Bakırköy'de Kawa'nın isyan bayrağı dalgalandı

  • 09:09 22 Mart 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Bakırköy Özgürlük Meydan'ında dün yapılan Newroz kutlamasında bir araya gelen on binler, bir kez daha Demirci Kawa'nın isyan bayrağının inmeyeceğini gösterdi.   
 
Zulme karşı isyanı başlatan Kawa'nın demir ocağında çalışırken giydiği yeşil, sarı, kırmızı önlüğünü isyanın bayrağı, ocağındaki ateşi ise özgürlük meşalesi yapar. Newroz'un sembolü Kawa'nın özgürlük meşalesi ve isyan bayrağıdır. Zalim Dehak'tan kurtulan halklar 21 Mart'ı özgürlüğün, kurtuluşun ve halkların bayramı olarak kutlar. Demirci Kawa; başkaldırı kahramanı, Newroz ise; direniş ve başkaldırı günü olarak tarihe geçer. 
 
İstanbul Bakırköy Özgürlük Meydan'ında dün binlerin yaktığı Newroz ateşi, Demirci Kawa'nın heykelinin yıkmakla direnişinin hafızalardan silinmeyeceğinin kanıtı oldu. Evet Kürtler Demirci Kawa'dan aldıkları meşale ateşini elden ele bugünlere taşıdı ve taşımaya devam edeceklerini de alanlarda yaktıkları Newroz ateşi ile gösterdi.  
 
Bakırköy'de yapılacak olan kutlamanın hazırlıkları günler öncesinden başlamış, ev ev halk alanda Newroz ateşini yakmaya çağrılmıştı. Newroz günü on binlerin alanda toplanacağını kimse tahmin edememişti. 
 
Sabah alana giderken elbette bizde de endişe vardı. En büyük sebebi de hafta içine denk gelmiş olmasıydı. En azından hafta sonu olsa daha yoğun bir kitle olabileceğini düşündük. Konuştuk, tartıştık, alana geldik. Durgunduk, sakindik... Saat henüz 10.30 civarı ve programın başlamasına 2 buçuk saat vardı ama bariyerlerin ardında alana girmek için bekleyen yüzlerce kişiyle karşılaştık. Elbette şaşırmadık ama bir anda kalbimiz çarpmaya başladı. Alana giriş kapılarına doğru yöneldik, insanların yüzlerini okumaya çalışarak. Umutlu, coşkulu ifadeler fakat Efrîn vardı akıllarda. Konuşmasalar da anlaşılıyordu, hüzün havası da hakimdi. Ona rağmen "biz zulüm karşısında diz çökmedik, ağlamadık, bugün de direnmeye geldik" diyen bir kitleyle karşı karşıyaydık. 
 
Kitlenin gelişleri artınca alana alınma saatleri de ertelendikçe ertelendi. Bomba arama işleri, alan temizleme işleri derken saat 12'de alana alınmalar başladı. Alana giremeyen kitle alanın dışında, bariyerlerin içinde halaya durdular. Kürtçe stranlar ve Efrîn'e selam gönderen sloganlar ile çekildi tüm halaylar. Arada gelip gençleri "Efrîn demeyin bizi alana almazlar" diyen anneler ve amcalar olsa da gençler "Efrîn onurumuzdur, almazlarsa almasınlar" diyerek yaşlarından büyük cevaplar da verdiler. Öyle ya, Efrîn onurdu. 
 
Alana alımlar başladı, üst baş araması bahanesi ile insanlar taciz edildi. Özgürlükçü Demokrasi gazeteleri toplatıldı (toplatılma kararı yok, talimat var), yöresel kıyafetler çıkarılmak istendi, sarı, kırmızı, yeşil şallar alınmadı, kadınlar saç tokalarına kadar kontrol edildi. Kapıda gelenlere "Niye geliyorsunuz, ne işiniz var burada evinize gitsenize" dendi. Arama noktalarında sık sık gençler sıkıştırıldı, tahrik edildi. Alana giremeden gözaltına alınan onlarca insan oldu. Buna rağmen pes etmeden alana girişleri sürdü. Yaklaşık bir saat içerisinde ise alanda bulunanların sayısı on binlere ulaştı. 
 
Kitlenin yoğun coşkusu ve Efrîn mesajı program boyunca devam etti. Öyle ki program sunucuları "tertip komitemizin belirlediği sloganlar.." diye duyuru yapsa da sık sık kitle "Biji berxwedana Efrîn'e" sloganları atmayı sürdürdü. 
 
Kadınlar bitmeyen direniş tutkusu, umudu, dik duruşu
 
Annelerin sarı, kırmızı, yeşil yazmaları, yöresel kıyafetleri, genç kadınların Newroz coşkusu, Kürdistani duruşu, erkeklerin giydiği askeri kıyafetler... Herşey Newroz havasına uygundu. Newroz baharın simgesi, direnişin sembolü, kutlama değil miydi zaten? İşte, alandaki herkes bunu bilerek gelmişti. Tabi her şeyden önce olası durumda direnmeleri gerektiğini de biliyorlardı. Gergin bir ortam da vardı bir yandan ama gençlerin coşkusu gerginliği bastırıyordu. 
 
Özellikle kadınların polislere karşı gösterdiği dik duruş, kültürüne el uzatmaması, yazmalarını polislere teslim etmemesi Kürt kadınının iradesini de ortaya koyuyordu. Alanda bulunan kadınların ara ara ağladıklarına da tanık olduk. Sebebi de açık değil mi? Yıllardır yok sayılıyorlar, katlediliyorlar ama onlar buna alışmıyor. Her gün daha da artarak alanları dolduruyorlar ama bugün kadınları ağlatan bir başka şey ise, Kawa'nın Türkiye'ye bağlı gruplar tarafından yıkılan heykeline karşı, yükselen direniş ateşiydi. 
 
Tabi sadece ağladıklarına tanık olmadık. Alanın en güzel renkleri kadınlardı. Genç, yaşlı tüm kadınlar alanın en önlerinde bir yandan halaya duruyor, bir yandan pür dikkat konuşan siyasetçileri dinliyorlardı. Acıyı da, mutluluğu da bu coğrafyada en dipten yaşayan Kürt kadınlarıdır. 
 
Partizan'lılar alana alınmasa da çok sayıda siyasi parti ve sivil toplum kuruluşu da pankartları ile Newroz programına katıldı. Verilen en önemli mesajlardan biri de buydu. Halkların birbiriyle olan dayanışması sürüyordu ve en önlerde birlikte saf tutuyorlardı. Alanda kitlenin de, sahneye çıkan konuşmacıların da mesajları ve cevabı netti. "Efrîn Kürtlerindir, Efrîn düşmeyecek, Kürtler kazanacak, halklar teslim olmayacak" başlıklarını sıralayabiliriz.
 
Newroz ateşini yakan kitle Dehak'ın zulmüne karşı Kawa'nın ateşini gürleştirdiler. Çocuk, genç ve yaşlı demeden herkes ateşin üzerinden atlayarak bahara da "Hoşgeldin" dedi. Yakılan ateşler ve gösterilen irade ile hükümete mesaj verilirken, hükümet de bu mesajları çok net algılamış olacak ki Newroz bitiminde kitleye saldırıyı geciktirmedi. Büyük bir nefret ve kin ile gençlere müdahale eden polisler, alanda bir araya gelen o güçlü iradeyi tekmeler ve yumruklar ile kıracağını düşündü ama şunu unutuyorlar ki; irade hiçbir yumruk, tokat, tekme, ölüm tehdidi karşısında kırılmaz. Bir halkın kazanacakları, kaybedeceklerinden fazlaysa ve zulüm görüyorsa direniş onlar için en kutlu yoldur.
 
Kawa'lardan Mazlum'lara, Mazlum'lardan Berivan'lara, Rahşan, Sema, Mustafa'lara Newroz ateşi gürleşti, büyüdü. Bugün Kürt halkı o ilk kıvılcımı elden ele, yürekten yüreğe taşıyor ve söndürmeye çalışanın da elini kıracaktır. Kawa'nın heykelini yıkmak bu ateşi Kürt halkının tarihinden ve hafızasından silmedi, silemeyecek de. 
 
Kürtler dün olduğu gibi alanlarda isyan bayrağını dalgalandırmaya devam edecek…