‘Annem yıllarca sustu ama kadınlar kendini savunmalı’

  • 09:09 14 Şubat 2018
  • Güncel
Hikmet Tunç-Zeynep Turgut
 
VAN - Ahmet Temel isimli erkek tarafından katledilen Hafife Temel’in kızı Vahide Temel, Ahmet’in yıllardır annesini sistematik şiddete maruz bıraktığını belirtti. Hukuki süreci takip edeceğini belirten Vahide, “Annem sesini çıkarmadı. Ayıptır, günahtır söz laf olur dedi ve sustu. Kadın kendi savunmasını geliştirmeli” çağrısı yaptı. 
 
Van'ın İpekyolu ilçesine bağlı Bostaniçi mahallesinde yaşayan Ahmet Temel'in 8 Şubat günü evli olduğu Hafife Temel'i katlettiği ortaya çıktı. Edinilen bilgilere göre Ahmet Temel, Hafife'yi yaraladıktan sonra, uzun süre yaralı bir halde bekletti. Hafife, daha sonra kaldırıldığı Lokman Hekim Hastanesi'nde yaşamını yitirdi. 
 
Otopsi işlemlerinden sonra Hafife, Karşıyaka Mahallesi mezarlığına defnedilirken, aynı gün gözaltına alınan Ahmet Temel ise çıkarıldığı mahkemece tutuklandı. 
 
Hafife’nin kızı Vahide Temel ise annesinin hikâyesini ajansımıza anlattı. 
 
‘Çocuk olduğumuz için karşı duramazdık’
 
Hafife’nin henüz 14 yaşındayken zorla evlendirildiğini belirterek sözlerine başlayan Vahide, 1980’li yıllarda Hakkâri’nin Yüksekova ilçesine ardından ise Van’a göç ettiklerini söyledi. 8 kardeş olduklarını dile getiren Vahide, annesinin Ahmet tarafından sistematik işkenceye ve şiddete maruz bırakıldığını belirterek, “Çocuk olduğumuz için babama karşı duramazdık” dedi. 
 
‘Yaşadığım her gün işkence’ 
 
Ahmet’in annesine yönelik işkencelerini anlatan Vahide, çocukluktan bu yana hafızasından bir türlü silmediği bir günü anlattı: "Annem bir sabah ekmek pişiriyordu. Babamda annemin yanına geldi. Hakaret etmeye başladı. Dövdü sonra. Bende kürek alarak babama karşı durmaya çalıştım. Babama 'sen nasıl anneme böyle yaparsın’ diye karşı çıktım.”
 
Ahmet’in kendisini de tehdit ettiğini ifade eden Vahide, “Gerçekten yaşadığım her gün büyük işkencelerle doluydu” dedi.
 
Hafife’nin katledildiği günü anlattı 
 
Hafife’nin katledildiği günü anlatan Vahide, şöyle konuştu: "Ben annemin öldürülmesini ortaya çıkardım. Polise haber verdim. Kardeşim evde değildi. Beni aradı 'abla ben anneme ulaşamıyorum. Başına bir şey mi geldi?' dedi. Bende duramadım. Annemi sürekli aradım ama ulaşamadım. Daha sonra yeğenimi aradım 'anneme ulaşamıyorum' dedim. Gidip bakar mısın' dedim. Mahalle bakkalını aradım 'abi ne olursun gidip anneme bak' dedim. 
 
‘Kaçma planı yapmış’
 
Meğerse bakkal babamdan korktuğu için eve gidememiş. Bizim ısrarımız üzerine bakkal eve gitmiş babam onu karşılamış. Babam bakkala 'biz uyuyoruz. Bizi rahatsız etmeyin' demiş. Ablam babamı aradı. Babam aynı yanıtı ablama da verdi. Bende Bostaniçi Polis karakolunu aradım. Onlarda bir buçuk saat geç gittiler. Eve gittiklerinde ise annemin bilinci yerinde değilmiş. Alıp hastaneye götürmüşler. Üç gün boyunca yoğun bakımda kalmıştı. Daha sonra yaşamını yitirdi. Darp raporlarında kafasına aldığı darbeler sonucunda yaşamını yitirdiği söylediler. Olay günü babam gözaltına alındı ama annem ölmediği için serbest bırakıldı. Annem öldükten sonra babama tutuklama kararı çıkarıldı. Kaçma planlarını yaparak Şırnak'a kadar gitmiş. Daha sonra orada tutuklanmış." 
 
‘Hukuki süreci takip edeceğim’
 
Hafife’nin bir bacağı düşme sonucu kırıldığı için koltuk değnekleri ile yürüdüğünü, yüksek tansiyon hastası olduğunu ve kalbinin de pille çalıştığını söyleyen Vahide, “Annem oldukça zayıftı kırk kilo vardı. Annemin yanında duracağım. Bütün hukuki sürecini takip edeceğim. Annemi katledenlerin peşini bırakmayacağım. En ağır cezaya çarptırılmaları için elimden gelen mücadeleyi vereceğim" diye konuştu. 
 
'Kadınlar kendini savunmalı' 
 
Vahide, "Bu yaşta bir kadın öldürülüyorsa kimse sahip çıkmıyorsa benim söyleyecek hiçbir sözüm yok. Annem sesini çıkarmadı. Ayıptır, günahtır söz laf olur dedi ve sustu. Kadın kendi savunmasını geliştirmeli. Kadın eğitim görmeli. Kadınlara eğitim imkânı sunsunlar. Kadın susmamalı. Kendi ayakları üzerinde durmalı" dedi.