ÖGİ: Özgür basın hakikat yolculuğuna devam edecek

  • 11:53 31 Mart 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Özgür Gazeteciler İnisiyatifi (ÖGİ), Mart ayı basına yönelik baskıların yer aldığı hak ihlallerini raporunda Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi ve Gün Matbaa'ya yönelik baskılara dikkat çekilirken, 25 basın çalışanın halen gözaltına olduğu kaydedildi. Raporda, özgür basının hakikat yolculuğuna devam edeceği vurgulandı. 
 
Özgür Gazeteciler İnisiyatifi'nin Mart ayı basın ihlallerine yönelik raporu, TMSF'nin Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi'ne el koymasından dolayı, İnsan Hakları Derneği'nin İstanbul Şubesi'nde düzenlenen basın toplantısında açıklandı. Toplantının yapıldığı salona,  "Özgür basın susturulamaz" yazılı pankart asılırken, toplantıya, DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren, ÖGİ Sözcüsü Hakkı Boltan ve Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi çalışanlarından Reyhan Hacıoğlu katıldı.
 
'Muhalif basını susturmaya çalışıyorlar'
 
Toplantıda konuşan ÖGİ Sözcüsü Hakkı Boltan, Mart ayının gazeteciler için ceza, gözaltı ve baskıların en fazla arttığı ay olduğunu belirtti. Mart ayını tek tipleştirmenin ayı olarak tanımlayan Hakkı, "Artık Türkiye'de farklı ses, farklı basın istenmiyor. Tek tip insan ve tek tip basın istiyorlar. Bilgi akışının tamamını kontrol altına alıp muhalif olan sesleri devre dışı bırakmak istiyorlar. Satın alamadıklarını zor yöntemlerle almaya çalışıyorlar. OHAL olduğu sürece bir KHK'ya bakar. Doğan Medya'nın satılması ile medyayı kırılma noktasına getirdiler. Bundan sonra daha fazla muhalif basını susturmaya çalışacaklar" diye konuştu.
 
'Yüzlerce gazeteci işsiz kaldı'
 
Hakkı şöyle devam etti:  "15 Temmuz'un ardından KHK ile onlarca yayın organını yasakladılar. Yüzlerce gazeteci işsiz kaldı. Cumhuriyet tarihinde, aydınların, gazetecilerin, akademisyenlerin, sendikacıların ve STK yönetici ve mensuplarının cezaevlerini doldurduğu olağanüstü bir dönem yaşıyoruz. Doğan Medya'nın şeffaf olmayan ayrıca gönüllü olmadığı anlaşılan bir ticari işlemle iktidara yakın bir başka holdinge verilmesinin ardından Özgürlükçü Demokrasi'nin, gelen ilk bilgilere göre, TMSF marifetiyle kayyıma devredilmesi, gelecekte, Saray'a biat etmemekte direnen gazetelerin de yayınlanmasının giderek imkansız hale geleceği öngörüyor. Türkiye'de haber alma hakkı ve basın özgürlüğünün engellenmesi için iktidar tarafından karanlığın ve uçurumun en dip noktasına doğru başlatılan yolculuk yeni baskı metotlarıyla son hızla devam ettiriliyor."
 
 'İnternet yayınları RTÜK'ün iznine bağlandı'
 
Son bir hafta içerisinde internet yayınlarının RTÜK'ün iznine bağlanmasına yönelik kanun tasarısının AKP iktidarı tarafından Meclis'ten geçirildiğini hatırlatan Hakkı, diğer yandan tüm yayınlarında iktidara sonsuz destek verdiği halde, salt kurumsal ve ekonomik olarak hükümetin kontrolünde olmadığı için büyük baskılarla karşılaşan Doğan Medya Grubu da hükümet yanlısı bir şirket tarafından satın alındığını söyledi.
 
'Tutuklamalarla özgür basını susturacaklarına inanıyorlar'
 
Bu adımların devamı olarak 27 Mart gecesi özgür basın geleneğinin son temsilcisi Özgürlükçü Demokrasi gazetesinin İstanbul'da bulunan merkez bürosu ve gazetenin basıldığı Gün Matbaası'na baskın yapıldığını dile getiren Hakkı, hem gazeteye hem de matbaaya el konulduğunu söyledi. Hakkı,  "Baskınla eş zamanlı olarak Demokrasi Gazetesi İmtiyaz Sahibi İhsan Yaşar, gazetenin Sorumlu Yazı İşleri Müdürü İshak Yasul, Gün Matbaası Sahibi Kasım Zengin ile beraber eski çalışanlar dahil en az 25 kişi gözaltına alınmıştır.  Kayyım atayarak, araçlarına el koyarak veya meslektaşlarımızı gözaltına alıp tutuklayarak özgür basını susturacaklarına inananlar geride bıraktığımız 30 yıllık mücadeleden bir şey anlamayanlardır" dedi.
 
'Özgür basın mücadelesinden vazgeçmedi'
 
Özgür basının hakikatin izini sürerken, büyük bedeller ödediğini vurgulayan Hakkı, "Gazete binaları bombalandı, sokak ortasında gazeteciler infaz edildi ve çalışanlarına binlerce yılı aşan hapis cezaları verildi, ancak mücadelesinden asla vazgeçmedi. El konulan Özgürlükçü Demokrasi Gazetesi işte bu geleneğin mirasçısıdır. Bu yüzden de Özgür Basın geleneği her koşulda ve tüm baskılara rağmen hakikat yolculuğuna devam edeceğine inancımız tamdır" ifadelerini kullandı. 
 
'İktidar dikensiz gül bahçesi istiyor'
 
Son olarak, iktidarı, alternatif ve muhalif medya kuruluşlarına yönelik bu uygulamalarından vazgeçmeye çağıran Hakkı, bu politikaların Türkiye'yi büyük bir karanlığa sürüklediğinin altını çizdi. "Gazete ve matbaalara kayyım atamakla, gazetecileri gözaltına alıp tutuklamakla iktidar sürdürülemez" diyen Hakkı, "Ülkeyi bu politikalarla dikensiz bir gül bahçesine çevireceğini sananlar anlamalı ki ne yaparlarsa yapsınlar 21. yüzyılın koşullarında gerçekleri toplumdan gizlemeyi başaramayacaklardır.  Gelinen aşamada bütün muhalif medya kuruluşları, muhalif sesleri bastırmaya çalışan hükümetin hedefinde bulunuyor.  Bu uygulamalardan anlaşılıyor ki iktidar hiçbir muhalif medya kuruluşuna tahammül etmeyeceği gibi alternatif seslerin çıkmasına izin vermemek için her türlü baskı ve zorbalığa başvurmaya katmerli bir şekilde devam edecektir" dedi.
 
Hakkı son olarak, tüm muhalif basın kuruluşlarını ve yürekli gazetecileri dayanışmaya çağrısını yineledi.
 
Toplantının devamında ÖGİ'nin Mart ayı raporunda şu noktalara dikkat çekildi:  
 
*170 gazeteci tutuklu
 
*41 gazeteci gözaltına alındı
 
*2 gazeteci tutuklandı
 
*3 gazeteci hakkında dava açıldı
 
*83 gazeteci yargılandı
 
*30 gazeteci cezalandırıldı. Bu gazetecilere toplamda 178 yıl 4 ay hapis cezası verildi.
 
*1 gazete ve 1 matbaaya kayyım atandı.
 
*1 gazetecinin bazı köşe yazıları sansürlendi. 1 dizi yayınlanmadan sansürlendi.
 
*1 Doğan Medya Grubu satıldı.
 
*İnternet RTÜK'ün denetimine girdi.
 
*1 gazete 12 kez BTK tarafından engellendi.