Kadınlar ‘Eşitlik Penceresinden Toplumsal Cinsiyet’ panelinde buluştu

  • 20:13 5 Mart 2018
  • Güncel
İZMİR – “Eşitlik Penceresinden Toplumsal Cinsiyet” konulu panelde konuşan kadınlar, kadın özgürlüğünü engelleyen sorunlara dikkat çekti. 
 
İzmir’de Derya Altun ve Doç. Dr.Elif Gürsoy’un yayınladığı “Eşitlik Penceresinden Toplumsal Cinsiyet” kitabının içeriğine ilişkin panel düzenlendi. Gaziemir Belediyesi Konferans Salonu’nda düzenlenen ve  DEMİS (Association For Development Migration and Social Policies - Kalkınma Gözcü ve Sosyal Politikalar) tarafından desteklenen panelde, avukat Birgül Değirmenci, “Hukuk ve Kadın”, Doç Dr Elif Gürsoy, “Namus algısı ve kadın” ve Derya Altun, “Belediyeler toplumsal cinsiyetin neresinde” konuları hakkında konuştu. 
 
‘Kadınların hakları kabul görülmüyor’
 
Derya’nın moderatörlüğünü yaptığı panelde ilk olarak konuşan Birgül, hukuktan, yerel yönetimlere kadar birçok konuyu kadın bakışıyla değerlendirdi. Devletin hukuksal bir sözleşme üzerine kurulduğunu belirten Birgül, toplumsal yaşam içindeki özel ve kamusal alanların tanımından bahsetti. Kadınların hukuksal zeminde haklarının kabul görmediğini, 1700’lü yıllardan bu yana verdikleri kimlik mücadelesinde hukukta eşitlik için bazı hakları aldığını, ancak henüz hayata geçmediğini söyledi.
 
‘Kadınların mücadelesi baskıyı kırdı’
 
Yasal düzenleme ve iktidarın politikaları nedeniyle kadınların özel alana sıkıştırılmak istendiğini kaydeden Birgül, ancak kadın mücadelesinin bu baskıyı kırdığını ifade etti. Birgül, kadının bedeni dahil birçok hakkının kontrol edilmek istendiğini dile getirerek, asıl mücadelenin doğru tespitler ve doğru strateji ile gerçekleştirilmesi gerektiğini söyledi. 
 
‘Artan kadın katliamları gözardı edildi’
 
Ardından söz alan Elif Görsoy, “namus” kavramına değindi. Kadının namus algısının kadının sağlığını nasıl etkilediği konusunda çalıştığını belirten Elif, kadınların sağlığını etkileyen konularda namusun eril bakış açısıyla şekillendirilerek, cinsiyete göre farklı namus algıları oluşmasına neden olduğuna dikkat çekti. Elif, erkeğin sahiplenici bir rol biçilirken, kadının birey olarak var olmadığı bir rol çizildiğini kaydeden Elif, toplumsal cinsiyet rollerinin toplumsal bir sözleşmeyi içerdiğini dile getirdi. Elif, kadına ve erkeğe yüklenen rollerin toplumsal bir sözleşmeyi içerdiğini ifade ederek, artan kadın katliamlarının da göz ardı edildiğini söyledi.
 
‘Kadın istihdamı arttırılmalı’
 
Panelde son olarak konuşan Derya, Toplumsal cinsiyet rollerinin belediyelerin her alanda kadınların dahil olduğu yapıda düzenlenmesi gerektiğini ifade ederek, kreş, gündüz bakım evleri, emzirme küçük bakım merkezlerinin arttırılması ve bulunmayan yerlere ruhsat da verilmesi gerektiğini söyledi. Derya, kentteki üniversitelerin kadın kurumlarıyla ortaklaşması gerekliliği üzerinde durarak, kadın istihdamının da arttırılmasının önemine işaret etti.