Kalkandere’deki tutsaklar işkenceyi anlattı: 17 tutsak hastaneye kaldırıldı

  • 16:12 1 Mart 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - Özgürlükçü Hukukçular Platformu Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde darp ve işkenceye ilişkin cezaevinde tutsaklar ile görüştü. DBP Eş Genel Başkanı Mehmet Arslan’ında aralarında bulunduğu tutsaklar darp ve işkenceyi anlatırken, 17 tutsağın işkence nedeniyle hastaneye kaldırıldığı öğrenildi.
 
Bir haftadır Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’nde bulunan tutuklu ve hükümlülere yönelik darp ve işkencenin yaşanması nedeniyle Özgürlükçü Hukukçular Platformu'na çok sayıda başvurular yapıldı. Özgürlükçü Hukukçular Platformu Van Şubesi yoğun başvurular nedeniyle iddiaları incelemek için 26 Şubat tarihinde cezaevine bir heyet gönderdi. Heyet hazırladığı raporda cezaevine geçtikten sonra görüşme sağlanacak odadaki kameranın kaldırılmasını istedikleri belirtilen raporda, gardiyanın "Bu OHAL kapsamında getirilmiş ve tüm örgüt suçları için geçerli" dediği vurgulandı. Kamerasız bir odaya geçen avukatlar burada tutuklu bulunan Mehmet ile tutuklu bulunan Süleyman Kaya, Mehmet Saki Altın, hükümlü olan Orhan Fidan, Cenk Ahmet Ultan, Nurettin Vural ve Suat Öner ile görüşme gerçekleştirdi.
 
İşkence ile çıplak arama yapıldı
 
Görüşmede darp ve işkenceyi anlatan Mehmet, 19 Şubat tarihinde Diyarbakır D Tipi Kapalı Cezaevi’nden Rize Kalkandere L Tipi Kapalı Cezaevi’ne sevk edildiğini hatırlattı. Mehmet, nakledildiği cezaevinden elbiselerinin getirilmediğini sekiz gündür aynı kıyafetlerle yaşadığını vurguladı. Sevk edildiği gün saat 10.20 sıralarında bir odada bekletildiğini sonra çıplak arama yapılmak istendiğini dile getiren Mehmet yaşadıklarını şöyle anlattı: “Çıplak aramanın yapılacağı oda kamerasız bir odaydı. Çıplak aramaya karşı direndim söz konusu bu aramaya karşı tepkimi ortaya koyduktan sonra odaya yaklaşık on kişi girdi ve bana ‘Başkanlığın burada geçmez aramayı kabul etmezsen sonuçlarına katlanırsın. Burası vatanseverlerin yeri hepiniz bunu öğreneceksiniz’ denildi. Ben aramaya bir daha direndim ve sonrasında odadaki tüm görevliler üstüme çullandı. Bayılana kadar şiddet uygulandı ve zorla çıplak arama yapıldı. Aramadan sonra başka bir odada saat 23.00’e kadar bekletildim. Revire götürüldüğümde darp-cebir raporu düzenlenmeyip sadece herhangi bir hastalığımın olup olmadığı soruldu ve bana rapor verilmedi.”
 
‘Savcılığa yaptığım suç duyurusuna bir cevap alamadım’
 
Revirden sonra 16 kişinin olduğu bir odaya alındığını ve odada bulunan tutsakların tamamının çeşitli yerlerinden yaralı olduğunu dile getiren Mehmet, odadaki tutsaklara ayakta sayım yapılmak istendiğini ve bunu kabul etmeyen tutsakların işkenceye maruz bırakıldığının altını çizdi. Mehmet, işkence sırasında birkaç tutsağın kalp krizi geçirdiğini vurgulayarak, “Sonra ki günlerde de sözlü tacizlerle bu durum devam etti ve halen sürmekte. Bu durumu da ‘Adalet Bakanlığı genelge göndermiş’ diyerek kendilerini haklı gösterip ve buna uymayan kişilere ‘gereği yapılacaktır’ denildi.  Yaşanan ihlallere yönelik yazdığımız dilekçelere cevap alamıyoruz. Aynı zamanda Rize Cumhuriyet Başsavcılığına yaptığım suç duyurusuna da bir cevap alamadım” dedi.
 
'17 tutsak acil hastaneye sevk edildi’
 
Hükümlü bulunan Orhan Fidan ise, 16 kişilik koğuşta iki tutsağın ayakta sayımı reddettiği için yaklaşık 100-150 gardiyanın saldırısına maruz bırakıldıklarını söyledi. 40-45 tutsağın darp edildiğini ve bunlardan 17 kişinin acil hastaneye sevk edildiğini belirten Orhan, cezaevine gelen tutsakların kol, bacak, burun, çene ve sırt bölgelerinin alçıda olduğunu belirtti. İşkencenin ardından 3 saat boyunca ters kelepçe ile spor salonunda soğukta bekletildiklerinin altını çizen Orhan, “İdareyle cezaevi yönetiminde bulunan arkadaşlarımız görüşme aldıktan sonra olay yatıştı ancak iki gün sonra provoke söylemlerle tutsakları tahrik etmeye devam ettiler. Sosyal faaliyetlerimiz engelleniyor. Gazete, dergi, kitap gibi okuma materyallerini alamıyoruz, olanlara da el konuluyor. Bize gelen okuma materyalleri üzerinden uzun zaman geçmesinden sonra tarafımıza teslim ediliyor” ifadeleri ile yaşadıklarını aktardı.   
 
‘Kadın ziyaretçilerimiz cinsel tacize maruz bırakılıyor’
 
Yaklaşık bir yıldır Kalkandere cezaevinde olduğunu anlatan Cenk Ahmet Ultan da, 1 yıldır hak ihlallerinin devam ettiğini belirtti. Cenk, ziyaretlerine gelen kadın yakınlarının çıplak aramaya tabi tutulduğuna dikkat çekerek, kadın ziyaretçilerin cinsel tacize maruz bırakıldıklarını söyledi. 19 Şubat tarihinde yaşanan işkence ve darp olayına şahit olduğunu, darp edilenlerin bazılarının vücutlarında hala izlerin olduğunu belirten Cenk, saldırıya maruz kalan tutsakların ters kelepçeyle yere yatırıldıktan sonra gardiyanların sırayla işkencesine maruz kaldıklarını söyledi. 
 
‘Darp edildiğimiz alanda kamera bulunmuyordu’
 
Altı aydır Rize Kalkandere L Tipi Cezaevinde bulunan Mehmet Saki Altın ise, ayakta sayımın yapılması için yönetmelikte herhangi bir düzenlemenin bulunmadığını bu nedenle ayakta sayımı reddettiklerini dile getirdi. Mehmet Saki yaşadıkları işkenceyi şu sözlerle aktardı:  
 
“Bunun üzerine sorgusuz sualsiz beni ve diğer mahpusları yaka paça koğuştan dışarı çıkardılar. Sonrasında kollarımız arkadan plastik kelepçeyle kelepçelenerek yüzümüz yere değecek şekilde yatırdılar. Sonrasında sırtıma copla vurmaya başladılar. Bizi darp ettikleri alanda kameraların kadrajında bulunmuyorduk. Bu darp ve işkence böyle devam ettikten sonra beni ve koğuş arkadaşlarımı spor salonuna doğru götürdüler. Bu esnada yine darp ve işkence devam etti. Yoğun şiddetten sonra hastaneye gitmek için talepte bulundum. Bunun üzerine hastaneye götürüldüm. Darp ve işkenceye dair raporlarım mevcuttur.”
 
Darp ve işkenceye maruz kalan Nurettin Vural, olay günü ayakta sayım yapılmak istendiğini kendilerinin kabul etmemesi nedeniyle koğuş arkadaşlarıyla birlikte ters kelepçeleyip sırtına vurmaya başlanıldığını ardından spor salonuna götürüldüklerini belirtti. Nurettin darp sorasın da Metin Toprak, Bedri Bengü, Ali Soylu, Mahsun Sağlam, Kasım Dengiz, Cahit Erol’un darp nedeniyle hastaneden rapor aldığını vurguladı.
 
Özgürlükçü Hukukçular Platformu  öümüzdeki günlerde yaptıkları incelemeleri rapor halinde kamuoyuyla paylaşacak.