Göçe zorlanan Meryema: Ne evlerimizi ne de Cizre'yi bırakıp gideriz

  • 09:05 29 Mart 2018
  • Güncel
ŞIRNAK - Direniş geleneğiyle bilinen Cizre'de yasaklardan sonra hayata geçirilen politikalardan biri de halkı göçe zorlamak. "Riskli alan" adı altında boşaltılmak istenen evini bırakmayan Meryema Belli, "Yasaktan sonra bombaların arasında yaşadık. Kimsenin burayı bırakmaya niyeti yok" dedi. 
 
Öz yönetim ilanının ardından "Sokağa çıkma yasağı" ilan edilerek talan edilen Cizre'de çatışma izleri hala tazeliğini koruyor. Çatışmaların son bulmasının ardından okulların dâhil karakola dönüştürüldüğü ilçede uyuşturucu, fuhuş ve bahis had safhaya ulaştı. Yine 'riskli alan' ilan edilen mahallelerde evler yıkılmaya başlandı. Cizre halkı ise her şeye rağmen toprağında kalmaya kararlı. 
 
Bombardımana rağmen  25 gün evinden çıkmadı
 
Çatışmaların en şiddetli yaşandığı ve bodrumların bulunduğu Sur Mahallesi'nde yaşayan Meryema Belli, 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen yasak sonrası 25 gün boyunca evinden çıkmadığını söyledi. Çatışmalar boyunca günlerce aç susuz kaldıklarını ama her şeye rağmen direndiklerini ifade eden Meryema, "25 gün boyunca içeride kaldık. Son güne kadar kalmayı düşünüyorduk ama yasak uzayınca biz de çıkmak zorunda kaldık. Burada insanlar günlerce direndi. Her şeye rağmen içeride kalan siviller vardı. Yasaktan sonra evime geldiğimde evden geriye bir parça dahi kalmamıştı. Sadece evin duvarları kalmıştı onlar da yıkık haldeydi. Yarım yamalak tamir ederek 30 gün boyunca evde yaşadık. Sonra biz tamire başladık" diye konuştu.
 
'Bombalanan evleri yaptık yeniden yıkmak istiyorlar'
 
Evini yeniden inşa etmeye başladıktan sonra "Riskli alan" kararının çıktığını ancak evinin devlet tarafından yıkılmasına bir kez daha izin vermeyeceğini dile getiren Meryema, "Biz yasaktan sonra burada bombaların arasında yaşadık. Evi yeniden yapmaya başladığımızda ise 'riskli alan' kararı alındı. Mahallede çoğu aile bu karara aldırış etmeden evini yeniden inşa etti. Bizim de bitti sayılır. Burada hiçbir şey eskisi gibi değil, eskiden uyuşturucu esrar buraya giremezdi. Ancak şimdi sokaklarda onlarca polis var ama yine de karşımızdaki metruk evler esrar kullanan gençler ile dolu" diyerek bilinçli bir politika uygulandığına dikkat çekti. 
 
'Burayı bırakıp gitmeyiz'
 
Kan akmasını istemediklerini ve barıştan yana olduklarını dile getiren Meryema, "Çocukların daha fazla ölmesini şehirlerin yıkılmasını istemiyoruz. Barış ve özgürlük istiyoruz. Ne evlerimizi ne de canlarımızı kolay kolay vermeyiz. Bizim için en güzel yer burası. Buradan başka bir yere de gitmeyiz. Bize karışmasınlar yeter. Evimizi yaptık şimdi sıra mahallede" dedi.
 
Danıştay kararı onamıştı
 
Bakanlar Kurulu, 1 Haziran 2016 tarihinde Şırnak'ın Cizre ilçesine bağlı Kuştepe, Cudi, Sur, Dağ Kapı, Kale, Şah, Yafes, Alibey ve Nur mahalleleri içerisinde bulunan 483,13 hektarlık alanı, 6306 sayılı Afet Riski Altındaki Alanların Dönüştürülmesi Hakkında Kanunu'nun 2. ve ek 1. maddeleri doğrultusunda "riskli alan" olarak ilan etmişti. Bunun üzerine Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB), belediye ve 14 aile, avukatları aracılığıyla kararın durdurulmasına ilişkin Danıştay 14'üncü Dairesi'ne başvuruda bulunmuştu. Sur ve Silopi'deki yıkımı onaylayan Danıştay 14'üncü Dairesi, Bakanlar Kurulu'nun Cizre ilçesinde binlerce evin yıkılmasına dair aldığı "riskli alan" kararına karşı yapılan itirazı reddetmişti.