların da önüne geçildiğini belitti.
‘Bilimsel kimlik yok sayılıyor’
Akademisyenlerin KHK ve çeşitli yollarla uzaklaştırılmasının üniversitelerde özgür düşüncenin kısıtlanması ve korku ortamının yaratılmasını hedeflediğini ifade eden Dilek, belirsizlik ortamının düzenli ve planlı çalışma yapılabilmesinin önüne geçtiğini, bilimsel akademik çalışmalara engel olduğunu belirtti. Üniversitelerden birçok akademisyen atılmışken çalışmanın zor olmasının yanı sıra kaynağa ulaşmanın da zorlaştığını belirten Dilek, bağımsız araştırmacı olarak yazılmış makalelere ulaşmanın ücrete tabi olduğunu, yurt dışı projelerinin kabul edilmediğini ve bilimsel kimliğin yok sayıldığını ifade etti.








