Kadınlara müjde: Mor Dayanışma Meclisleri kuruluyor

  • 09:04 9 Şubat 2018
  • Güncel
Melike Aydın
 
İZMİR - Mor Dayanışma aktivistleri önümüzdeki günlerde kadınlar için meclisler kuracaklarını ve dayanışmayı büyüteceklerinin müjdesini verdi. 
 
Erkek egemen sistemin dayatmalarına ve toplumsal cinsiyet rollerine karşı kadınların mücadelesi yeni örgütlenme biçimleri ve dayanışma ile devam ediyor. Bu dayanışma örgütlülüğü büyüten Mor Dayanışma da kurulduğu ilk günden beri çalışmalarına hız kesmeden devam ediyor. Kadın katliamlarının en yoğun yaşandığı kentlerden biri olan İzmir’de de çalışmalarını sürdüren Mor Dayanışma aktivistleri, önümüzdeki süreçte yapacakları faaliyetleri anlattı. 
 
Her profilden kadın bir arada
 
Mahalle ve semtlerde kadınlarla bir araya geldiklerini söyleyen Deniz Uslu , film gösterimi, kitap okuma çalışmaları gibi faaliyetlerle kadınların eril sisteme karşı bilinçlenmesi için çalıştıklarını belirtti. Kadınların dünyanın her yerinde ortak sorunlara sahip olduğunu söyleyen Deniz, ev emekçisi kadından memur kadına, öğrenci kadından çalışan kadına kadar her profilden kadını bir araya getirdiklerini dile getirdi. 
 
‘Mor Danışma Meclisleri kurulacak’
 
Kadınların bir araya gelerek ortak sorunlara karşı ortak çözümler üretmesinin önemine değinen Deniz, ileriki süreçte Mor Dayanışma Meclisleri kuracaklarını belirtti. Deniz, kadınların adli yardım alabilecekleri hukuk komisyonu, psikoloji komisyonu gibi gönüllü uzmanların yer aldığı komisyonların ise şimdiden kurulduğunu belirtti.
 
Medyanın eril diline karşı kadın dili ile yayın yaptıkları Mor Dayanışma Gazetesi’nin de aynı zamanda basın komisyonuna bağlı olarak çıkarıldığını belirten Deniz, her dilden insana ulaşabilmek için de çevirmenlik komisyonu kurduklarını belirtti.
 
‘Erkek egemen sistem kadınla savaşmaktadır’
 
Dünyada ekonomik ve ekolojik krizlerin derinleştiğini, Ortadoğu’da hegemonya krizinin yaşandığını belirten Mor Dayanışma aktivistlerinden Juliana Gözen ise  bütün bunlarla beraber erkek egemen bir sistemin kadına savaş açtığını söyledi. 
 
Dünyada İzlanda ve İran örneklerinde olduğu gibi kadın direnişlerinin aslında kadına yapılan saldırılardan kaynaklandığını ifade eden Juliana, Ortadoğu’da ve dünyadaki emperyalist paylaşım savaşına karşı kadınların direnişinin tesadüf olmadığını dile getirdi.
 
‘Kadınların kadınlara dayanmaktan başka çaresi yok’
 
Türkiye’de yılda ortalama 300 kadının katledildiğini belirten Juliana “300 kadını bir anda katledilse savaştan veya ırk kırımından bahsedilebilir, ancak bu daha sinsice ve uzun erimli gerçekleştiren bir katliam. Biz buna da patriarka ve kapitalizmin işbirliği diyoruz” dedi. 
 
Kadının ucuz emek olarak görüldüğü ve eve hapsedilip metalaştırıldığını belirten Juliana, kadınların tek çaresinin dayanışma olduğunu belirtti.