SKM'den '8 Mart Kadın Grevi' kararı
- 15:26 25 Mart 2018
- Güncel
İSTANBUL -SKM 4. Genel Kongresi, genel meclis üyelerinin seçilmesi ve sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erdi. 8 Mart Kadın Grevi'ni örgütleme kararırı alan kongre, "Birleşik mücadele kazandırır" vurgusunda bulundu.
Sosyalist Kadın Meclisleri’nin (SKM), “Barış, yaşam, özgürlük için örgütleniyoruz” şiarıyla Aksaray’da bulunan Su Gösteri Merkezi’nde düzenlediği 4. Genel Kongresi’nde konuşmaların ardından önümüzdeki dönemin mücadele hattına dair önergeler sunuldu. Oy çokluğuyla kabul edilen önergeler kapsamında 8 Mart Kadın Grevi bulunuyor. İspanya'da kadınların bu yılki 8 Mart'ta hayata geçirdiği ‘Kadın Grevi'nin Türkiye’de de hayata geçirilmesi kararlaştırıldı. Aynı zamanda 8 Mart Dünya Kadınlar Günü'nün ücretli resmi tatil olması için diğer kadın örgütleriyle birlikte mücadele kararı aldı.
Kongrede sunulan bir diğer önerge "faşizm ve savaş politikalarına karşı mücadele" başlıklı önerge oldu. Kabul edilen önergede, "Kongremiz, kadına yönelik şiddet, yoksulluk ve yaşam tarzına müdahale olarak yansıyan, söz eylem ve düşünce özgürlüğünün önündeki en büyük baskı aracı olarak kullanılan faşizmin durdurulması, OHAL'in kaldırılması ve savaş saldırganlığının sona erdirilmesi amacıyla ortak kadın hareketinin örülmesi, bu konuda mücadelenin büyütülmesini kararlaştırır. Bu kapsamda SKM, tutsak edilen, şiddete uğrayan, savaşın sonucu olarak topraklarımıza göç eden kadınlarla dayanışmayı da mücadelenin bir parçası olarak görür" denildi.
11 eylemleri devam edecek
"Kadın yaşam adalet" ve "Kadınlar için adalet" şiarları ekseninde dönem çalışması yürütmeyi karar altına alan kongre, şiddete maruz bırakılan kadınlarla dayanışma içerisinde olacağını duyurdu. Ayrıca özsavunma hakkını meşru gördüğünü belirten kongre, özsavunmada bulunan kadınlarla dayanışma içerisinde olacağını kaydetti. Kararda, "Özsavunmayı kadınların yaşamında pratik bir seçenek olarak var etmek için uygun araç ve biçimleri hayata geçirir. 3. Kongrede kararı ile Özgecan şahsında başlattığı 11 eylemlerinin yeni dönemde de devam etmesini kararlaştırır" denildi.
Dayanışma kararı
Kadınların esnek ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı mücadele yürütülmesi kararı alan kongre, AKP'nin kadın emeğini değersizleştiren ve kadını iş yaşamının dışına iten saldırılarına karşı politikalar oluşturma kararı aldı. Ayrıca KHK ile işten atılan kamu emekçisi kadınların direnişleri ile dayanışma içinde olunacağı, kadın grevleri ile etkin ilişki kurulacağı, mobbinge karşı bilgilendirme çalışmaları ve mobbinge uğrayan kadın çalışanlarla dayanışma içinde olunacağı bildirildi.
Toplumsal infiale yol açan çocuk istismarı kongrenin bir diğer gündemi oldu. Kongrede, "Çocuk istismarına karşı farkındalık yaratmak amacı ile bilgilendirme ve eğitim çalışmaları yapmak, istimrarcıların yargılanması ve görevden uzaklaştırılması amacıyla toplumsal tepkiyi açığa çıkartacak eylem ve etkinlik düzenlemeyi karar altına alır" önergesi kabul edildi.
Kongre, genel meclis üyelerinin seçilmesi ve sonuç bildirgesinin açıklanmasıyla sona erdi.Kongrede faaliyet raporunun okunması ve önergelerin kabul edilmesinin ardından 39 kişilik Genel Meclis belirlendi.
SKM 4. Kongresinin sonuç bildirgesi şöyle:
"İşçi, emekçi, Türk, Kürt, Laz, Çerkes, Arap, Sunni ve Alevi her yaştan kadın ve LGBTİ+, baharı ve isyanımızı örgütlemek için bir araya geldik. Bugün bir kez daha anladık ki yan yana olmak için ne kadar çok nedenimiz ve erkek egemen sisteme karşı bize güç veren kadın yoldaşlığımız var. Kahkalarımızla yeşeren hayat, örgütlü mücadelemiz, kadın aklımız ve irademiz ile güçlenecek.
Politik İslamcı Saray faşizmi OHAL/KHK rejimi ile baskı ve zülüm düzenine hız kesmeden devam ediyor. AKP/MHP ittifakı ile yerli ve milli yeni baskı politikaları hataya geçirilirken kadına yine dört duvar dayatılıyor. Bir taraftan KHK ile işten atlan kadınlar güvencesizlik kıskacına alınırken, doğrudan üretimin içindeki kadınlar ise ucuz iş gücü olarak sömürülüyor. İş yaşamındaki ırkçı, cinsiyetçi uygulamalar, mobbing ve taciz yasalar ile kural haline getiriliyor. Kayıt dışı çalışan on binlerce kadın sayısına AKP'nin çöken Suriye politikası ile birlikte binlerce göçmen kadın eklendi. Ülkelerindeki savaştan kaçarken Türkiye'de iş cinayetlerinde yaşamını yitiren ve kaydı bile tutulmayan göçmen kadın emeği sermayeye peşkeş çekiliyor.
'Kadınların öfkesini büyüteceğiz'
Ancak kadınlar OHAL/KHK hukuksuzluğu ile işten çıkarılan kadınlar sokakta direniyor. İşten çıkarmalara karşı Çerkezköy'de olduğu gibi fabrika işgalinden grevlere kadar direnişin farklı biçimlerini hayata geçiriyor. Sosyalist kadınlar, emekçi kadınların esnek ve güvencesiz çalışma koşullarına karşı ortaya çıkan öfkesini büyütme sorumluluğu ile hareket edecektir.
Erdoğan, kadınların örgütlü mücadelesine karşı duyduğu öfke ile kadın iradesinin temsili olan başta HDP Eş Genel Başkanı Figen Yüksekdağ, ESP Genel Başkanı Çiçek Otlu, DBP Eş Genel Başkanı Sebahat Tuncel, SKM Genel Sözcümüz Fadime Çelebi, belediye eş başkanları, milletvekilleri ve kadın aktivistleri tutukladı ancak geri adıma attıramadı. Erkek egemen siyasete meydan okuyan kadınlar da bu saldırılar karşısında iradelerine sahip çıktı, kapatılan kurumlarına rağmen kadın özgürlük mücadelesinin kurumlara indirgenemeyeceğini bir kez daha ispatladı. Kayyumların ilk iş olarak kadın dayanışma evlerini kapatmasına rağmen yan yana olmanın farklı biçimlerini buldular. 4. kongremizdeki irade ile savaşa inat barış diyen sesimizi daha da yükseltecek, OHAL'in kaldırılması için daha fazla mücadele edeceğiz.
Mücadele kararlılığı
AKP iktidarı, tekçilik zihniyetini yaşamın bütün alanlarında karabasana dönüştürmüştür. Toplumun çeşitliliğini ve renkliliğini yok sayarak, her alanda ve kesimde tek tip bir yaşamı dayatmaktadır. Tek din, tek mezhep, tek millet, tek adam rejimini aynı zamanda tek cinsiyete indirgemeye, bu konuda toplumu yeniden şekillendirmeye girişmiştir. 'Makbul kadın' tanımıyla kadınları da tek tipleştirerek, erkek egemen iktidarına yedeklemek amacıyla yaşam tarzına müdahale etmektedir. Toplumun siyasal İslam temelinde yeniden inşasına, tek tipleştirilmesine, inanç, ezilen cinsel kimlikler, ezilen ulus ve halklara yönelik saldırılara, doğanın ve yaşam alanlarının talan edilmesine karşı mücadeleyi büyütme ve bu konuda kadınların birleşik mücadelesini örme kararlılığımız 4. Kongremizde bir kez daha tazelendi.
4+4+4 eğitim sistemi ile berber eğitimin siyasal İslama göre belirlenmesine karşı genç kadınlar liselerden kampüslere kadar aynı öfke ile geleceklerinin karartılmasına karşı duruyor. Kampüslerden komünistleri temizlemek isteyen Erdoğan'a inat yeni bir üniversite ve özgür yaşam talebini hayata geçiriyorlar. Onların dinamizmi ve enerjisi bir kez daha tarihin akışını değiştirecektir.
'Birleşik kadın mücadelesi kazandırır'
Homofobi ve transfobiyi meşrulaştıran söylemleri ile LGBTİ karşıtlığı nefret suçu boyutuna ulaşmış durumda. Kadın varlığına savaşa açan AKP, kadın katliamlarını, taciz ve tecavüzü erkek yargı aracılığı ile cezasızlıkla ödüllendiriyor. Çocuk istismarını önlemek bir tarafa her gün yeni bir söylem ile çocuk istismarını teşvik etmekten geri durmuyor. Müftülük yasasını geri çektiren kadın iradesi bir kez daha gösterdi ki AKP faşizmine karşı birleşik kadın mücadelesi kazandırır. Çocuklarımızın geleceği için eğitim çalışmalarından istismarcıların yargılanmasına kadar uzun soluklu bir mücadele hayati önemdedir ve bu güç biz kadınlarda vardır.
Efrin işgali ile ülke içinde tırmandırdığı milliyetçilikten oy devşirmeye ve muhalefeti susturmaya çalışan Saray, aynı zamanda tüm dünya kadınlarına güç ve moral kaynağı olan Rojava Kadın Devrimini boğmaya çalışıyor. Ancak erkek egemen sistem ve iktidarlar karşısında cins eşitlikçi, özgürlükçü ve demokratik bir toplumsal inşanın mümkün olduğu gerçeğini hayata geçiren Ortadoğulu kadınlar Barin Kobanê'lerin cesareti ile direniyor. Savaşın kadın bedenini talan etmesine karşı Rojava Kadın Devrimi'nin verdiği umut ile mücadeleyi büyütme ve kadın isyanımızı devrime taşıma sorumluluğumuzun farkındayız.
'Yıldızlara uğurladığımız kadın yoldaşlarımız umut veriyor'
Biz kadınlar OHAL düzeninde sokakların yasaklandığı anda nasıl ki buz kıran rolü oynadıysak, AKP'nin tüm saldırılarına rağmen barışı savunmaktan vazgeçmediysek, 8 Mart ve 25 Kasım yasaklarını sokakta boşa çıkardıysak, kadın katliamlarına karşı çığlığımızı isyana dönüştürdüysek önümüzdeki dönemde de aynı inat ve kararlılıkla yürümeye devam edeceğiz. Kadın özgürlük mücadelesinin ışığı ve yıldızlara uğurladığımız kadın yoldaşlarımız bize umut vermeye devam ediyor.
4. Kongremizi Barin Kobanê şahsında Efrînli kadınlara, Marielle Franco şahsında Brezilyalı kadınlara, Emani Al Rahmun şahsında katledilen göçmen kadınlara, Nevin Yıldırım şahsında özsavunma hakkını kullanan kadınlara ve Hande Kader şahsında katledilen LGBTİ'lere atfediyoruz. Aynı zamanda Ahed Et-Temimi şahsında Filistinli ve Vida Mohaved şahsında İranlı ve Türkiye- Kürdistan hapishanelerinde direnen tutsak kadınları kadın dayanışmasının sıcaklığı ile selamlıyoruz."







