Cinsel suçlarda 'kimyasal hadım' çözüm değil
- 10:56 23 Şubat 2018
- Güncel
Melike Aydın
İZMİR- Cinsel istismar suçlarıyla ilgili hükümet tarafından gündeme getirilen "kimyasal hadım" gibi yöntemlerin çözüm olmadığını vurgulayan avukat Şenay Tavuz, bu gibi yöntemlerin caydırıcı olmadığına dikkat çekerek, "Kimyasal hadım yasası ile fiili gerçekleştiren erkeğin ‘kastının’ olmadığı, ‘cinsel dürtülerden’ kaynaklı suçu işlediği şeklinde savunmalar yapılabilecek. İstismar suçu dürtülere indirgenemez" dedi.
“Bir kereden bir şey olmaz” şeklindeki söylem ve politikalarıyla kadın ve çocuğu hedef haline getiren iktidar, artan cinsel saldırı ve cinsel istismar olaylarına karşı çözümü “kimyasal hadım”da buldu. Cinsel istismar suçlarında yaşanan yüzde 700 artışa gözünü kapatan, cinsel suçlara yönelik “takım elbise” indirimini görmezden gelen hükümet, Adana'da 3 yaşındaki bebeğin cinsel istismara maruz bırakılması olayının ardından gelen tepkiler üzerine “idam", "kimyasal hadım" ve "zina düzenlemesi" tartışmalarını gündeme getirdi. Açıklamaların hemen ardından hükümet tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanı Fatma Betül Sayan Kaya’nın dışında tamamı erkekten oluşan 6 kişilik “cinsel istismar komisyonu” kuruldu. Fatma’nın dışında Başbakan Yardımcısı Recep Akdağ, Adalet Bakanı Abdülhamit Gül, İçişleri Bakanı Süleyman Soylu, Milli Eğitim Bakanı İsmet Yılmaz ve Sağlık Bakanı Ahmet Demircan yer aldığı komisyon, dün ilk kez bir araya geldi.
Konuyla ilgili değerlendirmede bulunan avukat Şenay Tavuz, hükümetin cinsel saldırı ve cinsel istismar suçlarıyla ilgili yaptığı mevcut önerilerin çözüm olmayacağını vurguladı. Cinsel istismar ve cinsel saldırı olaylarında yaşanan artışa dikkat çeken Şenay, hükümetin kadın mücadelesi sonucunda bu konuyu gündemine almak zorunda kaldığını belirtti.
'Şüphelinin iftiraya maruz kaldığı düşünülüyor'
Türk Ceza Kanunu'nda (TCK) yer alan cinsel suçlarla ilgili düzenlemeleri hatırlatan Şenay,yargı kararlarına dikkat çekerek, "Mağdurun beyanı esas almak yerine şüphelinin iftiraya maruz kaldığı düşünülerek ilk aşamadan itibaren yeterli delil toplanmıyor ve tutuklama yapılmıyor. Kimyasal hadım yöntemiyle cinsel dürtüleri kontrol altına almak suç işlendikten sonra verilecek ceza. Suçu önlemek istiyorsak başka şeyler yapılmalıdır" dedi.
'Kimyasal hadım insan haklarına aykırı'
Çözümün “kimyasal hadım” uygulaması gibi kısasa kısas yöntemlerde olmadığına vurgu yapan Şenay, “Bunun sonucunda bu şiddete yönelen kişinin ‘kasıtlı’ değil ‘cinsel dürtüleri’ nedeniyle fiili gerçekleştirdiği gibi bir anlayış gelişecek” ifadelerini kullandı. Şenay, kişinin işlediği bir suç nedeniyle bedenine yönelik böyle bir müdahalede bulunmanın tıbben de hukuken de doğru olmadığı ve insan haklarına aykırı olduğu konusunda bilim insanları ve hukukçuların hemfikir olduğunu belirtti.
'İstismar suçu dürtülere indirgenemez'
Cinsel suçların asıl nedeninin ataerkil sistem olduğuna vurgu yapan Şenay, “Cinsel suçlar, ataerkil sistemin ve toplum yapısının sonucu olarak erkeğin kendini kadın ve çocuklar üzerinde her istediğini yapabilme hakkını kendinde görmesi nedeniyle yaşanıyor. Suçlu olarak kadın görülüyor” dedi. “Kimyasal hadım’ yasası ile fiili gerçekleştiren erkeğin ‘kastının’ olmadığı, ‘cinsel dürtülerden’ kaynaklı olduğu şeklinde savunmalar yapılabilecek” diyen Şenay, “Bazı ülkelerde idam cezalarına varan cezalar da caydırıcılık yaratmıyor” diyerek, şu öneride bulundu: “Cinsel istismar suçlarıyla ilgili olarak ayrı bir ceza infaz sisteminin kurulması gerek. Her ne kadar eksik ve uygulamada sıkıntılar yaşansa da Çocuk İzleme Merkezleri gibi kadınlara yönelik merkezlerin kurulmasının gerekli görüyoruz."
Şenay ayrıca, “Kimyasal hadım ayrıca kin ve intikam duygularından beslenerek idam cezasının meşrulaştırılmasını da getirebilir" diye belirtti.
'Kadının cinselliği ve özgürlüğü kontrol altına alınmak isteniyor'
Cezanın ağırlaştırılması ile suçun önlenemeyeceğini aksine cezanın uygulanmasının zorlaşacağını kaydeden Şenay, kadınların "kimyasal hadım"a karşı çıktığını söyledi. Yine AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan’ın, “Zina’ ile cinsel istismar aynı kapsamda değerlendirilmeli” şeklindeki açıklamalarına ilişkin de konuşan Şenay, “Zina ile ilgili bu tür bir düzenlemenin yapılası kadının cinsel ve sosyal özgürlüklerini kısıtlamaktır” dedi. Avrupa Birliği (AB) Uyum süreciyle birlikte “zina”nın yasalardan çıkarıldığını, Tayyip Erdoğan’ın bu konu ile ilgili son açıklamalarının kadınlar için bir tehlike olduğunu söyleyen Şenay,“Kadın bu şekilde eve hapsedilmek isteniyor” dedi. Muhafazakarlığın toplum içerisinde yaygınlaştırılmaya çalışıldığını vurgulayan Şenay, “Kadının cinselliği ve özgürlüğü kontrol altına alınmak isteniyor. İnsanlar arasındaki düşmanlığı körükleyen bir şey. Evrensel normlarla yaklaşılması gerekir” dedi.








