Adliye önünde tutuklu gazeteci ve avukatlara özgürlük istendi

  • 12:47 4 Nisan 2018
  • Güncel
İSTANBUL - Tutuklu gazeteciler ve avukatların içerisinde olduğu 13 kişinin tutukluluk incelenmesi yapıldığı sırada İstanbul Adliyesi önünde yapılan açıklamada, ifade özgürlüğüne dönük baskılara dikkat çekildi. 
 
Gazeteciler İsminaz Temel ve Havva Cuştan ile Ezilenlerin Hukuk Bürosu (EHP) avukatları Sezin Uçar ve Özlem Gümüştaş'ın aralarında olduğu tutuklu 13, toplamda 23 kişi hakkında "örgüt üyesi" oldukları ve "örgüt propagandası" yaptıkları iddiası ile açılan dava kapsamında ilk tutukluluk incelemesi İstanbul Adliyesi'ndeki 27. Ağır Ceza Mahkemesi'nde bugün değerlendirilecek. Tutukluların yakınları ve EHP üyeleri İstanbul Adliyesi önünde basın açıklaması yaptı. "Haber alma hakkına, savunmaya, sosyalistlere özgürlük" yazılı pankartı açan grup, ellerinde de tutuklu gazeteci ve avukatların fotoğraflarını taşıdı. Grup adına açıklamayı okuyan ETHA muhabiri Pınar Gayıp, "Haber alma hakkına, savunmaya, sosyalistlere özgürlük!" dedi. 
 
'Aykırı ne varsa hedef tahtasında'
 
Pınar, "Sanattan siyasete, spordan eğitime, yemeden içmeye, yaşamın her alanında tek kişinin karar kıldığı bir tünelden geçiyoruz. Biliyoruz, bu karanlık tünelin ucunda ışık var. O ışık, yol almazsanız asla görünmez. Işığa yürüyenler oldukça umut vardır. Bunu bilen egemen, her kim ki ışığa yürüyor, ışığı taşıyor; en azgınca saldırıyor. Adına faşizm denilen, insanlık tarihinin çöplüğünden devşirilen toplumsal, siyasal gericilikle ezilen halklar yönetilmeye çalışılıyor. Aykırı ne varsa, kim varsa hedef tahtasında" diye belirtti. 
 
'Hizaya getiremediklerini kayyım atayarak boşa çıkarıyorlar'
 
"Gerçek, manipülasyona bile gerek duyulmadan apaçık tahrif edilip, 'tek doğru'  diye pazarlanıyor" diyerek medyadaki tek tipleştirmeye dikkat çeken Pınar, "Bakın, Efrîn'den gelen haberlere. Kırk yılda bir doğru yazanı, söyleyeni dahi, parasını bastırıp yandaşlar katarına katıyorlar. Hizaya getiremediklerini, Özgürlükçü Demokrasi'ye yaptıkları gibi OHAL düzeninin marifetiyle el koyarak, kayyım atayarak içini boşaltıyorlar, Welat Gazetesini baskı yapacak matbaa bulamayacak hale getiriyorlar" diyerek basına dönük baskılara işaret etti. 
 
'Özgür basın gerçeklerden taviz vermeyecek'
 
Özgür basının gerçeklerden taviz vermeyeceğinin altını çizen Pınar, "İsminaz Temel ve Havva Cuştan da bu geleneğin devamcısıdır. Bugün yargılandıkları mahkemenin bütün iddialarının aksine arkadaşlarımız bu nedenle, onurlu gazetecilik yaptıkları için tutsaktır. Tıpkı, aynı mahkemede görülen Cumhuriyet Gazetesi davasında olduğu gibi. İsminaz ve Havva için, sayıları 170'i bulan tutuklu gazeteciler için özgürlük istiyoruz" dedi. 
 
Tutuklu avukatlar, Özlem Gümüştaş ve Sezin Uçar'ın durumuna da dikkat çeken Pınar, "Savunma hakkı yoksa, adalet hiç yoktur. Yarın 5 Nisan Avukatlar Günü. Özlem ve Sezin'e, siyasi saiklerle hukuksuz olarak tutuklanan tüm avukatlara özgürlük istiyoruz" çağrısı yaptı. Pınar son olarak da "Demokrasi, özgürlük ve barış istemenin bedeli bu topraklarda hep ağır olmuştur. Sosyalistler, bu bedeli ödemekten hiç çekinmemiştir. Çünkü onlar, dünyanın her yerinde karanlık rejimlere, çürümüş düzenlere karşı eşitliğin, adaletin, özgürlüğün, aydınlığın taşıyıcısı olmuştur" şeklinde konuştu.   
 
'Derin bir baskı döneminden geçiyoruz'
 
Ardından davanın avukatlarından Özgür Hukukçular Platformu (ÖHP) Eş Başkanı İlknur Alcan, dava kapsamında yaptıkları tüm itiraz ve mahkeme başkanı ile görüşme taleplerinin, mahkeme tarafından reddedildiğini belirtti. 
 
DİSK Basın İş Genel Başkanı Faruk Eren de,  medyanın baskı altına alınmak istendiğine dikkat çekerek,  "Özgürlükçü Demokrasi'ne kayyum atandı çalışanları gözaltına alındı. Derin bir baskı döneminden geçiyoruz. Ancak biz şunu biliyoruz ki hakikatin sesi kısılamaz" dedi.
 
Tutukluluk incelemesinin sonucunun gün içinde açıklanacağı ve basına bildirileceği öğrenildi.