Yeni sistemin fotoğrafı: Yaşam hakkı daha fazla risk altında
- 09:09 12 Temmuz 2018
- Güncel
MANİSA - Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın "tek adam" sistemine geçiş için yemin ettiği sırada Somalı ailelerin "Adalet Nöbeti" ve Çorlu'daki tren faciasına karşı ne kadar kayıtsız kalındığına dikkat çeken HDP İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, "Yaşam hakkı artık daha fazla risk altında" dedi.
Recep Tayyip Erdoğan'ın "Cumhurbaşkanlığı Sistemi" için yemin ettiği sıralarda Tekirdağ'ın Çorlu ilçesinde meydana gelen tren faciasında aralarında çocukların da bulunduğu onlarca kişinin cenazesi kaldırılırken, Türkiye tarihinin en büyük iş cinayeti olan Soma davasında da aileler nöbetteydi. Tüm tepkilere rağmen "şaşalı" tören devam etti ve yeni sistemin nasıl olacağı da ilerleyen saatlerde ortaya çıktı.
Somalı ailelerin mahkeme heyetine tepki amaçlı başlattığı "Adalet Nöbeti"ne destek veren Halkaların Demokratik Partisi (HDP) İzmir Milletvekili Serpil Kemalbay, "Türk tipi başkanlık sistemi" ile insan hayatının daha da güvencesiz bir hale geldiğini, Çorlu ve Soma'da yaşananların ise vahşi kapitalizmin hırslarından kaynaklandığını vurguladı.
'Devlet ve bakanlıklar şirket gibi yönetilmek isteniyor'
Yeni sistemin esasında ülkeyi şirket gibi yönetmek olduğunu belirten Serpil, bakanlıkların da sermaye grupları şeklinde yönetilmek istendiğini ifade etti. Serpil, "Yani otoriter tek adam ile sermayenin hakimiyetinde, neoliberal sistemin en katı bir şekilde uygulanacağı bir başkanlık sistemine adım atmış olduk. Bu aslında 16 yıllık AKP-Erdoğan iktidarının kendini daha da koyulaştırarak tek adamlığın hayata geçirilmesi oldu" dedi.
'Soma katliamı örtbas edilmek istendi'
Faşizmin kurumsallaşması karşısında ezilen halkların daha fazla örgütlenme ve mücadele ile karşılık vereceğini söyleyen Serpil, "Her şeyi kar ve sermayenin kazanımları, kendi iktidarı ile açıklayan bir siyasi iktidarın; Soma'da 301 maden işçisinin yaşamını yitirmesini örtbas etmekten başka hedefi olmazdı ve öyle de oldu. İktidar temsilcileri işçilerin yakınlarını ve işçileri tekmelediler. Bütün bu katliamların üstünü örtbas eden bir mahkeme süreci tahrif ettiler. 4 yıl sürdü bu mahkeme. Bu 4 yıl süresinde adaletin gerçekleştirilmesi için hiçbir şey yapılmadı. Unutturulmaya, soğutulmaya, aileler etkisizleştirilmeye çalışıldı" şeklinde konuştu.
'Soma'da bile bile iş cinayeti yaşandı'
Cumhurbaşkanının yeminini okuduğu gün hem Soma davasını hem de tren kazasını örtbas eden bir durum sergilendiğinin altını çizen Serpil, "Her gün 3 işçi hayatını yitiriyor, neredeyse 20-30 işçi meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Sermayenin daha çok kazanması için bu tablo sürdürülüyor. Tekirdağ'da yaşanan bir kaza olarak görülmemelidir. Yüzlerce insanın yaralandığı ve 25'i aşkın insanın yaşamını yitirdiği bu facia, bir denetim yapılmadığı, önlemler alınmadığı için, gerekli işçi sağlığı iş güvenliği önlemleri ve tren yollarının denetimi sağlıklı bir şekilde yapılmadığı için, Devlet Demir Yolları ve Ulaştırma Bakanlığı'nın sorumluluğu altında geliştirilmesi gereken sağlıklı güvenli ulaşım şartları gerçekleştirilmediği için yaşandı" ifadelerini kullandı.
'Otoriterleşen Türkiye'de insan hayatı daha fazla risk altında'
Tüm bunlarla birlikte daha da otoriterleşen bir Türkiye'de yaşam hakkının daha da büyük risk altına girdiğini vurgulayan Serpil son olarak da şunları belirtti: "Bu güne kadar sürdürdüğümüz demokrasi, barış, emek, doğa, kadın mücadelesini daha fazla yükseltmek ve yaşam hakkını korumak için daha fazla örgütlenmek sorumluluğu ile karşı karşıyayız. Tek adam rejimi Türkiye'nin hiçbir sorununu çözmeyecek daha da derinleştirecek. Hepimizin görevi tek adam diktatörlüğüne karşı daha fazla örgütlülük daha fazla mücadeledir."







