'Cezaevlerini tek tip ile zapturapt altına almak istiyorlar'
- 16:45 24 Şubat 2018
- Güncel
İZMİR - "Tek tipe hayır" panelinde konuşan HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beştaş, "Zorla kıyafet giydirmek kişilik hakkının, adil yargılanma hakkının gaspıdır. Tutsakları zapturapt altına almak istiyorlar” derken, "Tek tip bir işkence türüdür" diyen avukat Şükran Öztürk ise, dayanışma çağrısı yaptı.
İzmir'de Halkların Demokratik Partisi (HDP) il binasında “Tek tipe hayır” konulu panel gerçekleştirdi. HDP Adana Milletvekili Meral Danış Beşdaş ve avukat Şükran Öztürk’ün konuşmacı olarak katıldığı panelin moderatörlüğünü Zindanlarla Dayanışma İnisiyatifi’nden Selma Altan ile HDP İzmir Eşbaşkanı Çerkes Aydemir yaptı.Panele HDP ve DBP üyeleri, sivil toplum kuruluşu temsilcileri ve çok sayıda tutsak yakını katıldı. Açılışta konuşan Selma Altan, Türkiye’nin 15 Temmuz 2016’dan bu yana “açık faşizm” ile yönetildiğini söyledi. Selma, hem içeride hem de dışarıda yapılan “tek tipe” karşı yapılan direniş çağrısını yineledi.
Ardından söz alan Meral Danış Beşdaş, Osmaniye, Elazığ, Şakran, Bursa gibi Türkiye’nin birçok cezaevinden işkence başvurularının olduğunu belirtti. Efrîn’e yönelik saldırılar ve Türkiye’de giderek artan baskılara dikkat çeken Meral, Türkiye’de kurtuluş savaşı verildiği algısı yaratıldığını belirtti. Gerçeklerin halka anlatılması gerektiğini söyleyen Meral, “Türkiye ile bir alıp veremedikleri de yok. Türkiye’nin sınırlarına bir müdahaleleri de yok. Amaçları hem saldırıyı meşrulaştırmak hem iç seçim malzemesi yapmak hem de bu arada savaş adı altında içeride de hukuksuzlukları meşrulaştırmak görünmez kılmak amaçları. Bunu hayata geçirmeye çalıştıkları en önemli yaşam alanları da hapishaneler” dedi.
'Korkuyorlar'
Devletin MHP politikalarına göre yönetildiğini ifade eden Meral, bütün toplumun tek kimlik, tek dil, tek cinsiyet gibi dayatmalarla tek tipleştirerek faşizm ve milliyetçiliği tırmandırdığını belirtti. Bu tektipleşitirmenin bir korkuyu yansıttığını, belirten Meral, “Korkuyorlar. Elazığ ve Osmaniye’de ayakta sayıma zorlanarak tutuklular darp edildi. Biat ettirmek, içerideki tutsakların her gelen emire ‘evet’ demelerini sağlamak için zapturapt altına almak istiyorlar” dedi.
'Mazlumları, Denizleri, 4'leri unutmayın'
Cezaevlerindeki “tek tip” dayatmasına ilişkin de konuşan Meral, cezaevleri tarihinin “tek tipe” karşı direnenlerin tarihi olduğunu söyleyerek, “5 No’lu cezaevini unutmayalım, 3 kibrit çöpüyle bedenini ateşe veren Mazlumları unutmayalım, en kötü koşullarda 4’ler unutulamaz. En kötü koşullarda direniş örgütlenmiştir. Direnenler kazanmışlardır. Deniz Gezmişlerin direnişi çok büyüktür. 19 Aralık nasıl unutulabilir. Tekrar başarabilmemiz için, insanca, onurluca bir yaşam için birlikte mücadele etmemiz şart” ifadelerini kullandı.
“Tek tip” elbise dayatmasının aynı zamanda tutsağın hakkındaki suç iddiasını kabul etmesi anlamına geldiğini söyleyen Meral, “Zorla kıyafet giydirmek kişilik hakkının, adil yargılanma hakkının gaspıdır” diye konuştu.
'Yargılama sürecini etkileyecek'
Avukat Şükran Öztürk ise, “tek tip” dayatmasının tutsakların yargılanması sürecini doğrudan etkileyeceğini söyleyerek, “Tutuklular kıyafetleri giymediklerinde bir saldırı söz konusu olacak. Böyle bir durumda da mahkemelere getirilmeyecekler” dedi. Cezaevlerinde çok ciddi sorunların olduğunu, özellikle KHK’ler ile getirilen yeni düzenlemelerle sosyal hakların, iletişim hakkının kısıtlandığını söyleyen Şükran, “Bu kısıtlamalara KHK ve OHAL ile kılıf uyduruyorlar. Kişi darp edilirken bu sefer de ‘direndi’ diyorlar” diye belirtti.
'Tek tip topluma da işkencedir'
Tutsakların anayasal ve uluslararası hukuk normlarına göre birçok hakka sahip olduklarını dile getiren Şükran, ancak devletin kendisine karşı işlendiği iddia edilen suçlarda kişileri doğrudan hedef alarak sınıflandırdığını, toplum nezdinde itibarsızlaştırdığını söyledi. “Tek tipin” bir işkence türü olduğunu söyleyen Şükran, “Sadece bireye yapılan değil tüm topluma yapılan bir işkencedir” diyerek, birlikte mücadele çağrısı yaptı.
Panel soru cevap şeklinde son buldu.








