DBP'li yerel yönetimler alternatifleri daha güçlü örgütleyecek
- 09:06 21 Şubat 2018
- Güncel
Şehriban Aslan
DİYARBAKIR - Geçtiğimiz ay gerçekleştirilen DBP Yerel Yönetim Kadın Konferansı sonuç bildirgesini değerlendiren DBP PM üyesi Halide Türkoğlu, konferansta tartışılan ve var olan alternatifleri daha da güçlendireceklerini vurguladı.
Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) Yerel Yönetimler Kadın Konferansı, 30 - 31 Ocak'ta "Faşizme karşı eşbaşkanlık sistemi" ve "Faşizme karşı kadınlar direniyor" şiarıyla gerçekleştirildi. Konferansın sonuç bildirgesini değerlendiren DBP PM üyesi Halide Türkoğlu, konferansta Efrîn'e yönelik saldırılar ve bu saldırılarda kadın ve çocukların yaşamlarına dair etkilerin tartışıldığını kaydetti.
'Kadınlara yönelik saldırılarla başladılar'
Geçmiş dönemlerde de yerel yönetim kadın konferansı gerçekleştirdiklerini hatırlatan Halide, konferansın gerçekleştirildiği dönemde kayyımların henüz belediyelere atanmadığını söyledi. Halide, kadın politikalarının kadınlarla tartışıp kentin kadın politikasının nasıl olması gerektiği konusunun öne çıktığını ifade ederek, "Bugün geldiğimiz nokta ise, Türkiye'de bir sıkıyönetim söz konusu. Eylül 2016 tarihinden itibaren şimdiye dek 102 belediyeden 92 belediyeye kayyım atandı. Doğalında işgal politikası ile eş değer giden bir durumdur. Kadınlara yönelik saldırılarla başladılar. Kadın eşbaşkanların tutuklanması, yine kadın merkezlerinin kapatılması saldırıların ilk hedefine kadınların oturtulduğunun kanıtı oldu" diye konuştu.
'Temel gündem Efrîn saldırıları oldu'
Yapılan konferansın gasp edilen belediyeleri gündemde tutmak olduğunu dile getiren Halide, konferansta "gasp" kültürünü "faşizm" olarak ele aldıklarını söyledi. Halide, şöyle devam etti: "Bu gaspa karşı da alternatif bir şekilde örgütlenmelerin oluşturulması gerekiyordu. Bunlar yoğun bir şekilde tartışıldı. Bununla beraber son dönemde gelişen siyasal süreçler de değerlendirildi. İlk meselemiz Efrîn'e yönelik yapılan işgal saldırısıdır. AKP hükümetinin Efrîn üzerinden faşizmi yükseltme çabalarının kadınların hayatlarına etkileri yönünde tartışmalar yürütüldü. Çünkü savaş demek ayrı bir bütçe demektir. Başta kadın ve çocukların hedef alındığı bir nokta söz konusudur. Türkiye'de her gün kadın kazanımlarını geriye atma yolunda ilerliyor."
Konferansta kapatılan kurum ve derneklere alternatif olabilecek yerlerin de tartışıldığını belirten Halide, "Kadın platformlarının içinde yer alacakları ve platformlara destek verileceği konusu yer edindi. Geçtiğimiz günlerde Dicle Amed Kadın Platformu ilan edildi. Kadın gündemi ele alınıyorsa şiddetin nerden geldiği bilinmelidir. Mesela bir kadın barış istiyor diye terörize ediliyorsa bu şiddeti besleyen bir unsurdur. Bunu cumhurbaşkanı da yapıyor ne yazık ki başka siyasetçilerde yapıyor" ifadelerine yer verdi.
'Kent dokusu değiştiriliyor'
Son çıkarılan KHK'ler ile cezaevlerinde "tek tip" kıyafet dayatması ile eş değer giden bir maddenin de farklı dernekler açılarak insanların silahlandırılması olduğunu söyleyen Halide şu ifadelere yer verdi: "Ev içi şiddet dediğimiz hem de dışarıda kamusal alanda şiddeti meşrulaştırma alanına götürüyor. Diğer bir nokta tep tip elbise uygulaması. Kürtlerin ya da farklı muhalif kesimlerin temsilcilerine yönelik getirilecek uygulama hem onları seçenlerde bir baskı hem de kişilerin temel, hak, hürriyet, özgürlük dediğimiz duruma bir baskı süreci var. Bir diğer konu devletin yıktığı, yerinden ettiği alanları kentsel dönüşüm adı altında inşa etmesi. Bunu biraz teşhir etmek gerekiyor aslında. Kayyım süreci ile beraber TOKİ'ler ile kentsel dokuya dahil bir müdahale söz konusudur. Sur'da özellikle buna dair çok fazla çalışmalar yürüttük. İnsanlar evlerini terk etmek istemedi ama devletin her zaman bu konuda yapmak istediği bir şey var. Bazen kararnamelerle bazen de çevre ve şehircilik bakanlığı ile kendi politikaları ile müdahale ediyor."
'Örgütlenme ağı geliştirilecek'
Konferansta halkın yalnız olmadığını göstermek için hem bilinçlendirme hem de örgütlenme ağını geliştireceklerini kaydeden Halide, bunu da var olan platformlar üzerinden yürüteceklerini söyledi. Halide son olarak, oluşturulabilecek alternatif ağları zenginleştirmek, cinsiyetçilik ve kadına yönelik şiddet konusunda teşhiri yoğunlaştırmak için seslerini yükselteceklerini vurguladı.








