Gülser Yıldırım tahliye edilmedi

  • 17:55 30 Kasım 2018
  • Güncel
MARDİN - HDP'nin önceki dönem milletvekili Gülser Yıldırım, yargılandığı davanın 3'üncü duruşmasında da tahliye edilmedi. SEGBİS'le ifade vermeyi reddeden Yıldırım'ın bir sonraki duruşmada mahkeme salonunda hazır edilmesine karar verildi.
 
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Mardin eski Milletvekili Gülser Yıldırım'a verilen 7 yıl 6 ay hapis cezasının Gaziantep Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bozulmasının ardından yeniden başlayan yargılamanın 3'üncü duruşması Mardin 3. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmada mahkeme heyeti yerine görevlendirilen  nöbetçi mahkeme heyeti davayı yönetti. Avukatların hazır bulunduğu duruşmayı, Yıldırım'ın yakınlarının yanı sıra HDP Mardin il ve ilçe örgütü yöneticileri ile HDP Mardin Milletvekili Tuma Çelik izledi. Kandıra F Tipi Kapalı Cezaevi'nde tutuklu bulunan Yıldırım ise, savunmasını mahkeme huzurunda yapma isteğine cevap verilmemesinden kaynaklı Ses ve Görüntülü Bilişim Sistemi (SEGBİS) aracılığıyla savunma yapmayı reddederek, duruşmaya katılmadı.
 
Yapilan kimlik tespitinin ardından iddia makamı mütalaasını tekrarlayarak, Gülser’in tutukluluk halinin devamı yönünde karar verilmesini istedi. 
 
'Bunlar üzerine atılı suçu karşılayacak deliller değildir'
 
Ardından söz alan Avukat Azad Yıldırım, Anayasa Profesörü İbrahim Kaboğlu'nun bir makalesini mahkemeye sunarak, makaleye göre Anayasanın 15'e yakın maddesinin çiğnendiğini söyledi. Dosyanın Anayasaya aykırılığını tekrarlayan Azad, mütalaada her seferinde cenazeye katılımın delil olarak sunulduğunu hatırlattı. Bu konuya dair tek delilin de müvekkili Gülser'in resmi kurumlarda çekilen fotoğrafları olduğunu dile getiren avukat Azad, "Bunlar dışında bir delil varsa biz de bilelim. Bunlar üzerine atılı suçu karşılayacak deliller değildir" ifadesini kullandı. 
 
'Müvekkilimin dokunulmazlığı Anayasaya aykırı bir şekilde kaldırıldı'
 
Ardından Gülser'e ait olduğu iddia edilen whatsApp görüşmelerinin delil olarak gösterilemeyeceğini belirten avukat Azad, "Telefona üçüncü bir kişinin eli değmiş olup biz üçüncü kişilerin elinin değmiş olduğu bir delilin kabul edilemeyeceğini söylüyoruz. Bu nedenle bu yazışmaların dosyadan çıkarılması gerekiyor" diye konuştu. Avukat Azad, müvekkilinin diğer milletvekilleri ile birlikte siyasi Saiklerle tutuklu bulunduğunu belirtirken, dokunulmazlıkların Anayasaya aykırı bir şekilde kaldırıldığını belirtti. Azad, müvekkilinin duruşma salonuna gelme talebi olduğunu kaydederek, serbest bırakılmasını istedi.
 
'Tutukluluğu kanuna aykırıdır'
 
Avukat Gülistan Duran da, Gülser'in 2 yılı aşkın bir süredir tutuklu olduğunu ve Yargıtay'ın müvekkili lehine karar verdiğini hatırlattı. Gülser'in tutuklu olmasının kanuna aykırı olduğunu ve masumiyet karinesinin ihlal edildiğini dile getiren Gülistan, tutuklamanın maddi unsurlarının hukuka uygun olmadığını söyledi. Gülser'in kanuni olmayan gerekçelerle özgürlüğünden mahrum edildiğini ifade eden Gülistan, "Makul şüphe üzerine bir yargılama yapılıyor. Müvekkilinin örgüt üyesi olabilmesi için en azından dosyada silahla çekilmiş bir fotoğrafının olması gerekmektedir. Kendisi milletvekili sıfatı ile yapmış olduğu siyasi faaliyetler ve görüşmeler gerekçesi ile tutuklu bulunmaktadır. Milletvekili olarak kimin kendisini aradığını bilemez. Arayan kişinin söyledikleri veya söyleyecekleri müvekkile suçlama yapılamaz" dedi. "Yurtdışından kendisi gelip ifade veren birinin tutuklu yargılanması CMK'ye aykırıdır" diyen Gülistan, Gülser'in serbest bırakılmasını talep etti. 
 
'Müvekkilimiz HDP milletvekili olduğu için yargılanıyor'
 
Avukat Erdal Kuzu da, Gülser'in mahkeme salonunda savunma yapma isteğini hatırlatarak, SEGBİS dayatmasından vazgeçilmesini istedi. Savcılığın mütalaasında "alabileceği cezanın göz önüne alınması" üzerine tutukluluk halinin devamı yönünde karar verilmesini istediğini dile getiren Erdal, istenen ceza oranı bakımından Gülser'in milletvekili olmaması durumunda şu anda tutuksuz yargılanacağını söyledi. Gülser'in tutuklu olmasının ve yargılanmasının tek nedeninin HDP'li bir milletvekili olması olduğunu kaydeden Erdal, "Beşir Atalay'ı buraya getirsek müvekkilimizden daha çok ceza almaları istenecekti.  Dönemin Başbakanının konuşmalarını, MİT müsteşarı Hakan Fidan'ın demeçlerini buraya getirsek daha fazla ceza istenecek söylemlerde bulunmuşlardır. Ancak müvekkilimiz sadece HDP milletvekili olduğu için bugün yargılanmak zorunda kalıyor" ifadesini kullandı.
 
'Hukuk bunu gerektiriyor'
 
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'ın AİHM'nin HDP önceki dönem Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş ile ilgili kararı sonrası yaptığı "AİHM kararı bizi bağlamaz" açıklamasını hatırlatan Erdal, şunları söyledi: "Bu sözlerden sonra bende yargıçların yerinde olsam karar verirken çekinirim. Ancak hukuk bunu gerektiriyor. Hukuken burada bir tahliye kararı verilmesi gerektiği tüm dosya kapsamından da anlaşılmaktadır. Tutukluluk süresi göz önünde bulundurulacak olsa dahi müvekkilin tahliye edilmiş olması gerekiyor. Bu kapsamda tahliyesini talep ediyoruz."
 
Verilen aranın ardından mahkeme heyeti Gülser Yıldırım'ın tutukluluk halinin devamı yönünde karar vererek duruşmayı 8 Şubat'a erteledi.