Tutsak Nurşan Demir: Bu dava başlı başına yargısız infaz

  • 09:03 9 Aralık 2018
  • Güncel
MARDİN - Nusaybin yasağı sırasında açılan "koridor" ile ilçeden çıkan ve ardından tutuklanan Nurşan Demir, 10 Aralık'ta görülecek duruşma öncesi gönderdiği mektupta, "Her duruşmada dilekçe yazıp katılma talebim olduğunu söylememe rağmen duruşmam bensiz görülüyor. Bu başlı başına yargısız infazdır. Duruşmanın da mahkemenin de ne aşamada olduğunu bilmiyorum" dedi.  
 
Mardin'in Nusaybin ilçesinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının devam ettiği 26 Mayıs 2016 tarihinde tahliye edildikten sonra tutuklanan 53 kişinin yargılandığı davanın 5'nci duruşması 10 Aralık'ta görülecek. Mardin 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK) İl Müdürlüğü konferans salonunda yargılanan tutsaklara, 76 kez "ağırlaştırılmış müebbet" hapis cezası isteniyor. Görülen dört duruşma boyunca suçlamaları kabul etmeyen tutsaklar iddianamenin yeniden hazırlanması gerektiğini dile getirmişti. Yasak sırasında Fırat Mahallesi'nde bulunan evinde kalan ve ardından tahliye edilerek tutuklanan 5 çocuk annesi Nurşan Demir, tutuklu bulunduğu Van T Tipi Kapalı Cezaevi'nde 5'inci duruşma öncesi JİNNEWS'e mektup gönderdi. Gönderdiği mektupta sürgün edildiği cezaevinde çocuklarının 8 ay içinde sadece bir kere görüşe geldiklerini belirten Nurşan, suçsuz yere üç yıldır tutuklu olduğunu söyledi.
 
Nurşan mektubunda şunları kaydetti: 
 
"Ben bir anneyim. 3 yıldır cezaevinde bulunuyorum. Aslında benim şahsımda çocuklarım cezalandırılıyor. Eğitim hayatları bitti. Birçoğunda telafisi edilemez psikolojik sorunlar oluştu. Tutuklanmam yetmiyormuş gibi bir de ailemin yaşadığı şehirden, başka bir şehre sürgün edildim. Çocuklarımı görme şansım daha da azaldı. Ekonomik durumları olmadığı için babaları şehir dışında çalışıyor. Bunlar tahliye edilmem için somut gerekçelerdir. Dosyada şahsıma yönelik hiçbir somut delil bulunmamaktadır.
 
'Adil bir yargılamadan geçersem suçsuz olduğum anlaşılır'
 
Sadece ağır işkencelerden geçen tanımadığım bazı kişilerin üzerime vermiş olduğu vicdansız ifadeler mevcuttur. Eğer biraz vicdanlı davransalardı benim orada ne koşullarda kaldığımı anlarlardı. Heyetin bu dosyayı tarafsız koşullarda değerlendirmesini isterdim. Yaşanan çatışma ortamı kırsal alanda değil evlerimizde mahallemizde oldu. Ben sadece evime sahip çıkmak için orada kaldım. Tüm bu yaşananlardan en büyük hasarı ben ve ailem gördük. Ben tutuklandım. Ailemin 7 ay boyunca görüşüme gelemediği oluyor. Hem ekonomik koşullar uygun değil hem de çoğu öğrenci. Bir anneye verilecek en büyük ceza onu çocuklarından uzaklaştırmaktır. Bu sürecin mağduruyken şuanda bir suçlu gibi sanık sandalyesine oturtuldum. Üzerime verilmiş asılsız ifadelerden kaynaklı ağır bir iddianame oluşturuldu. Adil bir yargılamadan geçersem bu dosyada beraat edeceğime inanıyorum.
 
'Sadece bir kere ifadem alındı!'
 
10 Aralıkta 5'nci duruşmam görülecek. Sanırım gene bensiz görülecek, sadece bir kereliğine ifadem alındı daha sonra da sürgün edildim zaten. Her duruşmada dilekçe yazıp katılma talebim olduğunu söylememe rağmen duruşmam bensiz görülüyor. Bu başlı başına yargısız infazdır. Duruşmanın da mahkemenin de ne durumda olduğunu bilmiyorum. Ne ailemden ne de avukattan bir haber almış değilim. Bu duruşmaya bire bir katılmak ve adil yargılanma talep ediyorum."