Efrîn’deki siviller için uluslararası kamuoyuna çağrı
- 21:50 16 Mart 2018
- Güncel
HABER MERKEZİ – Efrîn’e yönelik saldırılar nedeniyle Demokratik Özerk Yönetimi Göçmen İşleri Bürosu, on binlerce sivilin Şehba çölüne gitmek zorunda bırakıldığını duyurdu. BM Genel Sekreteri, Lüksemburg Dışişleri Bakanı ‘da yayınladığı açıklamalarda, Efrîn’e yönelik saldırıların son bulması çağrısı yaptı. İsviçre’de ise Efrîn Dayanışma Platformu ise, uluslararası dayanışmanın önemine dikkat çekti.
Demokratik Özerk Yönetimi Göçmen İşleri Bürosu, Türkiye ve ona bağlı grupların Efrîn’e yönelik saldırılarının 56.güne girmesiyle beraber, kentten göç etmek zorunda bırakılarak Şehba çölüne gitmek zorunda bırakılan on binlerce sivil halk için yazılı bir açıklama yaptı. Uluslararası kurumlara acil yardım çağrısının yapıldığı açıklamada, uluslararası toplumun Efrîn’e yönelik saldırılara sessiz kalındığı kaydedildi.
Devam eden saldırılar nedeniyle sivil halkın göç etmek zorunda kaldığının yinelendiği açıklamada, göç eden sivillerin maruz bırakıldığı duruma dikkat çekildi. Açıklamada, son iki günde gerçekleşen saldırılarda çoğu çocuk ve kadın onlarca sivilin katledildiğinin yüzlercesinin de yaralandığı ifade edildi.
Açıklamada son olarak, Şehba çölüne doğru göç etmeye başlayan on binlerce sivil için acil yardım çağrısı yinelenirken, “Çünkü binlerce çocuk, yaşlı ve yaralı sivil Şehba çölünde aç ve susuz kalmaktadır” denildi.
Lüksemburg’dan NATO’ya Efrîn mektubu
Lüksemburg Dışişleri ve Avrupa Bakanı Jean Asselborn, NATO Genel Sekreteri Jens Stoltenberg’e bir mektup yazarak, Türkiye’nin Efrîn’e yönelik saldırılarının uluslararası hukuka aykırı olduğunun altını çizdi. Saldırıların Efrin ve çevresi başta olmak üzere Suriye’deki durumu daha da kötüleştirdiğinin altının çizildiği mektupta, Efrîn’e yönelik saldırıların “büyük bir felakete” yol açacağı uyarısında bulunuldu.
BM Genel Sekreteri’nden ‘endişeliyim’ açıklaması
BM Genel Sekreteri Antonio Guterres de yayınladığı açıklamada, Efrîn ve Doğu Guta’da yaşananlara dikkat çekerek, BM Güvenlik Konseyi’nin Suriye’ye dönük aldığı ateşkes kararına uyma çağrısı yaptı. Antonio açıklamasında, “Yaşanan saldırılardan kaynaklı Doğu Guta ve Efrîn’den göçe zorlanan insanların yüz yüze kaldığı çaresizlik ve yaşananlar beni çok endişelendiriyor” diyerek, yaşananlardan dolayı endişeli olduğunu dile getirdi.
Efrîn Dayanışma Platformu’ndan uluslararası güçlere çağrı
İsviçre’nin Fransız bölgesinde İsviçreliler tarafından kurulan Efrîn ile Dayanışma Platformu çalışmaları kapsamında Efrîn’i sahiplenme eylemleri devam ediyor. Aralarında üniversite öğrencileri, siyasetçiler ve akademisyenlerinde bulunduğu bir grup, kurdukları Efrîn ile Dayanışma Platformu adına “Save Efrin” (Efrîn’i koru) pankartı arkasında bir araya gelerek sosyal medya üzerinden bir açıklama yaptı. Platform yaptığı açıklamada, uluslararası güçleri Efrîn’e yönelik saldırılara karşı harekete geçme çağrısı yaptı. Platform açıklamasında, uluslararası dayanışmaya ihtiyacın olduğunu vurgulayarak, “Kürt halkıyla birlik olup Efrîn ile her alanda dayanışma gösterin ve Kürt Kızılay’ına (Heyva Sor a Kurdistanê) yardım edin. Asla sessiz kalmayın” dedi.
Diyarbakır Barosu’ndan uluslararası kamuoyuna çağrı
Diyarbakır Barosu’da yayınladığı yazılı açıklamada, uluslararası kamuoyuna ve devletlere çağrıda bulunarak, Suriye’de iç savaşın 7 yıldır devam ettiğine dikkat çekildi. Açıklamada, Suriye’de şimdiye kadar 500 bin kişinin hayatını kaybettiği belirtilerek, 6 buçuk milyon insanın ise zorunlu göçe tabi tutularak açlık sefaletle karşı karşıya kaldığı vurgulandı.
Açıklamanın devamında şöyle denildi:
"Bir hukuk ve insan hakları örgütü olan baroların başta yaşam hakkı olmak üzere, tüm temel hak ve özgürlüklerin korunmasına yönelik çalışmalar içerisinde olması ve girişimlerde bulunması önemli sorumluluklarındandır. Bu sorumluluk bilinciyle; Efrîn kent merkezine yönelik müdahalenin yaratacağı tahribat, onarılması güç yeni sorun alanlarına sebebiyet vereceği gibi mevcut sorunları daha da derinleştireceği kaygısıyla, yapılması planlanan bu müdahaleden vazgeçilerek, sorunların silahların devre dışı bırakıldığı yol ve yöntemlerle çözümü çağrısında bulunuyoruz."








