Cumartesi Anneleri 672'inci kez bir araya geldi
- 13:14 10 Şubat 2018
- Güncel
İSTANBUL - Cumartesi Anneleri, 672'nci kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. 672'inci haftada 1997 yılında 73 yaşındayken Diyarbakır'da kaybedilen Fikri Özgen'in akıbeti ve failleri soruldu.
Cumartesi Anneleri 672'nci kez Galatasaray Meydanı'nda bir araya geldi. "Kayıplar belli failler nerede" pankartının açıldığı eylemde, pankartın üzerine kırmızı karanfiller ve beyaz tülbent bırakıldı, kayıpların fotoğrafları taşındı. Eylemde bu hafta, Diyarbakır Bağlar ilçesine bağlı Koşuyolu semtinde yaşayan ve 27 Şubat 1997 tarihinde gözaltında kaybedilen 73 yaşındaki Fikri Özgen'in mezarı ve failleri soruldu.
'Başımız dik kayıplarımızı sormaya'
Oturumda ilk sözü gözaltında kaybedilen Fehmi Tosun'un eşi Hanım Tosun aldı. Hanım, bugün akıbeti sorulan Fikri Özgen'in kendisi için çok kıymetli olduğunu belirterek, Fikri Özgen'nin neden katledildiğini sordu. Hanım, insanların sadece Kürt kimlikleri nedeniyle katledildiğini ifade ederek, "Ben Kürdüm ve bunu söylemekten vazgeçmeyeceğim. Bu meydanda başımız dik kayıplarımızı sormaya, onları hatırlatmaya devam edeceğiz" diye konuştu.
'Yüreğimizin derinliklerinden söküp aldılar seni'
Ardından Fikri Özgen'nin oğlu Nevzat Özgen'den gelen mektup okundu. Nevzat "Babama" diye başladığı mektubunda, "Mazlumların, haksızlığa uğramışların yurdu, kültürler mirası olan Amed' de vuruldun/vurulduk. Kendi olmanın bir bedeli vardı bu kadim şehirde. Sen de en çok kendin olmayı istemiştin ya babacığım, bu isteğini bedeninle ödedin. Yüreğimizin derinliklerinden söküp aldılar seni. Peşinden koşup baba bile diyemedik yeterince ağlayamadık, bağıramadık bile. Rüyalarımız bile yasaklı sen gittikten sonra gökyüzündeki yıldızlara bile bakamadık. Hep içimizde kaldı iç ağlayışlarımız. Çocuklarını öldürüp sana katil dediler. Bir babayı çocuklarıyla vuruyorlardı ve çocukları babalarıyla. Ne korkunç bir şey!" ifadelerine yer verdi.
Nevzat mektubun devamında "Bir 27 Şubat daha geliyor, içimizdeki acının tanımı tarifsiz, yokluğun ölüm tarlalarında boğazımıza düğümlenen bir yumruk. Hasretin yüreğimize akan her damla gözyaşında" dedi.
672 haftadır aynı ısrar
Açıklamayı Cumartesi İnsanlarından Cihan Kaplan okudu. Cihan sözlerine, "672 haftadır Galatasaray'da dile getirdiğimiz 'Gözaltında Kayıplar' 'Beyaz Toroslar' ve 'JİTEM' gibi kavramlar OHAL uygulamalarının, hak ve özgürlük talep edenleri düşmanlaştıran şiddet politikaların bir sonucu olarak karşımız çıktı" diyerek başladı. Cihan, 672 haftadır sorunların çözümü için barışa, adalete, hakkaniyete ve hakikate işaret ettiklerini söyledi.
Fikri Özgen'in hikayesi
"21 yıldır eşimi arıyorum, 21 yıldır adalet arıyorum!" diyen 84 yaşındaki Dilşah Özgen'in sesi olduklarını ifade eden Cihan, Fikri Özgen'in kaybedilme hikayesini anlattı. Diyarbakır'ın Kulp ilçesine bağlı Yeşilköy'ünün muhtarı olan Fikri Özgen'in oğullarının politik faaliyetleri nedeniyle yoğun baskı yaşadığını aktaran Cihan, "Sık sık gözaltına alınarak sorgulanıyordu. Üç defa evi yakılan Fikri Özgen evinin bombalanması üzerine 1992 yılında, 28 yıl boyunca muhtarlığını yaptığı köyden ayrılarak Diyarbakır'a taşındı.
Fikri Diyarbakır'a taşındıktan sonra da baskı görmeye devam etti. 73 yaşındaki Fikri Özgen kronik astım hastasıydı. İlaç desteği olmadan nefes almakta ciddi zorluk yaşıyordu. 27 Şubat 1997 tarihinde saat 10.00 gibi Koşuyolu'ndaki evinden ilaç almak için ayrıldı. Evinden birkaç yüz metre uzaklaşmıştı ki sivil giyimli dört kişi tarafından durduruldu. Ellerinde telsiz bulunan bu kişiler önce Fikri Özgen'in kimliğini kontrol etti. Sonra onu beyaz Toros'a bindirerek götürdü" diye anlattı.
Dilşah Özgen'in ayrıca eşinin akıbetini öğrenme mücadelesini anlatan Cihan, "Dilşah Özgen savcılığa müracaat ederek gözaltına alınan eşi ile ilgili bilgi istedi. Savcılık başvuruya cevaben 05 Mart 1997 tarihinde Fikri Özgen'in gözaltı kayıtlarında olmadığına dair bilgi verdi. Dilşah Özgen 06 Mart 1997 tarihinde tekrar şikayet dilekçesi verdi ve Fikri Özgen'i kaçıranların devlet güçleri ile bağlantılı olduğunu belirterek soruşturma açılmasını talep etti" diye konuştu.
'Fikri Özgen'den bir daha haber alınamadı'
Ailenin bir süre sonra Fikri Özgen'nin JİTEM merkezine götürülerek sorgulandığını öğrendiğini söyleyen Cihan, "Ayrıca aynı tarihlerde JİTEM'de sorgulanan kişiler aileye ve avukatlarına sorguda nefes almakta zorlanan bir kişinin sesini duyduklarını söylediler. Ancak Diyarbakır Savcılığı'nın 13 Mart 1997 tarih ve 1997/1737 sayılı soruşturmasında Jandarma ve Emniyet Müdürlüğü kayıtlarında Fikri Özgen'e ilişkin hiçbir şey çıkmadı. Ailenin, avukatlarının, İnsan Hakları Derneği'nin ve Af Örgütü'nün bütün girişimleri sonuçsuz kaldı. Fikri Özgen'den bir daha haber alınamadı" diye konuştu.
'Abdulkadir Aygan Fikri Özgen'in katledildiğini açıkladı'
Cihan şöyle devam etti: "Olaydan yıllar sonra JİTEM'de kadrolu olarak çalışan itirafçı Abdulkadir Aygan, gazetelere de yansıyan itiraflarında; Fikri Özgen'in Diyarbakır JİTEM Komutanlığı'nda sorgulandığını ve Diyarbakır Jandarma İstihbarat Tim Komutanı Yüzbaşı Zahit Engin tarafından katledildiğini açıkladı."
Olayın sorumlularının cezasızlıklar korunduğunu söyleyen Cihan, "Fikri Özgen'in gözaltında kaybedilişinin 21. yılında adalet istiyoruz. Özgen Ailesi'nin 'Bir mezarımız olsun' talebinin karşılanması için adli makamları göreve çağırıyoruz" dedi.
Açıklamanın ardından eylem sona erdi.








