Göç ettirilen Efrinli kadınlar: Bu toprakların asıl sahipleriyiz
- 10:48 1 Nisan 2018
- Güncel
Sozda Oremar
ŞEHBA - Tilrifat'a göç etmek zorunda bırakılan Efrînli kadınlar, korktukları için değil çocuklarını katliamdan kurtarmak için Efrin’den çıktıklarını belirterek, “Barbarlıktan kaçtık ama toprağımızı bırakmadık. Bu toprakların asıl sahipleriyiz” diyerek seslendi.
Türk Silahlı Kuvvetle (TSK) ve ona bağlı grupların Efrîn'e dönük saldırıları sonucu göç etmek zorunda bırakılan yüzbinlerce kişi, göç ettikleri yerlerde kısıtlı imkânlarla yaşamlarını idame ederek direnişlerini sürdürüyor. Şehba Kantonu'na bağlı Tilrifat ilçesine göç eden Efrînli kadınlardan Elmas Ecem, kent merkezinde savaş uçakları, tank, havan ve obüslerle yapılan yoğun bombardımana 58 gün boyunca direndiklerini ve bu direnişlerine şimdi bulundukları yerlerde devam ettiklerini vurguladı.
Efrîn'den çıkmaya asla düşünmediklerini kaydeden Elmas, “Şehir merkezine uçaklarla saldırınca sayısız sivil halk katledildi. Daha fazla katliam olmasın diye Efrîn'den Şehba'nın Tilrifat ilçesine geldik. Burada kalmak istemiyoruz. Kendi toprağımıza dönmek istiyoruz. Herkes kendi toprağında kalsın. Biz gidip kimseyi evinden yurdundan etmedik, işgal etmedik. Onlar niye bizim toprağımızı işgal ettiler?" diye sordu.
'Bu toprakların asıl sahipleri bizleriz'
Türkiye'nin Tilrifat'a saldırı yapacağı söylemlerine değinen Elmas, şöyle dedi: "Şimdi diyorlar ki Ezaz'dekiler Kürtlerin Tilrifat'tan çıkmasını istiyor. Tamam, biz de çetelerin Efrîn'den çıkmasını ve topraklarımıza dönmek istiyoruz. Madem Ezaz'dakiler Tilrifat'ı istiyor o halde ne diye gelip Efrînimizi işgal ediyorlar? Biz ne Ezaz'i ne de Tilrifat'ı işgal ettik. Çetelerin nerden geldiği beli değil ama biz bu toprakların asıl sahipleriyiz. Kendi topraklarımızı istiyoruz.”
‘Türkiye’nin düşmanlığını gözlerimizle gördük’
Leyla Hesen ise, Cumhurbaşkanı ve AKP Genel Başkanı Tayyip Erdoğan'a şu şekilde seslendi: "Erdoğan bizden ne istiyor? Topraklarımıza göz dikerek, insanlarımızı katlederek nereye varacak? Dünyada ne kadar barbar çeteler var ise etrafına toplayıp bize saldırttı. Biz onlardan korkmuyoruz. Efrîn'den çıkmamızın nedeni de onlardan korktuğumuz için değil sadece çocuklarımızı katliamlardan kurtarmak için. Gözlerimizle Türkiye ve çetelerinin bebek, çocuk, genç, kadın, yaşlılara olan düşmanlığını gördük. Evet barbarlıktan kaçtık ama toprağımızı bırakmadık."
‘Efrin olmadan nefes alamayız’
Rusya'nın onayı olmadan Türkiye’nin böyle bir saldırıya girişemeyeceğini kaydeden Leyla, Rusya'nın Kürt düşmanlığı yaptığını söyledi. İşbirliği politikalarla Kürtlerin yok edilmek istendiğini vurgulayan Leyla, "Türklerle bir olup bizi yok etmek istiyorlar ancak biz yok olacak bir halk değiliz. Geçen gün Ruslar ‘Direniş Kampı'na geldiler halkımızı kandırmak için. Fakat halkımız onları 'Efrîni istiyoruz' sloganlarıyla kovdu. Ben bir şervan annesiyim, dört çocuğum daha var, onları da bu kutsal mücadele de feda edeceğim. Efrîn’e geri gitmek için canımızı feda etmeye hazırız. Biz topraksız yaşayamayız. Efrîn olmadan nefes alamayız" diye konuştu.







