Efrîn'de göçmen kampları hedef alınıyor: Kadın ve çocukların can güvenliği yok

  • 09:06 10 Şubat 2018
  • Güncel
Zeynep Kızılırmak 
 
EFRÎN - Türkiye'nin Efrîn'e yönelik başlattığı saldırılardan en çok etkilenen yerlerden biri de binlerce göçmenin yaşadığı kamplar. Uluslararası kurumların hiçbir yardımı olmaksızın Efrîn Kantonu'nun desteği ile on binlerce insana ev sahipliği yapan Şehba ve Rubar kamplarında yaşayan kadın ve çocuklar, saldırılar nedeniyle tehdit altında. Kampta yaşayan kadınlar, özellikle kadın örgütlerine "Bu savaşı durdurun" çağrısı yapıyor.  
 
Suriye iç savaşının başlamasının ardından Efrîn Kantonu Göçmen Ofisi'nin verilerine göre 282 bin kişi savaş bölgelerinden kaçarak Efrîn'e sığınmıştı. Uluslararası topluma yapılan tüm çağrılara rağmen BM ve diğer yardım kuruluşlarından hiçbir destek alınmamasına rağmen 500 nüfuslu Efrin Kantonu tarafından her türlü ihtiyaçları karşılanan göçmenlerin çoğunluğunu kadın ve çocuklar oluşturuyor. Göçmenlerin bir kısmı şehir merkezi ve köylerde yaşarken binlercesi ise Şera ilçesinde yapılan Şehba ve Rubar kamplarına yerleştirildi. 
 
İki kampta 10 bin insan kalıyor 
 
Toplumsal İşler Bakanlığı Göçmen Ofisi Temsilciliğinin verdiği bilgiye göre; 10 bine yakın insanın kaldığı iki kampta yüzde 60'nı kadın ve çocuklar oluşturuyor. Kampların iç güvenliğini kadınlar sağlıyor. Güvenliği kadınların sağlamasının kendilerine büyük bir öz güven kazandırdığını belirten kadınlar, her türlü sorun karşısında kadınlara başvuru yaptıklarını söylüyor. 
 
Uluslararası savaş hukukunda dahi 'güvenli alan' olan Rubar göçmen kampı Türkiye'nin 20 Ocak'ta başlayan saldırıların ardından ilk hedef alınan yerler arasındaydı. Kampta bulunan birçok kişi saldırılarla yaralandı ancak kampı terk etmediler.
 
'Dünya neden susuyor'
 
Ancak Türkiye'nin saldırıları ile birlikte kampa yapılan düzenli yardımlarda aksamalar meydana geldi. Özellikle Efrîn'de su depolarının vurulmasıyla birlikte temel su ihtiyacının karşılanması konusunda sıkıntılar yaşanıyor. "Savaştan zulümden kaçtık, Türk devletin bizden ne istiyor, savaşı buraya da taşıdılar" diye tepki gösteren göçmen kadınlar, "Tüm dünya bu zulmü görüyor niye susuyor?" diye soruyor. 
 
'Sivil insanların öldürülmesine izin vermeyin' 
 
Şehba kampında çocukları ile birlikte kalan Ezera Şexo kampta iki yıldır kaldığını belirterek, "Kaç gündür Türk devleti bombalıyor buraları, korkuyoruz. Buraya savaştan kaçıp geldik, buradan nereye gideceğiz bilemiyorum. Bu kamp için çok şey gerekli çok sayıda insan yaşıyor burada. Ben bütün insanlara sesleniyorum. Bu savaşa izin vermeyin. Sivil insanların öldürülmesine izin vermeyin" diye belirtiyor.
 
'Burada kadın ve çocuklar var'
 
Zahra Hisen ise "Şehba Kampı'nda kalıyorum. Hiçbir devlet bize yardım etmiyor. Birçok göçmen var burada. Başka yerde olsa uluslararası örgütler yardım eder. Burada bize sadece Efrin Kantonu yardım ediyor. Özellikle kadınların durumu psikolojik ve fiziksel açıdan kötü. Efrin güvenli bir yerdi ancak Türk devleti bize saldırdığı günden beri hiçbir yardım doğru dürüst gelmiyor. Burada kadın ve çocukların durumunu görüyorsunuz, hepsi kötü durumda. Herkese sesleniyorum, bu saldırıları durdurun ve bizlere yardım edin" diyor.
 
'Su depolarını vuruyorlar' 
 
"Türk devleti buraya defalarca bomba attı ama burası sivil bir alan ve uluslararası savaş kuralları bile sivillerin bulunduğu kampların bombalanmasını yasaklar" diyen Zileha El Hamad da sözlerini şöyle sürdürdü: "Biz Bab'a bağlı Dêdîn köyünden saldırılar nedeniyle buraya göçmek zorunda kaldık. Efrin'e geldik burada kampta yaşıyoruz, zulümde kaçtık burada durumumuz rahattı. 20 günü aşkın süredir Türk devleti bizim üstümüze bomba atıyor. Kampımızın çevresine bomba atıyorlar, parçalar çocuklarımıza değiyor yaralıyor. Biz bu işgale son verilmesini istiyoruz. Özellikle su depolarımızı hedef alıyorlar o yüzden susuz ve yemeksiz bırakmaya çalışıyorlar bizi."
 
'Savaştan kaçtık bizi burada buldular' 
 
Rubar Kampı’nda yaşayan Amira Ehmedî ise İdlib'e bağlı Babise köyünde DAİŞ saldırılarından kaçtıklarını anlattı. Efrîn'e gelme nedenini 'güvenli yer' diye belirten Amira, saldırıların başladığı günden itibaren yeniden savaşı yaşadıklarını söylüyor. 
 
Amira tepkisini şöyle dile getirdi: "Hevaller burada bize kamp hazırladı ve bizi yerleştirdi. Allah onlardan razı olsun. Sizde görüyorsunuz burada kadın ve çocuklar yoğunlukta ama Türk devleti buraya ve çevresine her gün bomba atıyor. Buradan tüm dünya devletlerine sesleniyorum. Herkes bu durumu görmeli ve bize yardım etmeli. Ama etmiyorlar, sadece Efrin Kantonu yönetiminden destek görüyoruz. Burada hasta olduğumuzda çoğu zaman ilaç bulamıyoruz, ambargo var kaç yıldır. Erdoğan Efrin'den, bizden ne istiyor. Zaten biz savaştan kaçmış insanlarız, 20 gündür Erdoğan burada da bizi vuruyor. Çocukların ne suçu var onları vuruyorlar? Biz yerimizi yurdumuzu bıraktık burada zor koşullarda yaşamayı kabullendik Erdoğan bunu bile elimizden almaya çalışıyor."
 
Kamp savunmasını kadınlar yapıyor 
 
Şehba Kampı’nın güvenliğini sağlayan Rohlat Eyşe Sileman da kampta kadınların savunmada yer almasının kadınlar için büyük kolaylık olduğunu söyledi. Rohlat çalışmalarını, "Burada birçok aile kalıyor, kampın güvenliğini biz sağlıyoruz. Özellikle kadınlar ne ihtiyacı olsa bize söylüyor ve ihtiyaçları karşılamaya çalışıyoruz" diye anlatıyor.
 
Yüzde 60'tan fazlası kadın ve çocuk 
 
Kamplarda göçmenlerin genel durumuna ilişkin bilgi veren Toplumsal İşler Bakanlığı Göçmen Ofisi Temsilcisi Hiba Musa Şexo ise son dört yıldır diğer bölgelerden Efrîn'e yoğun bir akış olduğu bilgisini verdi. Hiba, "Öncelikle Rubar Kampı’nı açtık, Suriye'nin diğer bölgelerinde çetelerin yoğun saldırılarıyla kaçan sivillerin Efrin'e gelmesiyle birlikte Şehba Kampı’nı da açtık. Ezez, İdlib, Şehba, Humus, Hama gibi Suriye'nin savaşı yoğun olduğu yerlerden insanlar Efrin'e geldi. Her iki kampta binlerce insan kalıyor. Kamplarda kalanların yüzde 60'tan fazlası kadın ve çocuklar" diyor.
 
Kadın örgütlerine çağrı 
 
Türk devletinin saldırılarından dolayı göçmenlerin hedefte olduğunu kaydeden Hiba, uluslararası kurumlara Türkiye'nin saldırılarının durdurulması için çağrıda bulunuyor: "Dışardan yardım almıyoruz, kanton yönetimi olarak göçmenlerin ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyoruz. Kadınların ve çocukların hepsi zor durumda hepsi savaştan kaçmışlar. Göçmen kadınlar kamplarda zorluk çekiyor, bütün işleri ve yaşamı onlar ibare ediyor. Türk devleti özellikle sivillerin bulunduğu alanları ve kampları hedef alıyor."
 
Hiba son olarak özellikle kadın örgütlerine Efrîn'e ilişkin hareket geçmeleri konusunda çağrısını yeniliyor.