92 serhıldanı tanığı: O günkü ruhla alanlara...

  • 09:05 17 Mart 2018
  • Güncel
MARDİN - Panzerlere ve kurşunlara karşı bedenini siper ederek tarihe geçen Nusaybin halkı, 92 Newroz ruhuyla alanlara çıkacak. O günün tanıklarından Kumri Pişkin, "92 ruhuyla alanlara akalım. O gün olduğu gibi bu sene de özgürlük ateşi yakılırken orada, alanda olacağım" dedi. 
 
1992 yılında Cizre Newrozunda halka yönelik katliam girişimine karşı Nusaybin halkı serhıldana kalktı. Toplandıkları alan panzerler tarafından sarılan ve kurşunlar ile taranan Nusaybin halkı o gün tarihinin en büyük savaşı ve ilk serhıldanını yaşadı. 21 Mart 1992'de dönemin İçişleri Bakanı İsmet Sezgin, Newroz kutlamalarının olaysız geçmesinden dolayı Nusaybinlilere teşekkür ederken, o gün Cizre'de onlarca kişi kutlama yapmaları gerekçesi ile saldırıya uğramış ve hayatını kaybetti. Buna karşı Nusaybin halkı bir gün sonra o zamanlar hastane şimdilerde Şehitler Köprüsü diye bilinen köprüye yürüdü.
 
Tarihin en büyük direnişi yaşandı
 
Newroz'u ilk gün coşkuyla kutlayan halk, Cizre'deki katliamı kınamak için 22 Mart'ta alanlara çıktı. Dört bir taraftan gelen halkın etrafı panzerlerle sarıldı. Panzerlere karşı köprüde oturma eylemi yapan halkın üzerine panzerler sürüldü. Bu sırada köprüde oturanlar sıkılan ateş ve panzerlerin altında kalmamak için Çağ Çağ deresine atladı. Panzer altında kalanlar, mermilere hedef olanlar ve Çağ deresine düşenler... 22 Mart günü Nusaybin'de yaşanan olaylar halen çocuklara anlatılıyor. Bilindiği kadarıyla o gün Nusaybin'de 22 kişi katledildi.
 
'Bir kadın panzerin önünde durdu'
 
Yaşanan o tarihi günlere tanıklık eden Kumri Pişkin, o günü hiç unutmadığını belirterek, şu notları düştü tarihe: "Olayla benim evimin önünde yaşandı. Newroz'un ilk günü kutlamamızı yaptık. Halaylar çektik. İkinci günde ise Cizre'de yaşananlardan sonra insanlar alanlara çıktı. Her yerden onlarca insan Newroz alanına doğru hareket etti. Onlar toplandıktan sonra da hemen arkasında panzerler geldi. İnsanla köprübaşında duruyordu. Panzerler yüzünden yollar kapanmıştı ve köprübaşı ve önündeki alana sıkışmışlardı. İnsanlar panzerlerin karşısında oturdu. Askerler 'kalkın' diye halka bağırmaya başladı. Her yeri panzerlerle kaplamışlardı. Ben de köprünün başından olanları izliyordum. Panzerlerden birinden inen asker insanlara bakıp 'Eğer kalkmazsanız gelecek olan panzer üzerinizden geçecek' dedi. Halk yerinden kalkmadı ve aracına dönen asker araçları halkın üzerine sürdü. Tam o anda bir kadın iki elini açıp panzerin önüne atladı. Panzer durdu ama diğer yoldakiler insanların üzerine sürüyorlardı. Hepsi bir anda köprüde kalan onlarca insanı taramaya başladı.
 
'İnsanların gözünden yaş akmıyordu'
 
"Wahh yade" demeye başladım. Zelzele gibi bir şeydi insanlar sadece köprüde kalmış ve dört bir yanları panzer ile dolmuştu. İnsanların çoğu tarandı durmadan tarandı. Ben karşıdaki köprüde bunları izlerken birden suda bir kadın gördüm. O zaman da kışın sonu olduğu için su çok fazlaydı. Kadının elinin yarısı yaralıydı ve elbisesi kafasını kaplamıştı. Kimse ağlamak bile istemiyordu, herkes isyan ediyordu. Sonra suyun ön kısmına baktım bir kadın daha vardı. Anneme çok benziyordu ben de köprüden bağırmaya başladım.
 
'Cenazelerin çoğu Qamişlo'dan çıktı'
 
İnsanlar yol bulamayınca kendi kendilerine köprüden suya atlıyorlardı. Tanıdığım gördüğüm onlarca insan oracıkta gelen kurşunlar yüzünden katledildi. Bir kurşun da benim elimi sıyırıp geçti. Her yerde cenazeler vardı. Hepsi sudan geçiyordu. Çok zor, ölüm bile kendinden utanmıştır o anda. Suya giren cenazelerimiz Qamişlo'dan çıkarıyorduk. Su zaten çamurluydu ama akan kan yüzünden çamur değil kıpkırmızı bir renge dönüştü. Nasıl anlatacağımı nasıl izlediğimi yaşadığımı da bilmiyorum.
 
'Tek bir dakikası aklımdan çıkmıyor'
 
Köprünün üstünde hiç insan kalmayana kadar taramaya devam ettiler. Köprünün yanında olan devlet hastanesinin camlarından bile kurşun atılıyordu. Her şey bitene kadar kıpırdamadan yerimde durdum. Bir an bile bir şey demedim sadece izliyordum. Bir kaç adam bir yaralıyı ambulansa koyduktan sonra onların üzerine ateş açılınca onlarca mecburen suya atladı. Suyu da tarıyorlardı. O gün 2-3 saat içinde yaşananlar onlarca insanın hayatını etkiledi. Çok acı… Her gün her saat aklımda hala. Ama bu halkın o gün yaşadığı hiç kolay değildi. O günden sonra ne o köprü ne de Nusaybin eski Nusaybin oldu. Halkın ilk serhıldanı da orda başladı."
 
'Serhıldan ruhuyla alanlara akalım'
 
Nusaybin'de baskı ve çatışmalar nedeniyle iki yıldır kutlanmayan Newroz için çağrı yapan Kumri, "İnsanlar o gün gibi yine o ruhla alanlara akmalı. O gün onlarca insan canlarını düşünmeden köprüye geldi. Şimdi de 21 Mart'ta o alanda olalım. İki yıldır baskı ve çatışmalar yüzünden kutlanmayan Newroz'u bu sene coşku ve direnişle kutlayalım. 92 ruhuyla alanlara akalım. O gün olduğu gibi bu sene de özgürlük ateşi yakılırken orada alanda olacağım" dedi.