Elazığ Cezaevi raporu: Tehdit, işkence, darp
- 13:03 23 Şubat 2018
- Güncel
DİYARBAKIR- Diyarbakır Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu ve İHD tarafından Elazığ 2 Nolu Cezaevi’ne ilişkin hazırlanan raporda, tutsakların çok ağır işkenceye maruz bırakıldığı ve saldırılar sonucunda yaralanan tutsakların tedavi edilmediği belirtildi. Raporun devamında, tutsakların işkencede bahsi geçen “özel ekipte” yer alan kişileri daha önce cezaevinde hiç görmediği bilgisi de paylaşıldı.
İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi ve Diyarbakır Barosu, Elazığ Cezaevi’nde yaşanan hak ihlallerine ilişkin hazırladıkları raporu Diyarbakır Barosu Adli Yardım Binası'nda düzenlenen basın toplantısında kamuoyuyla paylaştı. Raporu okuyan Diyarbakır Barosu Cezaevi İzleme Komisyonu Üyesi Önder Alçiçek, Elazığ Ceza ve İnfaz Kurumu (CİK) Kampüsü içerisinde yer alan Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda son dönemde yoğun hak ihlallerinin yaşandığını söyledi. Önder, cezaevinde bulunan tutsaklar ile yapılan görüşmelerde hak ihlallerinin devam ettiğini söyledi.
Tutsak yakınlarının 19 Şubat günü Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda son birkaç gündür tutsaklara yönelik darp ve işkence yapıldığını belirterek, Diyarbakır Barosu ve İnsan Hakları Derneği Diyarbakır Şubesi'ne başvuruda bulunduğunu söyleyen Önder, bu başvurular doğrultusunda baro ve İHD üyelerinden oluşan bir heyetle birlikte 21 Şubat günü Elazığ 2 No’lu Cezaevi’ne gittiklerini belirtti.
İşkence, hakaret, tehdit
Tutsaklarla görüşen heyetin içerisinde yer alan Önder, işkenceyi, “16 Şubat tarihi itibariyle sayım için odalara giren infaz koruma memurlarınca, mahpusların ayakta ve tek sıra halinde sayım düzenine geçmeleri istenmiştir. Mahpusların bu uygulamayı kabul etmemeleri üzerine öncelikle haklarında tutanak tutulmuş, akabinde darp ve işkenceye maruz kalmışlardır. Özellikle 18 Şubat Pazar günü çok yoğun bir şekilde darp ve işkenceye maruz kaldıklarını ve çok ağır şekilde yaralanan mahpusların olduğu bilgisine ulaşılmıştır. Odalara giren ve sayıları kalabalık olan infaz koruma memurlarından oluşan özel bir ekibin mahpusları darp ettiği, ağır hakaret ve tehditlerde bulunduğu ve mahpusları ölümle tehdit ettiklerini, odalarda bulunan eşyaları kırıp dağıttıklarını, gelişen olaylardan dolayı can güvenliklerinin olmadığı söylemişlerdir” sözleriyle anlattı.
‘Özel ekipteki kişileri daha önce görmedik'
Raporun devamında, tutsakların bahsi geçen “özel ekipte” yer alan kişileri daha önce cezaevinde hiç görmediklerini söylediğini aktaran Önder, “Darp ve işkence 20 Şubat tarihine kadar devam etmiş ve bu süreçte mahpuslar doktor raporu için revire gönderilmemiştir” dedi.
Tutsaklarla yaptıkları görüşmelerde hükümlü bulunan E. D. İsimli tutsağın sağ göz çevresinde morluk ve sarı renkli ekimozlar tespit edildiğini belirten Önder, “Hükümlü E. T.’nin sol el parmak uçlarında morluklar olduğu, tutuklu M.B.’nin sol dizinde morarma ve şişkinlik olduğu, hükümlü B. K.’nin başının arka kısmında şişkinlik ve bacaklarında darp izleri olduğu gözlenmiştir” diye konuştu.
‘Personeller cezalandırılsın'
Cezaevi işkencesinin darp ve işkenceye kayıtsız kaldığını, bu tutumun keyfi bir yaklaşım olmakla birlikte suç oluşturduğunu ifade eden Önder, “Uygulamanın devam etmesi, ileride olumsuz olayların gerçekleşmesine yol açabilir” uyarısında bulundu. Tutsakların can güvenliklerinin tehlikeye düşebileceği endişesini taşıdıklarını söyleyen Önder, tutsakların sağlığa erişim haklarının sağlanması, koruyucu sağlık hizmetlerine önem verilmesi, hastalığı olanların tedavi olanaklarından yararlanmaları için gerekli önlemlerin alınmasını istedi. Önder, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı CİK’da yaşanan insan hakları ihlallerinin etkin bir şekilde soruşturularak sorumluluğu bulunan personellerin cezalandırılması için yargı mensuplarını göreve davet etti.
Suç duyurusunda bulunulacak
Elazığ Cezaevi’ndeki işkencede sorumluluğu bulunanların cezalandırılması için yargıyı göreve çağıran Önder, şöyle devam etti: “Heyetimizce, cezaevi rejimi, fiziki koşullar ve uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması gerektiğini tespit edilmiştir. İşkence ve diğer zalimane, insanlık dışı ya da onur kırıcı muamele ya da ‘cezanın önlenmesi sözleşmesi seçmeli protokolüne’ uygun şekilde ‘bağımsız’ ulusal denetim mekanizmalarının oluşturulması için hükümeti derhal gerekli çalışmaları başlatmaya davet ediyoruz. Ayrıca, Elazığ 2 No’lu Yüksek Güvenlikli Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’nda bulunan mahpusların yaşam hakkına yönelik uygulanan muameleler hakkında etkili bir idari ve yargısal denetim sağlanması için Adalet Bakanlığı’nı ve TBMM İnsan Hakları İnceleme Komisyonunu gerekli yasal süreci ve çalışmayı başlatmak üzere göreve davet ediyoruz.”
Önder, açıklama sonrası cezaevi yönetimi hakkında suç duyurusunda bulunulacağını açıkladı.








