'Cinsel istismara karşı örgütlü öfke şart'

  • 09:08 19 Şubat 2018
  • Güncel
Filiz Zeyrek 
 
ADANA - İktidar politikaları ve diyanet fetvalarının çocuk istismarını teşvik ettiğini söyleyen Adanalı kadınlar, artan çocuk istismarlarına karşı örgütlü öfkenin şart olduğunu söyledi. 
 
Adana'nın Yüreğir ilçesinde 10 Şubat'ta 3 yaşındaki bebeğin Sedat Keser isimli erkek tarafından cinsel istismara maruz bırakılmasına tepkiler büyüyor. İktidar politikaları ve diyanet fetvalarının çocuk istismarını teşvik ettiğini söyleyen Eğitim-Sen Adana Şube Başkanı Seçil Sönmez, “ Devlet bunlar için özel yasalar çıkarmalı, yargı bunlara gerekli cezalar vermeli, bu suçluların her gün kendileriyle yüzleşmesi sağlanmalıdır” dedi. Cinsel istismar konusunda anne babalara da sorumluluk düştüğünü belirten Seçil, “Ailelere düşen görev erkek çocuklarını yetiştirirken her iki cinsin de insan olduğunu kavratmak. Erkek şiddetine karşı ne kadar güçlü olduklarını göstermeleri gerekir. Kadınlara güçlerinin sınırsız olduğunun eğitimi verilmeli. Kadınların ve çocukların gülen gözleri ve güçleri sayesinde bu dünya yine güzelliklere kavuşacaktır. Yeter ki tüm kadınlar birlik olmayı becerebilsinler" dedi. 
 
'Toplumun kodlarıyla oynandı'
 
“Toplumun kültür kodlarıyla çok oynandı.  Çocuk tacizleri ört bas edildi, kadın cinsi aşağılanıp hiçleştirildi” diyen Adana Kadın Platformu Üyesi Çiğdem Güvercin ise, “Kurtarma harekatlarında ‘önce kadınlar ve çocuklar’ diye duyardık eski filmlerde. Bu grupların güç eşitsizliğini gidermeye yönelik yüksek bir ahlak göstergesiydi.  Şimdi ise bu grupların zayıflıklarından yararlanmak isteyen, vahşileşmiş, sakatlanmış, sapkınlaşmış bir erkeklik anlayışı ile karşı karşıyayız" ifadelerini kullandı.
 
Devletin kadının kazanılmış haklarını adeta budadığını söyleyen Çiğdem, “Toplumsal cinsiyet eşitliği eğitimleri okullarda müfredatın parçası olmalı; kamu kuruluşları dahil tüm kurumlarda da zorunlu tutulmalı. Ayrımcı davranışların ufakları dahi uyarıdan kınamaya, disipline karşılığını bulmalı" dedi. 
 
Örgütlü öfke şart
 
Konuşmasını, “Öfkemiz çok büyük” diyerek sürdüren Çiğdem, şöyle devam etti: “Tekil olaylara yönelik tepkiler sistemsel farklılıklar oluşturamıyor. Yani hayatımızı, yaşama şeklimizi değiştireceksek bu sadece  anlık öfke  ile değil devam  eden dayanışma ile sağlanabilir.  toplumsal sözleşmelerimizin, yani yasaların değişmesini ve uygulanmasını sağlayacak bir etki ve kontrol zincirine evrilmeli o sokakta hissettiğimiz öfke.”
 
Daha aktif mücadele
 
“Bu suçlar yaygınlaşmışsa çare sadece ceza olamıyor” diyen Çiğdem, “Doğru eğitim ve gerçekten uzun hapis cezaları çözüm olabilir. Hapis sürecinde rehabilitasyon yoksa, topluma da yararı olmaz. Ancak genel eğitim, medya dilinden, devlet eliyle savunulan değerlere, kültür ortamına kadar kadın bakışıyla elden geçirilmesi, bağımsız kadın örgütlerinin bu kadın bakışının belirlenmesinde aktif olmaları tek yol" ifadelerini kullandı. 
'Sapkınlaşmış bir erkeklik anlayışı ile karşı karşıyayız'
 
Toplumsal duyarlılık vurgusu 
 
“Sapkınlaşmış bir erkeklik anlayışı ile karşı karşıyayız” diyen Beyhan Postacı ise, “Babanın öz kızına şehvet duyması haram değil" diyen bir diyanet zihniyetiyle karşı karşıya olunduğunu söyleyerek,  kadınların ortak mücadelesi ve toplumsal duyarlılığın çocuk istismarının da önüne geçeceğini vurguladı.