23 yıldır adalet arayan Kıymet: Devlet artık yanlışını kabul etsin

  • 09:02 8 Aralık 2018
  • Güncel
DİYARBAKIR - 23 yıl önce Renault marka bir araca bindirildikten sonra kendisinden haber alınamayan Fehmi Tosun'un kardeşi Kıymez Zengin, Galatasaray Meydanı'na ve Diyarbakır'da kayıp yakınlarının eylemine yönelik engellemelere tepki göstererek, "Devlet artık yaptığı yanlışı kabul etsin. Kayıplarımızı aramak hakkımız ve haklı mücadelemizi sürdürmekte ısrarcıyız" dedi. 
 
Fehmi Tosun, Diyarbakır'ın Lice ilçesine bağlı Çavundur köyünde yaşıyordu. Köylülere korucu olmaları için yoğun baskı uygulanıyordu. Korucu olmayı kabul etmeyen Fehmi Tosun, 1991 yılında köye yapılan baskında askerlerce gözaltına alındı. Uzun süre gözaltında tutuldu ve işkence gördü. 1994'te cezaevinden çıkınca tekrar polislerce aranmaya başlanan Fehmi, 19 Ekim 1995'te İstanbul Avcılar'daki evinin önünde silahlı, telsizli sivil polislerce 34 UD 597 plakalı beyaz Renault marka araca zorla bindirilerek götürüldü ve kendisinden bir daha haber alınamadı. 
 
'Seni de ağabeyin gibi öldürelim mi?' 
 
Kardeşi Kıymet Zengin, tüm yasal yollara başvurmasına rağmen Fehmi'nin gözaltına alındığının inkar edildiğini söyledi. Kıymet, 4 yıl sonra gözaltına alındığında "Seni de ağabeyin gibi öldürelim mi" diye tehdit edildi. İç hukuktan sonuç alınamayınca AİHM'e taşınan davada, AKP hükümeti 2003 yılında AİHM'e yaptığı savunmada şunları kaydetti: "Hükümetimiz Fehmi Tosun'un kaybolması olayının meydana gelmesinden dolayı üzgündür. Soruşturmanın eksiksiz yapılmasının Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesi'nin 2. maddesinin ihlalini oluşturduğunu kabul etmektedir." 
 
'Neden failler değil kayıp yakınları suçlanıyor'
 
Kayıpların simgelerinden biri haline gelen Fehmi Tosun'un akıbetini sormak için eşi Hanım Tosun, şu anda yasaklı olan Galatasaray Meydanı'na her hafta çıkarken, kardeşi Kıymet Zengin ve ailesi de adalet arayışını sürdürüyor.
 
"Kayıplar bulunsun failler yargılansın" talebiyle yıllardır kayıp kardeşi için adalet arayan Kıymet, Diyarbakır ve İstanbul'da yıllardır düzenlenen oturma eylemlerine getirilen yasak kararını "vicdansızlık" olarak nitelendirdi. Kıymet, kayıp yakınları eylemine yönelik gerçekleştirilen saldırıya karşı 2011 yılında dönemin Başbakanı Recep Tayyip Erdoğan ile Dolmabahçe'deki gerçekleştirilen görüşmeyi hatırlatarak, "Neden kayıp failleri suçlanmazken, kayıp yakını suçlanıyor" diye sordu.
 
'Devletten davacıyım'
 
Kardeşinin faili belli kişilerce kaybettirildiğini belirten Kıymet, faillerinin bir an önce cezalandırılmasını istedi. Kıymet, "Kardeşim devletin polislerince gözaltına alınıp zorla kaybettirildi. Fehmi'yi kaybettirenler meçhul değil belli kişilerdir. Kardeşimi kaybettirilenler cezalandırılmadığı sürece devletten davacı olmaya devam edeceğim. Ömrümün sonuna dek kardeşim için mücadele etmeye devam edeceğim. Devlet artık yaptığı yanlışı kabul etsin. Kayıplarımızı aramak hakkımız. Devlet bizleri illegalleştirerek oturma eylemimize engel olmaya çalışıyor. Bizler haklı olan mücadelemizi sürdürmekte ısrarcıyız" diyerek tepki gösterdi.