Filiz Kerestecioğlu: Çözüm ne 'hadım' ne de 'idam'

  • 09:08 27 Şubat 2018
  • Güncel
Beritan Canözer 
 
İSTANBUL - Hükümet tarafından çocuk istismarlarında "çözüm" olarak gündeme getirilen "kimyasal hadım"ın önleyici olamayacağını söyleyen HDP Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, "Kimsenin bedeni kendi rızası olmadan dokunabilir değildir. Ne hadım çözüm ne idam bunu önleyebilir. Bunun için tam anlamıyla bir seferberlik gerek" dedi. 
 
Adana'da 3 yaşında bir çocuğun cinsel istismara maruz bırakılmasının ardından her yerden tepkiler yükseldi. Çocuk istismarına karşı önleyici cezaların getirilmesi gerektiğini belirten kadınlar, sokaklarda protestolar gerçekleştirdi. Artan tepkiler üzerine kurulan biri kadın 6 erkek bakandan oluşan komisyonun “çözüm” önerisi ise “kimyasal hadım” oldu. Halkların Demokratik Partisi (HDP) İstanbul Milletvekili Filiz Kerestecioğlu, hem artan kadın katliamları hem de çocuk istismarına ilişkin ajansımıza değerlendirmelerde bulundu. 
 
Türkiye'de çok uzun yıllardır kadına yönelik şiddete karşı sürdürülen bir mücadele olduğunu söyleyen Filiz, "Kadınlar belki de Türkiye'deki muhalefetin en güçlü damarı ve öyle olmaya da devam edecek. Tabi ki iktidarlar bundan çok fazla hoşlanmıyorlar ve bu yüzden zaten 8 Mart'lar yasaklanmaya çalışılıyor. Kadın cinayetleri erkek egemen sistemin, militarizmin ve sürekli siyasette art arda sarf edilen şiddet sözlerinin, öfke politikasının bir sonucu ve bunun giderek artması da aslında bu öfke siyasetin sonucu. Mahkemelerde her alanda yargının, siyasetin elinde ve siyasetin aleti olarak kullanıldığını görüyoruz" ifadelerine yer verdi. 
 
'Gerici ve muhafazakar bir sistem yaratmak peşindeler'
 
Yargının siyasetin aleti olmasından kadınların da nasibini aldığını belirten Filiz,  en çok da ölmemek için direnen ve mücadele eden kadınların bu durumdan etkilendiğini söyledi. Kadınların meşru müdafaadan yararlanamadığını vurgulayan Filiz, yıllardır kadın örgütlerinin bu davalarda müdahil olması gerektiğini savunduklarını hatırlattı. Bunun bir türlü hayata geçirilmediğini söyleyen Filiz, "Aslında yeni bir yargı sistemini hayata geçirmeye çalışıyorlar. Kendi yaratmak istedikleri bir hukuk düzeni ve bu hukuk düzeninde gerici ve muhafazakar bir sistem yaratmak peşindeler ve bu sistemi bugün mahkemelerde uyguluyorlar. Bu da yetmiyor değişiklikler yapmaya çalışıyorlar" diye konuştu. 
 
'Mücadele edeceğiz'
 
Kadın katliamları ve cinsel istismar davalarındaki yargı kararlarına dikkat çeken Filiz, fail erkeğin “kravat” taktığında ve “takım elbise” giydiğinde “iyi hal” indirimden yararlandırıldığını belirterek, “Hiçbir sanık, şüpheli heyetin karşısına kötü halde çıkmaz ve genellikle kendini orada iyi göstermeye gayret eder ama bundan faydalananlar hep bu cinayetleri işleyenler oluyor. Bu da kadın düşmanlığının tezahürlerinden bir tanesi ama dediğim gibi kadın mücadelesi aynı zamanda bu topraklarda çok güçlü ve bütün bu davalarda da ciddi anlamda takipçi oluyor. Dayanışmayla ancak bunların üstesinden gelinebilir ve hem emeğimize hem de kimliğimize, bedenimize dönük bütün saldırılarla dayanışmayı büyüterek mücadele edeceğiz" şeklinde konuştu. 
 
'En büyük sorunlardan biri ensest'
 
Bir birey olarak görünmeyen ve sesini duyuramayan bir kesimin de çocuklar olduğunu ifade eden Filiz, "İstismara uğrayan bir de çocuklar var ve onların sesini de kadınlar duyurmaya çalışıyor. Çocukların kendi hakları var ve onlar da birer birey. Eğer onlara iyi dokunuşun ve kötü dokunuşun ne olduğunu öğretirsek, bu konuda eğitimler verip, kamu spotları yaparsak ve hemen bir parmak uzaklığında ulaşabilecekleri birimler olursa o zaman çocuklar kendilerini koruyabilirler. Çocuk istismarını önlemenin en iyi politikası çocukları güçlendirmektir” ifadelerini kullandı. 
 
'Buna benzer çok fazla vaka olduğunu düşünüyorum'
 
Adana'da yaşanan cinsel istismar olayını hatırlatan Filiz, “Çok yakın bir zamanda çok büyük bir acı yaşadık. Çok büyük bir olaydı ki; duymadığımız buna benzer çok fazla olay olduğunu düşünüyorum. Türkiye'de en büyük sorunlardan biri de ensest ilişkiler ve bu da halı altına süpürülen, üstü örtülen sorunlardan" dedi. 
 
'Meclis komisyonu masa başında çözüm arayışına girdi'
 
Ensar Vakfı'nda yaşanan çocuk istismarından sonra Meclis’te çocuk istismarını önleme komisyonu oluşturduklarını ve bu komisyonda önemli kararlar aldıklarını söyleyen Filiz, "Ama Karaman'a bile zorla götürdük komisyon üyelerini. Ardında çok fazla yerde çocuk istismarına ilişkin olaylar yaşandı. Oradaki olayların incelenmesi için oralara da götürmeye çalıştık ama bunlar kabul görmedi ve daha çok masa başında çözüm yolları arandı. Sonra ne oldu? Cumhurbaşkanı ve başbakan bir kaç söz söylediler. Çocuk istismarının önlenmesi gerektiğini söylediler ve buna ilişkin ‘kimyasal hadım’ gibi saçma söylemler ile aslında bunun kamuflajını sağlamaya çalıştılar. Çocukları koruyabilmek için her türlü yasal düzenleme hazır aslında ama bunun için samimiyet ve niyet gerekiyor" diye belirtti. 
 
'Seferberlik gerekiyor'
 
Yakın zamanda kadınların tüm tepkilerine rağmen hükümet tarafından Meclis’ten geçirilen çocuk yaşta evliliklerin önünü açan Müftülük Yasası’nı hatırlatan Filiz, "Onlar henüz bir kaç ay önce mecliste küçük yaşta kız çocuklarının evlenebilmesi yasa tasarısını tartışıyorlardı. Çocuktan gelin olmaz ama onlar bunları geçirecek yasal düzenlemeler yapmaya çalıştılar. Bütün bunlar iktidarın zihniyetini gösteren politikalardır” diye konuştu. 
 
'Kimsenin bedeni rızası olmadan dokunulabilir değil'
 
Son olarak, “Hadım dünyanın çeşitli yerlerinde zaman zaman uygulanabilen bir şey ama asla tek başına bir çözüm değildir” diyen Filiz, şöyle devam etti: “Üstelik orada kişinin kendisinin buna 'olur' vermesi lazım. Gönüllülük ile yapılabilinecek bir şey bu. Kimsenin bedeni kendi rızası olmadan dokunabilir değildir. Ne hadımlar çözüm ne müebbetler ve idamlar bunu önleyebilir. Bunun için tam anlamıyla bir seferberlik gerek. Parti ayrımı gözetmeksizin herkesin çocuk istismarını önlemek için bir şeyler yapması gerekiyor ama dediğimiz gibi iyi niyet ve samimiyetle yapılması gerekiyor."