BM ve NADEL'den 'Efrîn'e yönelik saldırılara son verilsin' çağrısı
- 11:26 21 Şubat 2018
- Güncel
EFRÎN - Efrîn kent merkezine dün gece yapılan top atışlarında aynı aileden 4'ü çocuk 6 kişinin yaralandığı öğrenilirken, BM ve NADEL de Efrîn'e yönelik saldırıların son bulması için yapılan çağrılara yanıt verilmesini istedi.
Türkiye ve ona bağlı grupların Efrîn'e dönük başlattığı saldırılar 33'üncü gününde devam ediyor. Dün gece keşif uçaklarının Efrîn kent merkezi üzerinde uçuşunun ardından gece 01.00'a doğru Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) kent merkezine top atışları yaptı. Top atışları sonucu aynı aileden Rexed Ebud (8), Umer Ebud (1), Eyşe Mustefa (32), Fewaz Ebud (42), Ebdulrehman Ebud (12) ve Cuma Ebud'un (13) yaralandığı bildirildi. Ayrıca yurttaşlara ait 7 aracın da yandığı kaydedildi.
Yaralılar hastanede tedavi altına alındı.
Öte yandan TSK'ye bağlı savaş uçakları sabah satlerinden itibaren Cindires merkezi ve Cindires’e bağlı Tilsilor köyünü bombaladığı öğrenildi.
Güney Afrika'lı hukukçu ve sendikacılardan çağrı
Güney Afrika’daki hukukçu ve sendikacılar yayınladıkları bir açık mektupla Türkiye'nin Efrîn’deki saldırıları durdurması çağrısı yaptı.
Güney Afrika Ulusal Demokratik Avukatlar Birliği (NADEL), ülkenin en büyük sendikası COSATU ve Güney Afrika Kürt İnsan Hakları Eylem Grubu (KHRAG) tarafından yayınlanan mektupta Türkiye'nin açık şekilde suç işlediği belirtildi.
Birleşmiş Milletler'e (BM) saldırılara ve sivil katliamlara karşı harekete geçme çağrısı yapan hukukçu ve sendikacılar yayınladığı açık mektupta, “Efrîn’in savunmasız halkına yönelik bu kin dolu saldırılar cezasız kalmamalıdır” dedi.
Suriye’nin egemenlik hakkı ve toprak bütünlüğünün ihlal edildiğine dikkat çekilen mektupta, “Türkiye’nin genelde Suriye halkına, özelde ise Efrîn halkına yönelik sınır ötesi saldırıları Suriye’nin ve halkının özgürlüğü ile toprak bütünlüğünün ve uluslararası hukukun açıkça ihlalidir” denildi. BM ile bağlı kurumlarının sessiz tavrının doğru olmadığı ifade edilerek, Türkiye’nin "terörist" diyerek saldırdığı Efrîn halkının uluslararası dayanışma beklediği ve bu çağrılara yanıt verilmesi istendi.
Türkiye'nin saldırılarının 1948 BM Soykırım Suçunun Önlenmesi ve Cezalandırılması Sözleşmesi kapsamına girdiğinin dile getirildiği açık mektupta, “Efrîn’in savunmasız halkına yönelik bu kin dolu saldırılar cezasız kalmamalıdır. Saldırılar durdurulmalı ve BM ile bağlı organları Türk askerlerinin eliyle daha fazla insan katledilmesine karşı acilen harekete geçmelidir” ifadelerine yer verildi.
Mektupta ayrıca Uluslararası Demokratik Avukatlar Birliği (IADL) ile Amnesty International gibi kurumların harekete geçerek, Türkiye’nin işlediği "savaş suçlarına" karşı gerekli davaların açılmasına öncülük etmeleri talebi de duyuruldu.








