PKK'li tutsak Veysi Aktaş'ın kardeşi: 3 yıldır İmralı'ya gitmeyi hayal ediyorum
- 09:03 15 Şubat 2018
- Güncel
Safiye Alagaş
DİYARBAKIR - PKK Lideri Abdullah Öcalan'ın sekreterya çalışmalarını yürütmek üzere 2015 yılının Mart ayında Kırıkkale Cezaevi'nden İmralı Adası'na sevk edilen PKK'li tutsak Veysi Aktaş'ın kardeşi Sabiha Aktaş, tam 33 aydır ağabeyinden haber alamadıklarını söyledi. 3 yıldır İmralı'ya gitmeyi hayal eden ve Abdullah Öcalan'dan bahsederken yaşadığı heyecan gözlerinden okunan Sabiha, "Görseydim dilim tutulurdu sanırım. O an ne söylerdim, ne derdim bilmiyorum. Devlet 3 yıldır komik gerekçelerle İmralı'ya gitmemizi engelliyor.İsteseler bir saatte götürürler" dedi.
PKK Lideri Abdullah Öcalan ile birlikte İmralı Adası’nda bulunan Şeyhmus Poyraz, Bayram Kaymaz, Cumali Karsu, Hasbi Özdemir ve Hakkı Alpan isimli tutsaklar 15 Mart 2015 tarihinde İmralı Adası'ndan çıkarılarak başka cezaevlerine gönderilmişti. Aynı tarihte Mehmet Sait Yıldırım, Ömer Hayri Konar, Çetin Arkaş, Nasrullah Kuran, Veysi Aktaş isimli PKK'li tutsaklar ise İmralı Adası'nda bulunan cezaevine gönderildi. 5 tutsak devam eden o süreçte henüz devam eden “çözüm” tartışmaları kapsamında Abdullah Öcalan'ın sekretaryası çalışmalarını yürütmek üzere İmralı’ya nakledilmişti. İmralı’ya gönderilen tutsaklar aileleri ile 33 aydır ne görüş gerçekleştirilebildi ne de telefonla iletişim kurabildi.
'İmralı'ya gideceği için çok heyecanlıydı'
1994 yılında ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası verilen PKK'li tutsak Veysi Aktaş, 2015 yılının Mart ayında Kırıkkale Cezaevi'nden İmralı' Adası’na sevk edildi. Veysi'nin sevk edileceğinden haberdar olan ancak gün ve saat hakkında kendilerine bilgi verilmeyen aile, sevkten önce Kırıkkale Cezaevi’ndeki açık görüşe gitmek için hazırlık yaptıklarını ancak televizyonlardan Veysi’nin İmralı’ya gönderildiğini öğrendiklerini söyledi.
'Televizyondan öğrendik'
Veysi’nin kardeşi Sabiha Aslan, Veysi’nin İmralı’ya sevki kesinleşmeden önce cezaevinde görüşe gittiklerini söyleyerek, "Onun heyecanını hissedebiliyorduk. Biz de onunla birlikte çok heyecanlıydık” dedi. Nisan ayının ilk haftası açık görüşe gitmek için hazırlandığı sırada kardeşinin sevk edildiğini öğrenen Sabiha, “Bir görüş yapacaktık. Sonra televizyon kanallarından öğrendik ki İmralı Adası'na götürülmüş" dedi.
'Neler hissettiğini öğrenemedik'
Ağabeyinin İmralı'ya götürüldüğünü öğrendiği an kendisinin de onun adına çok sevindiğini belirten Sabiha, "Son bir görüş yapamadık, neler hissettiğini öğrenemedik. Bize söylemek istediği bir şey var mıydı? Ne hissediyordu hiç birini öğrenemedik. Bu yüzden çok üzüldük" diye konuştu.
'İlk aklıma gelen İmralı'ya görüşe gitmek oldu'
Veysi'nin İmralı'ya götürüldüğünü öğrendiğinde ilk aklına gelenin İmralı'ya görüşe gitmek olduğunu söyleyen Sabiha, "Oraya gitmek herkese nasip olmaz. Aklıma ilk gelen şey oraya görüşe gitmek oldu. Ama kardeşim gittikten sonra tamamen koptuk. Tamamen kopacağımızı hiç düşünmemiştim. Gidişi ondan da, Sayın Öcalan'dan da fiziki bir kopuşu getirdi. O gittikten sonra İmralı'ya görüşe gideceğimi hayal ettim. Hatta gittikten sonra ilk ay çok bekledik gideceğiz diye. Belki Sayın Öcalan'ı da görürüz. Ya da onunla ilgili bir şeyler anlatır diye umut ediyorduk. Ama devlet bu hevesi kursağımızda bıraktı” ifadelerini kullandı.
'3 yıldır görüşe gitmeyi hayal ediyorum'
Abdullah Öcalan'dan bahsederken yaşadığı heyecan gözlerinden okunan Sabiha, "Görseydim dilim tutulurdu sanırım. O an ne söylerdim, ne derdim bilmiyorum. Duygularımı dile getiremezdim. Çok şey söylemeyi, konuşmayı hayal ediyorum ancak o heyecanla konuşamazdım. Veysi'nin kız kardeşi olarak değil sıradan bir insan olarak giderdim yanına. Veysi aklıma bile gelmezdi" dedi. 3 yıldır görüşe gitmeyi hayal ettiğini ifade eden Sabiha, ağabeyinin 3 yıl içinde sadece 2 faks gönderebildiğini, bunların da yalnızca ihtiyaç listelerinden oluştuğunu söyledi.
'İsteseler bir saatte götürürler'
Haklarının gasp edildiğini ifade eden Sabiha, tecridin Türkiye'de hukukun ne boyuta olduğunu gözler önüne serdiğini vurguladı. Sabiha, sözlerine şöyle devam etti: "Benim hakkım olan bir şeyi benden alıyorlar. Devlet zaten onları tutsak etmiş, bir de her türlü tecridi uyguluyor. Görüş hakkımızı dahi elimizden alıyor. Görüşe izin verilmeme gerekçeleri doyurucu değil. Gerekçeleri çok komik geliyor. Daha önce yok koster bozuk, yok hava şartları kötü. Şimdi de OHAL gerekçesi gösteriliyor. Bunlar geçerli şeyler değil. Komik geliyor bize. Devletin bir tane mi kosteri var. Yazın sıcağında hava şartları nasıl kötü olabiliyor. Devlet istese bir saatte götürür bizi İmralı'ya. Ancak İmralı'daki sistem normal bir sistem değil. Orada Sayın Öcalan ile halk arasına büyük bir sınır konulmak istenmektedir."
'Çıkış yolu imralı'da'
İmralı’da bulunan ağabeyiyle görüş hakkının engellenemeyeceğini vurgulayan Sabiha, Abdullah Öcalan'ın tek bir sözünün halk üzerinde çok ciddi etki yaratacağını söyleyerek, "Onun için korkudan İmralı'dan tek söz ve kelimenin çıkmasına izin vermiyorlar. Tecridin biran önce kaldırılması gerekiyor. Bugün Sayın Öcalan ile görüşülse, yanına gidilse Ortadoğu ve Türkiye'deki gelişmeler için görüşleri alınsa içine girilen çıkmazdan bir çıkış yolu bulunacaktır" ifadelerini kullandı.








