Ankara’da gözaltına alınan Fulya: Geri adım atmayacağız

  • 09:02 6 Mart 2018
  • Güncel

Habibe Eren

ANKARA - Ankara Kadın Platformu öncülüğünde yapılmak istenen 8 Mart mitingine yönelik polis saldırısında işkence edilerek gözaltına alınan kadınlardan Fulya Demir, “Saldırılar içinde bulundukları krizin göstergesi. Bu yüzden tüm kadınların bu mücadelede yer alması gerekiyor.  Kesinlikle geri adım atmamalıyız” dedi. 
 
Ankara Kadın Platformu'nun çağrısıyla 4 Mart’ta Çankaya Belediyesi önünde 8 Mart Kadınlar Günü mitingi için bir araya gelen kadınlara polis saldırısı sonucu 18 kadın gözaltına alınmıştı. Ayrıca  polisler tarafından plastik mermi, gaz  ve coplarla işkenceye maruz bırakılan kadınlara, cinsiyetçi küfür ve hakaretlerde de bulunulmuştu. Saldırı sırasında gözaltına alınan lise öğrencisi Fulya Demir, maruz bırakıldıkları polis şiddetini anlattı. 
 
'Kadınlar direndi’
 
Buluşma yeri olan Çankaya Belediyesi önüne gelir gelmez polislerin kendilerine saldırdığını söyleyen Fulya, "Önce bizi kendi istedikleri bir alana sürüklmeye başladılar. Biz alanda kalmak için diretince çevik kuvvet bizim etrafımıza barikat kurdu" dedi. Bu sırada polisin gözaltına aldığı kadınları fiziksel işkenceye maruz bırakıldığını söyleyen Fulya, kadınları gözaltına almak için ikiye böldüklerini ve sonrasında gaz kapsülü ile saldırdıklarını söyledi. 
 
‘İçini su dolduran çukurlara yatırdılar’
 
Fulya, gözaltı sırasında yaşadıkları işkenceyi şöyle anlattı:  "Darp edildikten sonra gözaltına alınıp yere yatırıldık. Suyun içini doldurduğu çukurlara yatırılıyorduk. Daha sonra arkadan ters kelepçe yapmaya başladılar. Gazdan dolayı gözümü silmek istediğimde, erkek polislerden biri 'katıldıysa yanacak sıkıca bağla bileklerini' gibi şeyler söyledi. Zaten erkek polislerin birçoğu cinsiyetçi küfür ve hakaretlerde bulunuyorlardı bu sırada.  Vücudumuzun her yerine tekmeler atıldı. Tekmeler sonucu çoğumuzda morluklar oluştu.  Sonra bizi duvara yasladılar. Bu sırada gazeteciler görüntü almasın diye barikat kurdular. Etrafımız kapatıldığında saçlarımız çekildi. Kafamıza vuruldu ve slogan atmayalım diye ağzımız kapatıldı. Keyfi işkenceye maruz kaldık.  Gözaltı aracına bindirildiğimiz esnada bir arkadaşımız fırlatıldı.  Bu sırada gelen herkesi üst üste attılar. Kapılar kapatıldı. Gazdan çok fazla etkilenen arkadaşlarımız vardı. Kapılara  vurduk ancak  açmadılar. İçeride on kadın oksijensiz kaldık. Sonra kapıları açtırdık ve fenalaşan kadınlara müdahale ettik. Sağlık kontrolünün ardından Kabahatler Kanun'dan ceza kesilerek serbest bırakıldık."  
 
'Saldırılar krizin göstergesi'
 
Ulusal ve sınıfsal sömürüye “dur” demek için alanlara çıktıklarını ancak saldırıya maruz kaldıklarını söyleyen Fulya, hukukun OHAL bahanesiyle rafa kaldırıldığını belirterek, “"Bugün en ufak bir sese bile katlanamıyorlar.  Bugün kadın eylemine, yüksel direnişine ya da fabrikalarda yapılması muhtemel grevlere tahammül gösteremiyorlarsa devlet gerçekten çok büyük bir krizin içindedir. Bu yüzden bu kadar pervasızdır" şeklinde konuştu. 
 
'Öncüleşmeliyiz'
 
8 Mart'ta Sakarya Caddesi'nde gerçekleşecek olan feminist gece yürüyüşüne çağrı yapan Fulya, şöyle dedi: " 4 Mart'ta büyük bir saldırı ile karşılaştık. Bu yüzden topyekün bir katlım gerekli. Biz kadının kurtuluşunu sosyalizmde görüyoruz. Bu yüzden tüm kadınların bu mücadelede yer alması gerekiyor.  Kesinlikle geri adım atmamak gerekiyor. Kendi eylemselliklerimiz üzerinden öncüleşmeliyiz."