Avesta ve Barin'in gülüşünde 30 gün

  • 11:43 18 Şubat 2018
  • Güncel
EFRİN - Türkiye ve bağlı grupların Efrîn’e yönelik saldırıları birinci ayını geride bıraktı. Bir aydır Efrîn kent merkezi ve köylerini havadan ve karadan bombardıman altına alan Türkiye, tüm teknik gücüne rağmen sınır köylerinde sıkışırken, YPJ’li Avesta Xabûr ve Barin Kobanê'nin gülüşünü bıraktığı direniş tüm cephelerde sürüyor. 
 
Türkiye ve bağlı grupların Efrîn’e yönelik saldırıları birinci ayını geride bıraktı. Bir aydır Efrîn kent merkezi ve köylerini havadan ve karadan bombardıman altına alan Türkiye tüm teknik gücüne rağmen sınır köylerinde sıkışırken, AKP Genel Başkanı Recep Tayyip Erdoğan ise, “3 saatte alırız” dediği Efrîn’e ilişkin yaptığı son açıklamada, “Takvim veremem” diyerek, daha önceki Rojava “seferlerinde” olduğu gibi yaşanılan hezimeti itiraf etti. Yoğun saldırılara rağmen evlerini, köylerini, kentini terk etmeyen Efrîn halkı direnişine, “Çağın direnişi” adını verirken, Efrîn merkezdeki Avrîn Hastanesi Başhekimi Civan Mihemed, yaptığı son açıklamada, bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 170 sivilin hayatını kaybettiğini, 460 sivilin de yaralandığını duyurdu. 
 
Kobanê saldırısı 
 
19 Temmuz 2012’den bu yana AKP ve bölgedeki bağlı oluşumların hedefi halinde olan Rojava Devrimi’ni boğmaya yönelik ilk büyük saldırı DAİŞ çetelerinin Kobanê saldırıları oldu. Türkiye topraklarından Kobanê’ye yönelik saldırıları kameralar tarafından an be an görüntülenen, Türkiye’deki hastanelerde tedavi edilen DAİŞ çetelerinin saldırıları aylarca sürdü. Saldırılara tarihi bir direnişle cevap veren Kobanê, 27 Ocak 2015’te YPG/YPJ savaşçılarının tarihi direnişinin sonunda özgürleştirildi.
 
Hedef halkların ittifakı 
 
Ardından yaşanan süreç iktidar odaklı çevreler tarafından “ABD-Rusya ittifakı” şeklinde nitelendirilse de, öz olarak halkların ittifakı temelinde şekillendi. Meydanlardan, “Şu anda Aynel Arap da diğer adıyla Kobanê buyrun düştü, düşüyor” diyerek “zafer müjdesi” veren Tayyip Erdoğan’ın “kırmızıçizgim” dediği Rojava kadın öncülüğündeki Rakka zaferi ile halklar bahçesine dönüşürken, Türkiye bu kez de Efrîn’e yönelik saldırı tehditlerine başladı. 
 
İlk cevap: Buyursun gelsin
 
18 Ocak günü AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın başkanlığında Efrîn gündemiyle toplanan Milli Güvenlik Kurulu (MGK) toplantısında Rusya’nın da onayıyla saldırı kararı alındı. Saldırı kararına ilişkin yine aynı gün ilk açıklamayı yapan YPJ komutanlarından Nûjîn Dêrik, “Nasıl ki Rakka’da Erdoğan’ın çetelerini alt ettiysek, Efrîn’de de aynı kararlılıkla savaşacağız. Biz kendi toprağımızda, kendi mevzilerimizdeyiz. Her kim ki saldırmak istiyorsa buyursun gelsin”dedi. 
 
Üç saatte alacaklardı 
 
“Üç saatte” tamamlama niyetiyle 19 Ocak tarihinde “Zeytin Dalı” adı altında başlatılan saldırılara karşı yine 18 Ocak akşamı sokaklara çıkan on binlerce Efrînli, ellerinde PKK Lideri Abdullah Öcalan’ın fotoğrafının bulunduğu dev posterlerle, “Zeytin yurdu halkı direnişçidir. Efrîn kırmızı çizgidir, kimse geçemez” diyerek cevap verdi. Saldırıların başladığı 19 Ocak günü açıklama yapan Demokratik Toplum Kongresi ve Tevgera Jinên Azad, “Ortadoğu’daki devletçi statüko en çok kadınları hedef alıyor ve kadınları köle pazarlarında satan DAİŞ zihniyetini bugün Erdoğan, AKP-MHP faşizmi ve Türk ordusu koruyor. Arinlerin ve Kaderlerin çok yakın zamanda bize bıraktığı direniş çizgisine bütün kadınlar olarak sahip çıkalım" dedi.
 
BMGK’den ‘ölçülü sessizlik’ kararı 
 
Saldırılara tepki gösteren Türkiye emek ve demokrasi güçleri ise AKP hükümetini, “"Türkiye’nin elini kolunu sallayarak ‘bir gece ansızın’ girme romantizmine kapılarak Efrîn'e girmesi bir daha hiç çıkmaması anlamına gelir. Bu müdahaleye destek verenler bu hesabın altında kalacaktır" açıklamasını yaparken, “acil” koduyla toplanan Birleşmiş Milletler Güvenlik Konseyi'nden (BMGK) ise Efrîn’e yönelik müdahalenin “ölçülü olunması” mesajı çıktı. 
 
#AfrinSavaşınaHAYIR
 
19 Ocak günü başlayan saldırılarda Türk Silahlı Kuvvetleri’ne bağlı savaş uçakları, Efrîn’in Cindirêsê ilçesi kırsalını bombalamaya başladı. Yine aynı gece TSK ve ÖSO, Efrîn ve Şehba bölgesinin birçok noktasında YPG/YPJ ve öz savunma güçlerinin mevzilerine saldırdı. Ancak saldırılara karşılık verilmesi üzerine TSK geri çekilmek zorunda kaldı. 20 Ocak günü ise hava saldırılarına tepki gösteren sosyal medya kullanıcıları, ilk tepkilerini dile getirdi, “#AfrinSavaşınaHAYIR” paylaşımıyla dile getirdi. 
 
Arin'den Avesta'ya bir zılgıttı direniş 
 
Efrîn saldırılarının 9’uncu gününde saldırı ve çatışmaların yoğunlaştığı Cindires bölgesinin Yalanqozê köyü ile Azez'den Şera ilçesine bağlı Qestele Tepesi, Baflune ve Qitme köylerine TSK tarafından obüslerle saldırı gerçekleştirildi. Çatışmalar sırasında YPJ’li Avesta Xabûr Cindirêsê ilçesine bağlı Hemamê köyünde TSK’ye ait tankın saldırısına engel olmak için “fedai eylem” gerçekleştirdi. Kobanê’de DAİŞ çetelerine karşı Miştenur tepesinde eylem gerçekleştirerek 21’inci yüzyılın özürlük sembollerinden biri haline gelen Arin Mirkan gibi yaşamını feda eden Avesta’nın ardından açıklama yapan QSD(Demokratik Suriye Güçleri) TSK’nin geri çekildiğini açıkladı. 
 
Savaş oyununu Efrîn görüntüsü diye servis ettiler 
 
Saldırılar başladığı günden bu yana özel savaş merkezi gibi çalışan havuz medyası saldırılara ilişkin tüm gelişmeleri “son dakika” olarak an be an servis ederken, internet üzerinden oynanan savaş oyunu videoları da yine “Efrîn’den heron görüntüleri” denilerek canlı yayınlarda servis edildi. Özellikle Türkiye kamuoyundan saldırılara karşı yükselen ses ise yine baskı, gözaltı, linç ve tutuklamalarla susturulmaya çalışıldı. Efrîn saldırısına karşı sesini yükseltenler Tayyip Erdoğan tarafından meydanlardan açık açık tehdit edilip, hedef gösterilirken, sessiz kalanlar da bu nedenle yine televizyonlardaki canlı yayınlarda hedef gösterildi. Şu ana kadar saldırılara tepki gösteren aralarında “savaş halk sağlığı sorunudur” diyen Türk Tabipler Birliği Merkez Konsey üyelerinin de bulunduğu binlerce kişi gözaltına alınırken, onlarcası da tutuklandı.
 
Yaşamını yitiren askerler 'küsurat!'
 
Saldırıların yoğun şekilde sürdüğü Efrîn’de gelinen aşamada çatışmalar Cindêris, Raco, Şiyê, Şêranê ve Bilbilê cephelerinde sürerken, yine kent merkezine yönelik hava saldırıları da sürüyor. Çatışmaların sürdüğü her beş cephede toplam 37 köyde çatışmalar sürerken, saldırılar sırasında yaşamını yitiren askerlerin sayısını “küsurat” olarak veren Tayyip Erdoğan yine QSD tarafından düşürülen helikopterin haberini de ilk olarak kendisi verdi.
 
Gülüşünü bıraktı Barin 
 
3 Şubat günü ise İngiltere merkezli Suriye İnsan Hakları Gözlemevi (SOHR), Türkiye'nin Efrîn'e yönelik saldırısında birlikte hareket ettiği Özgür Suriye Ordusu (ÖSO) gruplarının, YPJ'li Barin Kobanê’yi cinsel ve fiziksel işkenceye maruz bırakıp katlederek bedenini teşhir ettiğini duyurd.  Barin Kobanê’nin bedenine yönelik saldırı dünya basınında, “DAİŞ çetelerinin bile yapamayacağı türden” şeklinde yorumlara neden oldu. 
 
Kuzey Suriye halkları Efrîn'de 
 
Bir diğer amacı da bölgenin demografik  yapısını değiştirmek olan saldırılara karşı Demokratik Toplum Hareketi’nin (TEV DEM) çağrısıyla 4 Şubat günü Kuzey Suriye kentlerinden yola çıkan on binler Efrîn’e doğru harekete etti. Ellerinde zeytin dallarıyla ertesi gece Efrîn’e ulaşan Kürt, Arap, Asuri ve Êzidiler, tüm dünyaya bir kez daha hiçbir gücün halkların ortak mücadelesi karşısında duramayacağı mesajını bir kez daha verdi. Yine Güney Kürdistan Parlamentosu’nda grubu bulunan beş patiden birer parlamenterin içerisinde yer aldığı bir heyetin de Efrîn’e gitmesi “ulusal birlik” ve “ulusal dayanışmayı” güçlendirdi.
 
WomenRiseUpForAfrin
 
Kongreya Star Efrîn,  8 Şubat günü saldırılara karşı "#WomenRiseUpForAfrin" kampanyasının startını verirken, direnişin ilk gününden itibaren hem Efrîn sokaklarında hem de saldırıların sürdüğü cephelerde en önde olan Efrînli kadınlar 13 Şubat günü on binlerce kadının katıldığı bir yürüyüşle, "Efrîn'de kadın iradesi direniyor. Avesta ve Barinlerin iradesi ile direniyoruz ve bu irade yenilmez" mesajı verdi. 
 
Şu ana kadar 170 sivil katledildi 
 
Saldırıların ilk gününden itibaren Avrupa’nın tüm ülkelerinde, Amerika ve Rusya’da on binlerin katılımıyla yapılan eylemler, direniş nöbetleri sürerken,  hem iç kamuoyunda hem de dış kamuoyunda saldırılar karşısındaki tepkiler nedeniyle zor durumda kalan AKP son olarak aralarında Yavuz Bingöl, Mustafa Ceceli gibi isimlerin olduğu sanatçılarını sınır hattına çağırarak “savaşa destek” pozu verdirdi.  Avrîn Hastanesi Başhekimi Civan Mihemed, dün yaptığı son açıklamada, bugüne kadar çoğu çocuk ve kadın 170 sivilin hayatını kaybettiğini, 460 sivilin de yaralandığını duyurdu.