HDP: Zulüm cenderesinde susmayanların direnişini saygıyla anıyoruz
- 14:37 14 Aralık 2018
- Güncel
ANKARA - HDP MYK, sokağa çıkma yasakları ve ablukalarının 3'üncü yıldönümü nedeniyle yaptığı açıklamada, "Bu zulüm cenderesine karşı o gün susmayanların direnişini saygıyla anıyoruz. O günlerde halkının yanında direnen Mehmet Tunç, Asya Yüksel, Pakize Nayır, Sêvê Demir, Çekvar Çubuk, Rozerin Çukur ve yaşamını yitiren yüzlerce isimsiz kahramanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Unutmayacağız, unutturmayacağız" dedi.
Halkların Demokratik Partisi (HDP) Merkez Yürütme Kurulu (MYK) sokağa çıkma yasağı adı altında uygulanan kent ablukalarının 3. yıl dönümünde yazılı açıklama yayınladı. Kent ablukaları döneminde en büyük hukuksuzlukların, insan hakları ihlallerinin vahşet tablolarından biri olarak tarihe geçtiği belirtilen açıklamada, "16 Ağustos 2015 tarihinden itibaren 11 il ve 49 ilçede uygulanmış olan ablukalar ardında derin bir insani ve sosyal yıkım bırakmıştır. Birleşmiş Milletler başta olmak üzere Avrupa Parlamentosu, Avrupa Konseyi-Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi ve birçok uluslararası kurum ve kuruluşun raporları yaşanmış olan hukuksuzlukları ve insan hakları ihlallerini birer birer tescil etmiştir. Kürt kentlerinde aralıklarla başlatılan ve bütün sosyo-kültürel, sosyo-ekonomik ve siyasal yapıları kentlerin direniş hafızalarıyla birlikte çökertip, adeta coğrafi bir bölgeyi yeniden dizayn etmeyi hedefleyen ablukalarda, amaca ulaşmak için vahşetin bütün araçları devreye alınmıştır" diye kaydedildi.
'Sadece Cizre'de 292 kişi yaşamını yitirdi'
Ağır silahlarla vurulan kentlerde yüzlerce insanın, sadece Cizre'de aralarında çocuk ve kadınların bulunduğu 292 insanın yaşamını yitirdiğinin hatırlatıldığı açıklamada, "TOKİ'leştirme yoluyla yıkılan bölgeler büyük bir inşaat rantı alanına dönüştürülmüş, yereldeki halkın ekonomik yapısı ise çökme noktasına getirilmiştir. 'Yeni kentler' adı altında kentlerin dayanışma kültürü, mekânsal dönüştürme yoluyla parçalanmıştır. Etnik ve sosyal mühendislik stratejileri ile sadece Sur ilçesinde üç yüzden fazla tarihsel yapı yerle bir edilerek tarih ve hafıza hedef alınmıştır. Bu topraklar binlerce yıldır vahşetin, göçün, çökertmenin bütün hallerini görmüş ve yaşamıştır. Bütün bu yakıp yıkarak teslim alma, sindirme ve susturma girişimlerine rağmen bölgede yaşayan Kürt halkı bugün ayaktadır ve onurlu direnişini sürdürmektedir" ifadelerine yer verildi.
Açıklamada şu ifadelere yer verildi:
"Şırnak, Cizre, Silopi, Sur, Nusaybin, Yüksekova, Silvan, İdil ve Dargeçit ilçelerinde aylarca süren ablukaların üzerinden üç yıl geçmesine rağmen işlenen ağır insanlık suçlarıyla ilgili açılan davaların hiç birinde bir ilerleme sağlanamamış, çoğu dava takipsizlikle sonuçlanmış, birçok aile cenazesine bile ulaşamamıştır. Mevcut yargı yaşanan yıkım ve vahşetin üzerini örtmeye çalışmıştır. Ancak bizler yaşatılan bu vahşetin uluslararası mahkemeler tarafından mahkûm edileceğine ve hesap sorulacağına inanıyoruz.
Bu zulüm cenderesine karşı o gün susmayanların direnişini saygıyla anıyoruz. O günlerde halkının yanında direnen Mehmet Tunç, Asya Yüksel, Pakize Nayır, Sêvê Demir, Çekvar Çubuk, Rozerin Çukur ve yaşamını yitiren yüzlerce isimsiz kahramanın anısı önünde saygıyla eğiliyoruz. Unutmayacağız, unutturmayacağız... "







