Hezne Arslan Cizre’de katledilen kızının cenazesini arıyor

  • 09:07 11 Şubat 2018
  • Güncel
ŞIRNAK - Cizre’de ilan edilen ‘Sokağa çıkma yasağının’ ardından 3 yıl geçmesine rağmen kızının cenazesine ulaşamayan Hezne Arslan, “Geceleri kızımı düşünmekten uyuyamıyorum. Her gün belki bugün umuduyla uyanıyorum ama nafile” diyerek cenazenin kendisine teslim edilmesini istiyor.
 
Şırnak’ın Cizre ilçesinde 14 Aralık 2015 ve 2 Mart 2016 tarihleri arasında ilan edilen sokağa çıkma yasağının üzerinden 3 yıl geçmesine rağmen yaşamını yitiren 130 kişiden 16 kişinin cenazesine hala ulaşılamadı. Adlı Tıp Kurumuna (ATK) avukatları aracılığıyla birçok defa kan ve DNA örneği veren ailelerden Hezne Arslan kızının kayıp cenazesini arıyor.
 
‘Kardeşimin cenazesi 29 gün boyunca yerde kaldı”
 
Cizre’de ve Mardin’de olmak üzere 2 defa kan örneği verdiğini dile getiren Hezni, o günden bugüne kızından bir haber alamadıklarını söylüyor.  Kızı Hacer ile en son eşinin konuştuğunu ifaden eden Hezni, “İyi olduğunu, dayısıyla birlikte olduklarını söylüyordu. Kardeşimde bodrum katında mahsur kalanlardandı ve Hacer ile birliktelerdi. Birkaç gün sonra kardeşimin şehadet haberi geldi.29 gün boyunca kardeşimin cenazesi yerde kaldı. Narin Sokak’ta günlerce kardeşimin cenazesini bekledim.  Oğlum ve kızımla da iletişimimiz kesildi.  Kardeşimin cenazesini kaldırdık ancak kızımdan haber yok” diyor.
 
‘Kardeşimin cenazesinin başındayken oğlumun cenazesi çıktı’
 
Televizyonda çıkan haberlerde kızı Hacer’in isminin bodrumda mahsur kalanlar arasında verildiğini söyleyen Hezni, “Kardeşimin cenazesini defnettikten bir gün sonra Cizre yasağı kalktı. Ben de Cizre’nin eski mahallesine annemlerin yanına gittim. Orada kardeşimin mezarı başındayken belediyeden aradılar. Çocuklarımdan birinin cenazesinin çıktığını söylediler. Kim olduğunu sorduğumda belli olmadığını söylediler. Urfa’ya götürülmüştü cenaze. Herkes oğlumun cenazesi olduğunu biliyordu ama ben kızımın cenazesi olduğunu sanıyordum. Cenazemizi bile almamıza izin vermiyorlardı” diyerek kendisine yaşatılan yürek acısının tanımının olmadığını vurguluyor.
 
Tek isteği kızının cenazesine ulaşmak
 
Mezarlık başına geldiklerinde cenazenin oğlu Mehmet Sait Arslan’a ait olduğunu anladığını söyleyen Hezni, oğlunu sadece çene yapısından tanıdığını ifade ediyor. 3 yıldır kızının cenazesini aradıklarını söyleyen Hezni şöyle konuşuyor: “Geceleri kızımı düşünmekten uyuyamıyorum. Kızım da her genç gibi üniversiteye hazırlanıyordu. Hayattayken beni bu zor hayattan kurtaracağını söylüyordu. Ama şimdi cenazesini bile bulamıyorum. Tek isteğim kızımın cenazesini bulmak.”
 
‘Son nefesime kadar…’
 
Yaşamı boyunca yasakta kaybettiği kardeşinin, kızının ve oğlunun mücadelesini devam ettireceğini dile getiren Hezni sözlerini şöyle sonlandırıyor: “Ben bu yoldan asla vazgeçmem. Ne ölümden korkuyorum, ne tutuklanmaktan, ne de zorluklardan. Yeterince acı yaşadık. Ne olursa olsun mücadeleden geri adım atmayacağım. Son nefesime kadar onların mirasına sahip çıkacağım.”