DTK: Ateşkese uymayan Türkiye’ye geri çekilme çağrısı yapılmalı

  • 14:46 5 Mart 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - Efrin'e yönelik saldırıların 45'inci gününde yaşanan sivil kayıplara ilişkin endişelerini yazılı açıklamayla paylaşan DTK, “BM, kendi kararına sahip çıkmalı ve arkasında durmalıdır” diyerek, BM’den ateşkes kararına uymayan Türkiye'ye geri çekilme çağrısı yapmasını istedi.
 
Demokratik Toplum Kongresi (DTK), Türk Silahlı Kuvvetleri (TSK) ve ÖSO gruplarının 45’inci gününe giren Efrîn saldırısına ilişkin yazılı açıklama yaptı. Havadan ve karadan gerçekleştirilen bombardımanlar sonucunda, Efrîn’e bağlı sivil yerleşim alanlarının harabeye çevrildiği, çoğu çocuk, yaşlı ve kadınlardan oluşan yüzlerce sivilin katledildiği vurgulanan açıklamada, Kürt, Arap ve diğer toplumlardan binlerce insanın yerlerinden ve yurtlarından göçertilmeye çalışıldığına işaret edildi. 
 
Açıklamada, uluslararası toplumun gözü önünde ve son derece aleni bir biçimde Efrîn’de Kürt halkına karşı soykırım uygulamasının bütün şiddeti ile sürdürüldüğü değerlendirmesi yapıldı.
 
Açıklamada şöyle denildi: 
 
“Türkiye ve Kürdistan halkları başta olmak üzere, bütün uluslararası toplumun bu saldırılar karşısında en üst düzeyde bir duyarlılık ortaya koyması son derece hayati bir hal almıştır. Savaş kent merkezlerine doğru yaklaştıkça on binlerce sivilin yaşamının tehdit altında olduğu gerçeğinin altını çizmekte yarar vardır. Ortadoğu’nun istikrarı demokratik bir Suriye’nin inşası, halkların varlıklarının ve meşru haklarının savunulması ve sahiplenilmesi anlamında bir duyarlılık ortaya koymak, kaçınılmaz ve ertelenmez bir insanlık görevidir.
 
‘Türkiye’nin kendi bildiğini okuması hukuku yok saymadır’
 
BM’nin tüm Suriye’yi kapsayan bir aylık ateşkes kararı karşısında, Türkiye’nin ateşkesi kabul etmeyen ve saldırılarını sürdüren yaklaşımı, BM daimi üye ülkeleri başta olmak üzere, tüm BM ve uluslararası toplum tarafından iyi okunmalı ve değerlendirilmelidir. BM daimi üyesi bütün ülkelerin, bir aylık ateşkesin Efrîn’i de kapsadığı açıklaması yapması karşısında, Türkiye’nin kendi bildiğini okuması; esasında BM’ye ve uluslararası topluma kafa tutması, uluslararası hukuku yok sayması manasındadır
 
‘Çözüm saldırıların bir an önce sonlandırılmasındadır’ 
 
BM, kendi kararına sahip çıkmalı ve arkasında durmalıdır. BM’nin bir aylık ateşkes çağrısı elbette ki önemlidir, ama yetersiz bir karardır. BM, bu kararı uygulamayan ülkelere ve güçlere karşı yaptırım gücünü harekete geçirmelidir. Yine bu kararın altını doldurarak, Türkiye’ye saldırılarını durdurma ve bütün askeri güçlerini, Suriye topraklarından geri çekmesi çağrısında bulunmalıdır. Çözüm, saldırıların bir an önce sonlandırılmasında ve diyalog kanallarının oluşturulmasında yatmaktadır.
 
Suriye’deki halklar, demokratik ve barışçıl bir zeminde, BM’nin ve uluslararası toplumun gözetiminde kendi gelecekleri ile ilgili kararı kendileri vermelidirler. Bu beklentilerle, bir kez daha Türkiye ve Kürdistan halkları başta olmak üzere, uluslararası toplumu, BM’yi, Avrupa Birliği ülkelerini ve uluslararası sivil toplum örgütlerini Efrîn’deki soykırım operasyonu karşısında, Efrîn halkıyla dayanışmaya çağırıyoruz.”