'8 Mart'ta kadını ötekileştiren anlayışla mücadele edeceğiz'

  • 15:15 28 Şubat 2018
  • Güncel
VAN - TJA öncülüğünde Van'da verilen dayanışma yemeğinde konuşan HDP Van Milletvekili Bedia  Özgökçe Ertan, "Mart ayına girerken 8 Mart ve 21 Mart ta biz kadınlar alanlarda olacağız ve AKP'nin kadını düşmanlaştıran, ötekileştiren anlayışına karşı var gücümüzle mücadele edeceğiz" dedi. 
 
 Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde HDP ve DBP'liler dayanışma yemeğinde buluştu. Beyaz Saray Düğün Salonu'nda verilen yemeğe, HDP, DBP Van il eşbaşkanları HDP Van milletvekilleri Bedia Özgökçe Ertan, Lezgin Botan, HDP DBP PM üyeleri, TJA aktivistleri, Barış Anneleri, ve çok sayıda yurttaş katıldı.  
 
Dayanışma yemeğinde kısa bir konuşma yapan HDP Van İl Eşbaşkanı Ümit Dede, Kür halkının mücadelesini kardelen çiçeğine benzeterek, "Bilirsiniz karakış daha etkisini sürdürürken, doğa üzerinde kefen misali bir kar tabakasıyla ölüm sessizliğindeyken kardelen çiçeği bu zemheriye inat kefen misali uzanan kar'a inat filizlenir, çiçek açar. Çok önemli bir anlamı var. Biz Kürt halkı olarak kardelen Berfin'e ayrı bir anlam verir ve kız çocuklarımıza onun ismini veririz. Tüm dünya zemheriye teslim olmuşken Berfin başını kaldırır ve 'ben buradayım' der. Berfin 'Ben bunu yaparsam sizde yaparsınız' mesajı veriyor. Başımızı dik tutuyorsak bahar illa ki gelecek. Dinler, kültürler halkla ve barışla buluşacak" diye belirtti. 
 
'8 Mart'ta meydanlarda sesimizi duyuracağız'
 
Ardından konuşan TJA aktivisti Nermin Unat ise, yaklaşan 8 Mart Dünya kadınlar Günü nedeniyle kentte yapılacak etkinliğe herkesi davet etti. Nermin, 8 Mart'ın coşkusunu 21 Mart Nevrozuna taşıyacaklarını söyleyerek, "8 Mart günü tüm Van halkını ve kadınları alana bekliyoruz. Büyük bir coşkuyla 8 Mart'ı kutlayarak meydanlarda sesimi duyuracağız. Bu coşkuyu 21 Mart Newroz alanına aktaracağız" dedi.
 
'Halkımız her seferinde sandıkta cevabını verdi'
 
Dayanışma yemeğinde son olarak Bedia konuştu. HDP eski Eş Genel Başkanı ve Van Milletvekili Figen Yüksekdağ şahsında cezaevinde olan siyasetçilere selam gönderen Bedia, 28 Şubat'ın iki önemli konunun tarihi olduğunu hatırlattı. Bedia bu konuları şu şekilde dile getirdi: "28 Şubat bize iki şeyi hatırlatıyor, biri post-modern askeri darbesi ve bu topraklara barış umudunu yeşerten Dolmabahçe mutabakatını hatırlatır. 28 Şubat darbesinin ardından mağdur olduk diye diye iktidara geldiler, Kürt sorununun çözümü konusunda sözler verdiler ama bugüne kadar hiçbir sözlerini tutmadıklarını gibi, her defasında Kürt halkını mağdur ettiler, sürekli olarak yalan söylediler. Halkımız bu yalanlarını gördü ve her defasında sandıkta cevabını verdi. Çözüm sürecine girdiğimiz dönemde yaptıkları durumunda kaldıkları ve Sayın Öcalan'ın büyük emek sarf ederek Kürt sorunun demokratik yöntemlerle çözümü için ortaya koyduğu modeli görüşene kadar. O zamana kadar umut var oldu ve halkların eşit bir şekilde bir arada yaşama umudu arttı.
 
'Umutların söndürülmesi hedefleniyor'
 
 90 yıldır uygulanan sahte demokrasinin gerçek bir demokrasiye evirilmesi süreci yaşanırken, masa devrildi.  Barış umudu dalga dalga yayılınca AKP iktidarının temeli sarsılmıştı. O dönem ki tartışmaların yankısı bile onların çözüm masasını devirmesine neden oldu. Bu baskılar 4 bir yanımızı sarmış durumda, biat etmemiz bekleniyor ve çürüyen bir toplum var. Baskılar, ölümler yetmiyor, şehir kuşatmaları yetmiyor, kadın ve çocukları öldürmek yetmiyor daha fazla savaşın imkanlarını yaratmaya çalışıyorlar. İnsanların bütün umutlarını söndürmeyi hedefleniyorlar." 
 
'Demokratik siyasette ısrar edeceğiz'
 
Efrîn'e yönelik saldırılara değinen Bedia, Türkiye'ye karşı hiçbir tehdit söz konusu olmadığını, Suriye'de süren 7 yıllık savaşta en güvenli yerin Efrîn olduğuna dikkat çekti. Bedia şöyle konuştu: "Adına Zeytin Dalı denilen operasyon bütün halklara tehdittir. İçeride dışarıda Kürt düşmanlığı ayyuka çıkmıştır, çocuklar ölüyor, yaşlılar öldürülüyor. Her gün suç işlenmeye devam ediliyor. Oradan murat ettikleri nedir? Bir yandan ölümler devam ederken, milliyetçilik muhafazakarlık artırılıyor ve bununla iktidarda kalma arayışı var. Saldırı çok ağır ve had safhaya ulaşmıştır. Gittikçe kötüye giden bir ekonomi söz konusu. Ölümleri arttırarak kaosları besleyen politika üretiyorlar, böylelikle hesap sormamızı engellemeye çalışıyorlar. Bunun karşısında ki herkes hedeftir. Tek sebebi hesap sorduğumuz içindir. Demokratik siyasette ısrar etmek insanlıkta ısrar etmektir. Bu yüzden kazanacağız ve mutlaka kazanacağız. Mart ayına girerken 8 Mart ve 21 Mart ta biz kadınlar alanlarda olacağız ve AKP'nin kadını düşmanlaştıran, ötekileştiren anlayışına karşı var gücümüzle mücadele edeceğiz."