'24 yıl önce bombalatanların öğrencileri bugün kayyım atıyor'
- 13:51 28 Mart 2018
- Güncel
ANKARA - Gözaltında ajanlık dayatmasına maruz kalan muhabirimiz Duygu Erol, "Gözaltı, tutuklama ve kapatmalarla kıramadıkları iradelerimiz bugün kayyımlarla teslim alınmak isteniyor" dedi. Gazeteci Kenan Kırkaya ise, Özgürlükçü Demokrasi kararına "Kayyım atadıkları gazetenin İstanbul'daki merkez bürosuna 24 yıl önce bomba attılar. Bunu yapan Tansu Çiller iktidarıydı. Bugünde onun öğrencisi İçişleri Bakanlığı yapıyor" diyerek tepki gösterdi.
Ankara'da 20 Mart öncesi yapılan ev baskınları sonucu gözaltına alınan muhabirimiz Duygu Erol, emniyette kendilerini Kamu Güvenlik Kurumu (KGK) olarak tanıtan kişiler tarafından maruz bırakıldığı ajanlık dayatmasına ilişkin İnsan Hakları Derneği (İHD) Ankara Şubesi'nde basın toplantısı düzenledi. Açıklamaya, gazeteci Habibe Eren, Kenan Kırkaya ve İnsan Hakları Derneği yöneticileri Sevil Turgut, Nuray Çevirmen katıldı.
4 gün gözaltında tutulduğunu ve dördüncü günün sonunda kıyafetini değiştirmeye gittiği sırada kendilerini KGK olarak tanıtan kişiler tarafından odaya kapatıldığını söyleyen Duygu, yaşadıklarını şöyle anlattı:
"İçeriye girdiğimde, kapı arkadan kilitlendi. Ben 'kıyafet değiştirecektim, yanlışlık oldu' dediğimde ise odada oturan kadınlar benimle sohbet etmek için orada olduklarını, Kamu Güvenlik Kurumundan geldiklerini ve gözaltına alınan kamu çalışanları, gazeteciler ile görüşmek istediklerini belirterek benimle de kahve içmek istediklerini söylediler. Eğer bu isteklerini kabul edersem serbest bırakılacağımı, aksi takdirde yaklaşık bir yıl cezaevinde kalabileceğimi söylediler. Benimle görüşmek için de üç gündür uğraştıklarını da ilave ettiler. Kurumları ile ilgili bilgi edinmek istersem internetten de araştırabileceğimi söylediler.
Neden buradasın hiç düşündün mü?
Konuşma sırasında hükümetten olmadıklarını, rahat olmam gerektiğini ve kendilerinin devlet çalışanı olduklarını ve görevlerinde gizlilik olduğunu belirttiler. Kahve tekliflerini reddedikten sonra bana 'Neden buradasın, hiç düşündün mü? Bak, başka gazeteciler neler yazıyor ve serbest. Çünkü onlar bizimle çalışıyor' dediler. Ailemi yanıma getireceklerini ve kabul etmem sonucunda eğitim için beni Fransa'ya göndereceklerini söylediler. Israrla reddetmem sonucunda odadan çıkmak istediğimi belirtince konuşma sona erdi.
Duygu, emniyette maruz kaldığı uygulamaya, "Bu kadar kolay ve rahatlıkla girerek ve bizimle görüşme yapmaya çalışarak, ajanlık dayatmaları, biz gazeteciler için kabul edilemez. Gözaltı, tutuklama, kapatmalarla kıramadıkları iradelerimizi bugün ise kayyımlarla teslim alınmak istenmektedir. Bizler gazeteciyiz ve doğru haber alma hakkını savunarak gazetecilik yapmaya çalışıyoruz" diyerek tepki gösterdi.
'Ahlaksız yöntemlerle bunu yapıyorlar'
Daha sonra söz alan gazeteci Kenan Kırkaya da, Ankara'da özgür basın geleneğinden gelen ajans ve gazete çalışanlarına yönelik benzer yönelimlerin son dönemde arttığının altını çizerek, "Çok ahlaksız yöntemlerle bunu yapıyorlar. Ajanlık dayatmaları, tehditler, gözaltılar gibi. Tabi biz bunlara alışığız ilk defa yaşadığımız şeyler değil. Ama bilmedikleri bir şey var. Bu yöntemler bize sökmez. O yüzden vazgeçmeleri gerekiyor bu yöntemlerden" dedi.
'24 yıl boyunca bomba attılar, bugün kayyım'
Bugün Özgürlükçü Demokrasi gazetesi ve gazetenin basıldığı matbaaya el konulmasına dikkat çeken Kenan, gelinen aşamayı "kayyım cumhuriyeti" olarak tanımladı. El konulan gazetenin İstanbul'daki merkez bürosuna 24 yıl önce bomba atıldığını hatırlatan Kenan, şöyle dedi: "Bunu yapan 24 yıl önce Tansu Çiller iktidarıydı. Bugünde onun öğrencisi İçişleri Bakanlığı yapıyor. Ama şunu bilmeleri lazım. Bundan sonuç alamayacaklar. Kayyım atamakla, bombalamakla, tutuklamakla, ajanlık dayatmasıyla sonuç alamayacaksınız."
'Son dönemde çok fazla başvuru var'
Daha sonra konuşan İHD üyesi Nuray Çevirmen ise, son dönemde kendilerine bu yönde çok fazla başvuru geldiğini belirterek, "Gerek basına gerekse çeşitli sivil toplum kuruluşları gerekse de öğrencilere yönelik ajanlık dayatmasına ilişkin başvuruları alıyoruz. Bu doğru bir tutum değil kesinlikle kabul edilemez" diye konuştu.







