Sendikalı kadınlar 8 Mart'ta alanlarda olacak: Haklarımızın peşindeyiz

  • 09:07 2 Mart 2018
  • Güncel
 
 
Duygu Erol 
 
ANKARA - 8 Mart Dünya Kadınlar Günü hazırlıkları devam ederken sendikalı kadınlar, "Emek, eşitlik ve barış hakkımızın peşindeyiz" diyerek alanlarda olacaklarını vurguladı. 
 
8 Mart Dünya Kadınlar Günü etkinliklerine başlayan kadınlar, Türkiye ve Kürdistan'ın dört bir yanında 8 Mart'a kadar alanlarda olacak. OHAL ve KHK'lerle en fazla baskı altına alınmaya çalışılan kesimlerden olan emekçi kadınlar da o gün alanları dolduracak. 
 
'Kadınların sorunlarını alana taşıma sorumluluğu var'
 
Kamu Emekçileri Sendikası Konfederasyonu (KESK) Kadın Sekreteri Gülistan Atasoy, Türkiye'nin uzun bir süredir OHAL ve KHK hukuksuzlukları ile yönetildiğini hatırlatarak, bu hukuksuzluklarla beraber kadına yönelik saldırıların hem yasal düzlemde hem de erkek-devlet şiddeti ile beraber bir bütün olarak sistematik bir şekilde artarak devam ettiğini vurguladı. Gülistan, kadınların sorunlarını alanlara taşıma gibi bir sorumluluğunun olduğunu belirterek, "Çok yakın bir zamanda bu OHAL'e bir de savaş hali eklendi. Dolayısıyla aslında kadınların temel hak ve özgürlüklerinin kısıtlandığı ve kadınların yaşam hakkı başta olmak üzere en temel haklarının bile kullanılamaz hale getirildiği, bunların yok sayıldığı başkaca bir sürece girdik" diye konuştu. 
 
'Eşit, özgür bir yaşama kavuşuncaya kadar bu mücadelemiz sürecek'
 
Emekçi kadınlar olarak iş yerinden sokaklara kadar her alanda kadını yok sayan politikalara karşı bir araya geldiklerini ifade eden Gülistan şunları ekledi: "Örgütlenme özgürlüğümüzün önündeki engellerin kaldırılması, OHAL ve KHK'ler ile ihraç edilen bütün kadın emekçiler özelinde hukuksuz yere ihraç edilen bütün emekçilerin yeniden işlerine iade edilmesi için, aynı zamanda Türkiye'de kadınların, emekçilerin, halkların sorunlarını, yaşanan tecavüz, katliam, tacizin son bulması için, birikmiş sorunların çözüm bulması ve demokrasi için bu 8 Mart önemli. Dolayısıyla kadınların hem kendi yaşamını hem de dünyayı değiştirme mücadelesinin simgesi olan bu 8 Mart'ı kitlesel olarak alanlarda mesajı vermesi gerek. Emek, eşitlik ve barış hakkımızın peşindeyiz. Bize dayatılana değil eşit, özgür bir yaşama kavuşuncaya kadar bu mücadelemiz sürecek."
 
'Cins eşitlikçi, bilimsel eğitim hakkını talep ediyoruz'
 
Eğitim Sen Kadın Sekreteri Derya Yulcu ise "8 Mart'ın 'eşit işe eşit ücret' talebi başlayan bir tarih olduğunu biliyoruz. Günümüzde de kadınların sorunları devam ediyor ve dolayısıyla mücadelemiz devam ediyor" diye vurguladı. Derya, eğitim sisteminde gerici, faşist bir ideolojinin inşası için yaratılmaya çalışılan cinsiyetçi eğitim müfredatına, toplumsal cinsiyet kalıplarını pekiştiren sisteme  karşı cins eşitlikçi, bilimsel eğitim hakkını talep ettiklerini dile getirdi. 
 
' Mücadelemizi yükseltmek zorundayız'
 
Dünya Kadın Yürüyüşü öncülüğünde 8 Mart Dünya Kadınlar Günü için bir kadın grevi örgütlendiğini açıklayan Derya, "Ama ülkemizde grevler de yasaklanıyor OHAL düzeni ile birlikte. Bu anti demokratik uygulamalar nedeniyle 8 Mart Kadın Grevi örgütlenememiştir. Binlerce kadın, sadece bizim üyelerimiz değil, bir gecede haksız, hukuksuz bir şekilde KHK'ler ile işlerinden atıldı, intihar edenler ve yurt dışına çıkmaya çalışırken çocukları ile boğulan kadınlar oldu. Bütün bunlara karşı bizim öfkemiz çok büyük ve demokratik mücadelemizi yükseltmek zorundayız. O gün ihraç edilen bütün kadın kamu emekçileri alanda olmalı" dedi.