Komplonun ardından 19 yıl: İmralı’dan çıkan her ses yol gösteriyor
- 09:03 14 Şubat 2018
- Güncel
DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın Demokratik Ulus paradigmasının Ortadoğu'daki kaosun tek çözüm olduğunu söyleyen HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, "İmralı'dan çıkan herses toplumlara yol gösteriyor" dedi.
15 Şubat 1999’da uluslararası komplo ile Türkiye’ye getirilen PKK Lideri Abdullah Öcalan üzerindeki tecridin ağırlaştırılmasıyla birlikte Kürdistan'da savaş politikaları da derinleşti. İmralı Heyeti’yle görüşmelerin engellendiği Nisan 2015'den bu yana Kürdistan'ın birçok yerinde başlayan saldırılar Suruç ve Ankara katliamları ile devam etti. 24 Temmuz 2015 tarihinden itibaren Kürdistan’da “sokağa çıkma yasakları” ile devam eden soykırım saldırıları OHAL ve KHK’lerle direnen tüm kesimleri teslim almayı hedefledi. Teslim alma politikası halkların direnişine çarpan iktidar, içerideki savaşı şimdi de sınırların dışına, Efrîn’e taşıdı.
Komplonun 19’uncu yılına ilişkin değerlendirmede bulunan HDP Urfa Milletvekili Dilek Öcalan, PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın 19 yıldır ağır bir tecrit altında olduğunu söyledi. Kürt halk önderi Abdullah Öcalan şahsında Kürt halkının kazanımları yok edilmek isteniyor” diyen Dilek, “Kürt halk önderi 19 yıldır İmralı Adası’nda bulunuyor fakat tecrit herhangi bir sonuç alınmış değil. Bunu da Kürt halk önderinin sergilediği direniş gösteriyor. Uluslararası güçler 19 yıl önce Sayın Öcalan esir alarak Kürt hareketini tasfiye etmek istemişti ancak Sayın Öcalan’ın orada verdiği direniş, yürüttüğü mücadele komployu boşa çıkarmıştır. Bir diğer önemli nokta ise asıl kadın özgürlük mücadelesi başta olmak üzere Ortadoğu’da yaşayan halkların yaşama direnci yok edilmek istendi” dedi.
‘Sayın Öcalan şahsında savaş yürütülüyor’
İmralı’dan çıkan her sesin tüm toplumlarda yaşam bulduğunu, toplumlara yol gösterdiğini söyleyen Dilek, Abdullah Öcalan’ın her tarafı kendisiyle birlikte örgütlediğini ve bu örgütlülüğünde tarihi temellere dayandırıldığını kaydetti. Dilek, Abdullah Öcalan’ın ideolojisi ve felsefesinin kendilerine ve Ortadoğu’da yaşanan kaostan çıkışa yol gösterdiğini belirtti. Dilek, “Şunu kabul edelim ki tecrit teslim alınamayan bireyin intikam duygusuyla rehin alınması, insanlık dışı muameledir ve sistematik işkencedir. Sayın Öcalan üzerinden bunun sürdürülmesi ise çözümsüzlüğün ve samimiyetsizliğin daha da pervasızlaştığını gösterir. Yakın tarihte Suriye savaşına tanık olduk. Yaşanan savaş derinleşerek devam etmiş ve en sonunda DAİŞ terörü ile mücadele yürütülmüş ve başarıya ulaşılmıştır. Yine Sayın Öcalan şahsında 4 parça Kürdistan’da bir bütün Kürt kazanıma dönük topyekûn imha, inkâr ve soykırım savaşı yürütüldü. Fakat yıllar önce başlatılan bu planların artık sonuna geliniyor” ifadelerini kullandı.
‘Abdullah Öcalan Ortadoğu’da kilit nokta’
Kürtlerin eski Kürtler olmadığına vurgu yapan Dilek, “Devletin yöneticileri başa gelmek için her defasında Kürtlerin yanındaymış gibi gösterip yok etme politikaları yürüttü. Fakat artık Kürtler eskisi Kürtler değil. Kendi öz gücünü kurarak, kendi topraklarını savunarak bu politikalara cevap olmuştur. Rojava’daki devrim dünya tarihine de bir örnektir. Orada demokratik ulusun inşa edilmesi elbette ki örgütlü bir mücadele sonucu olmuştur. Bunlar Sayın Öcalan sayesinde olmuştur. Sayın Öcalan Ortadoğu siyasetinde temel kilit noktada yer alıyor. Bu kaosa ancak Sayın Öcalan çözüm olabilir ” dedi.
‘Hukuksuzluğu kabul etmeyeceğiz’
Kürt halkının Abdullah Öcalan’ın söylemlerinden ne denli moral alıyorsa Abdullah Öcalan’ın da Kürt halkından moral aldığını ifade eden Dilek, şöyle devam etti: “Hiç bir savaşın kazananı olmamıştır. AKP iktidarının girdiği bu karanlık savaşında kazananı olmayacaktır. Sorunun çözümünün kilit noktası sadece Sayın Öcalan'dır. Türkiye İmralı’da kendi iç hukukunu hiçe sayıyor ve suç işliyor. Uluslararası güçler de bu suça ortak. Yapılan hukuksuzluğu hiçbir şekilde kabul edilebilir bir yanı yok. Bunu kabul etmeyeceğiz.”








