Pira Şehîdan: Sesleri duydunuz mu?

  • 09:12 18 Mart 2018
  • Güncel
Gulê Sevcan
 
MARDİN - Nusaybin’de 22 Mart 1992 Newroz’unda yaşananların en canlı tanığı olan Şehitler Köprüsü, bombardıman ve çatışma izlerine rağmen halen dimdik ayakta. 
 
1992 yılında Cizre, Diyarbakır ve Şırnak'ta Newroz katliamlarının yaşandığı yerlerden biri de Nusaybin'di. Toplandıkları alan panzerler tarafından sarılan ve kurşunlar ile taranan Nusaybin halkı o gün tarihinin en büyük savaşı ve ilk serhıldanını yaşadı. 
 
O sene Newroz’u büyük bir coşku ile kutlayan halk, 22 Mart günü Newroz gününden farklı bir sabaha uyandı. “Nisêbina Rengin” adını o gün aldı. Cizre’de yaşanan katliama karşı ilçenin dört bir yanında toplanan halk o gün “Hastane Köprüsü” olarak bilinen şimdi ki adıyla “Şehitler Köprüsün”de (Pira Şehîdan) bir araya geldi. Pira Şêhidan, arkalarından gelen panzerlere aldırış etmeden yürümeye devam eden yüzlerce kişiye yoldaşlık etti.
 
Yaralanan, o güne şahit olan tanıkların anlatımları bugün hala 7’den 70’e herkesin dilinde. “O gün ne oldu?” sorusuna, “Derenin suyu kandan kıpkırmızı olmuştu” sözüyle cevap veren Nusaybinliler, yaşananların bir an olsun unutulmadığını dile getiriyor. 22 Mart, Nusaybin’in serhıldana kalkışı, katliama, panzer altında kalanlara, mermilere hedef olanlar ve Çağ Çağ Deresi’ne düşenlerin her şeye rağmen boyun eğmediği gün.
 
Dili olsa da anlatsa...
 
Direnişin yanı sıra o güne dair hafızalara kazınan en tarihi an, panzerler tarafından köprü üzerinde sıkıştırılan halkın devlete teslim olmayıp kendini suya atması. Nusaybinli çocuklar tanıkların ağzından yakılan ağıtlar ve klamlarla büyürken, o an’ın  en canlı tanıklarından biri de Pira Şehîdan. Nusaybinlilerin,  “Dili olsaydı da o gün yaşananları anlatsaydı” diye andığı köprü,  yaşanan tüm çatışma ve bombardımana rağmen halen dim dik ayakta. 
 
Gök yeşilinden kan kırmızısına...
 
O günün sabahına uyanan köprü böyle bir şeye tanık olacağını hiç düşünür müydü bilinmez. Bahar gelmiş, karşında duran ağaçlar yemyeşil sana bakarken, bir saat sonra her şeyin kan kızıla boyanacağını tahmin etmiş midir? Ya da üzerinde panzer altında ezilen inşaların kemik seslerini duyunca, “Bakın su var suya atlayın” sözlerini fısıldamış mıdır? Bütün bu sorulara asla cevap alamayacağız…
 
‘Buradayım duyuyor musunuz?’
 
1992’de Hastane Köprüsü olarak bilinen köprü, olaydan sonra Şehitler Köprüsü (Pira Şehîdan)  adını alıyor. Bir tesadüf müdür bilinmez ama Pira Şehîndan 92’den sonra ikinci Serhıldanını öz yönetim sürecinde yaşanan direnişlere de birebir tanıklık etti. Çatışmaların yaşandığı mahallelere girişi sağlayan köprü, üzerinden geçen her Nusaybinliye kentin geçmişini hatırlatıyor. 
 
Köprü onarılmıyor 
 
2015 yılında altında devlet güçleri tarafından atılan bombalar nedeniyle zarar gören köprü, üzerinden geçen tanklara inat dimdik ayakta duruyor. Tahribat nedeniyle sadece yayaların geçebildiği, araba geçişlerine kapalı olan köprü aylardır onarılmıyor. 
 
Bir tarafına öz yönetim direnişini bir tarafına Nusaybin’i köprü, direnen Kürt halkını, Kürt gençlerini hatırlatıyor. Şimdilerde üzerinde oynayan çocuklara yoldaşlık eden köprü, onarılmayı bekliyor.