Kadınlar OHAL'e inat Taksim'de olacak

  • 09:40 7 Mart 2018
  • Güncel
İSTANBUL - 8 Mart Feminist Gece Yürüyüşü'ne katılacak olan kadınlar; ortak mücadele talebi, hükümetin yanlış politikalarını teşhir etme, kadın gücünü ortaya çıkarmak ve OHAL'e inat alanlarda olduklarını göstermek için tüm kadınları Taksim'e çağırdı.  
 
Kadınlara yönelik baskının günden güne arttığı Türkiye'de OHAL koşullarına rağmen mücadelesini büyüten kadınlar her yıl olduğu gibi bu yılda İstanbul Taksim'de Feminist Gece Yürüyüşü'nde bir araya gelmeye hazırlanıyor. Hazırlıklarına günler öncesinden büyük bir coşku ve heyecan ile başlayan kadınlar, sokaklara yazılamalar yaparak ve bildiri dağıtarak tüm kadınları yapılacak ortak yürüyüşe çağırıyor.
  
Farklı bir çok kadın örgütünden binlerce kadının katıldığı ve renkli görüntülerin ortaya çıktığı yürüyüş öncesi Halkların Demokratik Partisi (HDP) Kadın Meclisi ve Halkların Demokratik Kongresi (HDK) üyesi kadınlar 8 Mart'a ilişkin mesajlarını ve yürüyüşe katılım amaçlarını ajansımız aracılığı ile paylaştı.  
 
'Üzgün değil kızgın olmalıyız'
 
Kadın katliamlarının ve kadına yönelik şiddet olaylarının arttığına dikkat çeken Zelal Çağla şöyle konuştu: "Biz kadınlar olarak tarihin başından beri büyük bir işgal altındayız. Bizim özümüz işgal altında dolayısıyla hayatın her anında gerçekten direnmek beraber olmak zorundayız. Çünkü bu bizim gerçeğimiz. Mücadele etmek zorundayız. Bu Ortadoğu kadınlarının gerçeği, Kürdistan kadınlarının gerçeği ve dünya kadınlarının gerçeğidir. Gerçeğimizle özgür bir geleceğe yürümek zorundayız. Arkadaşlarımızın, yoldaşlarımızın emaneti ve ateşi her an bizimledir, onu körüklemeliyiz. Üzgün olmaktansa her an kızgın olmalıyız, kızdırmalıyız. Kadınlar kazanacak. Vardık, varız ve var olacağız."
 
'Kadın özgürleşmezse toplum özgürleşmez'
 
Kadınlardan Refika Kısmet de yüzyıllardır süregelen kadına yönelik baskı ve ikinci planda görülmeye karşı kadınların "isyanda" olması gerektiğini savunarak, "Kadının olmadığı yerde zaten yaşam yoktur. Kadınlar olarak gücümüzün farkına varıp üstümüze düşen görevlerimizi yapmamız gerekir. Biz kendi gücümüzü ortaya çıkartmazsak, bu gücü kabul etmezsek haklarımızı elde edemeyiz. Kadın özgürleşmediği sürece toplum özgürleşmez, bu bir gerçektir" şeklinde konuştu. 
 
'Barış talebi ile alanda olacağım'
 
Songül Koluş ise "barış" talebi ile alanda olacağını belirterek, şunları söyledi:  "Dünya kadınlarının barış içinde yaşaması, özgürce kendilerini ifade edebilmesi ve anaların bilhassa ağlamaması için 8 Mart'ta tüm kadınları alanlara çağırıyorum. El ele verip 'jin jiyan azadi' şiarıyla bir arada olalım istiyorum. Gelin bu savaşı bizler yok edelim, barışa ses olalım."
 
'Kadınlar hep birlikte mücadele etmeli'
 
Kadınlardan Meryem Güneş, 8 Mart'a ortak kadın mücadelesinin gelişmesi gerektiğini belirterek, "Türkiye'nin ölçeğini ikiye ayırmak lazım. Doğudaki kadınların kadın olmaktan kaynaklı ezilmişliği aynı zamanda ulusal farklılıklardan kaynaklı ezilmişliği vardır. Batı'daki kadınların daha çok çalışma hayatından kaynaklı ezilmişliği vardır. Kadınlar hep birlikte mücadele etmelidirler. HDP'li kadınlar, HDK'li ,TJA'lı ve sosyalist kadınlar  olarak örgütleniyoruz. OHAL ve KHK'nın olduğu bir ortamda ne kadar becerebilirlerse onun çalışmasını yapıyoruz. En önemlisi 25 Kasım ve 8 Mart'la ilgili kadınların çalışması ve mücadelesinin görünür olması için mücadele de ediyoruz" ifadelerini kullandı. 
 
Meryem ayrıca 8 Mart Günü, Efrîn saldırılarına tepkilerini ortaya koymak içinde alanda yer alacaklarını sözlerine ekledi. 
 
'AKP hükümeti suçun artmasına neden oldu'
 
8 Mart'ın dünya kadınları için çok büyük bir kazanım anlamına geldiğini söyleyen Gülsüm Ağaoğlu da, yürüyüşe katılım gerekçelerini şöyle sıralıyor:  "Kadın haklarının ihlal edildiği, kadının siyaset sahnesinde ve sokakta görünür kılınmasının önündeki politikaları inşa eden AKP saray iktidarı kadın cinayetlerinin yüzde bin 500 oranında artışına ve çocuk istismarına ilişkin artan suçlara neden oldu. Nedeni de yasalardaki haksız tahrik indirimleriyle kadınların katline davet çıkaran, son çocuk istismarı düzenleme yasasıyla esasında istismarı yaşlara göre tasvip eden 12 yaş altı ve üstü iki ayrı düzenleme yapılacağından bahsediliyor. 12 yaş altında cinsel istismara uğranırsa müebbet hapis, eğer tecavüzle birlikte öldürme de gerçekleşirse ağırlaştırılmış müebbet hapis öngörülüyor. Sanki 12 yaşından sonrası çocuk değilmiş gibi. AKP saray iktidarının ve yandaşlarının sürekli çocuklara ve onların istismarına yönelik yorumlarının kol gezdiği bir dönemde yaşıyoruz. Ayrıca son dönemde artan işsizliği de kadınların iş hayatına katılımıyla eşleştiriyor sanki kadınlar çalışmaya başladıkları için Türkiye'de işsizlik oluşuyormuş gibi gösteriliyor. Bu politikalara karşı 8 Mart akşamı Feminist Gece Yürüyüşü'nde olacağız."