Taybet Ana vurulduğu yerde anıldı: Onun beyaz tülbentini barış bayrağı yapacağız

  • 15:24 19 Aralık 2018
  • Güncel
ŞIRNAK - Silopi İlçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının 5’inci gününde katledilen ve cansız bedeni 7 gün boyunca sokak ortasında bekletilen Taybet İnan ve kayını Yusuf İnan TJA öncülüğünde vurulduğu yerde anılırken, “Taybet ananın beyaz tülbentini barış bayrağı yapacağız” denildi.
 
Şırnak’ın Silopi ilçesinde 14 Aralık 2015 tarihinde ilan edilen sokağa çıkma yasağının 5’inci gününde katledilen ve cansız bedeni 7 gün boyunca sokak ortasında bekletilen Taybet İnan (57) ve kayını Yusuf İnan'ın (53) ölümü üçüncü yılına girdi. Üçüncü yılında olmasına rağmen dosyasında en ufak bir ilerlemenin olmadığı Taybet için Tevgera Jinên Azad (TJA) öncülüğünde onlarca kadın açıklama yapmak için Silopi'de Taybet İnan'ın vurulduğu sokakta bir araya geldi. 
 
Anmaya Halkların Demokratik Partisi (HDP) Şırnak Milletvekili Nuran İmir, HDP Adana Milletvekili Tülay Hatimoğulları, HDP Diyarbakır Milletvekili Dersim Dağ, Demokratik Bölgeler Partisi (DBP) ve  HDP il ve ilçe örgütlerinin yanı sıra Şırnak, Batman ve Mardin'den de barış anneleri katıldı. Yoğun polis ablukası eşliğinde Taybet’in vurulduğu sokağa giden heyet, burada ailenin evine geçti. Aileyle selamlaştıktan sonra toplanan heyet açıklamaya yapılan bir dakikalık saygı duruşunun ardından başladı.
 
‘Yüzlerce sivil insan yaşamını yitirdi’
 
Açıklama da ilk olarak HDP Şırnak Milletvekilli Nuran İmir konuştu. Zulmün olduğu bir tarihte ve yerde yaşadıklarına dikkat çeken Nuran, “Hepimizin de bildiği gibi burada sokağa çıkma yasağı ilan edildi. O yerlerden biri de Silopi’ydi. Yasaklarda 26 gün boyunca binlerce asker ve polis vahşice bu şehirlere girdiler. 26 gün boyunca onlarca çocuk ve sivil yaşamını yitirdi.  İkinci yasağın 5’inci gününde milyonlarca insanın tanık olmasıyla devlet kurşunuyla Taybet ana katledildi. 7 gün 7 gece Taybet Ana’nın cenazesi sokakta kaldı. Aileden cenazeyi almaya çalışanlar da yaralandı. Baba yaralandı annenin kaynı da yaşamını yitirdi” diye konuştu.
 
‘Hiçbir alanda mücadeleyi elden bırakmayacağız’
 
Yaşamını yitirenlerin mücadelesini sonuna kadar götüreceklerini ifade eden Nuran, “Emniyet haberimiz yok diyordu. Peki, bizim burada arkadaşlarımız yaşamını yitirirken de mi onların haberi yoktu. Onlar hendeği kendilerine  gerekçe yaptılar. Amaçları neydi, amaçları bizi mücadelemizden davamızdan kopartmaktı. Burada yaşananlar değil üç yıl üç asır bile geçse ne onların vahşeti ne de baskıları unutulmayacak. Sözümüz olsun, biz dün de bugün de yarın da burada başımız dik olacağız. Taybet ananın önünde  boynumuzu eğiyoruz. Hiç bir alanda mücadeleyi bırakmayacağız. Onlar bu vahşetin hesabını ödeyene kadar bu direnişimiz devam edecek. Taybet Ananın o beyaz tülbentini barış bayrağı yapıp bu kente asacağız” diyerek konuşmasını sonlandırdı.
Konuşmanın ardından kadınlar “ Şehid namırın” sloganları attı.
 
‘Taybet Ana ve onlarca genç bu işgale susmadı’
 
Nuran’ın ardından söz alan HDP Adana Milletvekilli Tülay Hatimoğulları, “Dicle’nin dağları kucakladığı yerde başlar, alışamam ölüme alışmam, ölüm insana aykırıdır. Susmak insana aykırıdır susamam” mısraları ile başladığı sözlerine Taybet Ananın ve o dönemdeki bütün gençlerin acılara ve işgale karşı susmadığını dile getirdi. Türkiye’de başlayan barış sürecinin provokasyonlar sonucu sonlandırıldığını hatırlatan Tülay,  provokasyonun ardından bir çorap söküğü gibi Kürdistan’ın dört bir yanının ateşe verildiğini söyledi
 
Bölgenin ablukalar altına alındığına değinen Tülay şunları kaydetti: “İnsanlar yağmur sularını içmek zorunda kaldı, açlıkla cebelleşti. Bodrum katlarında biz gençlerimizi kaybettik. Ve bu acı şairin de belirttiği gibi bizlerin asla ve asla alışmayacağı bir acı. Bugün Kürt halkına dönük bir çöktürme planı hayata geçirilmektedir. Fakat Kürt halkı her yerde olduğu gibi Türkiye’de dört parça Kürdistan’da da direnişe devam ediyor. Bugün Rojava’da ki direniş artık dünyanın dört bir tarafında bilinmektedir ve saygı duyulmaktadır” dedi.
 
‘Bütün halkların dayanışmasıyla bu ceberut yönetimleri yok edebiliriz’
 
 Kürt halkının özgürlüğü için verdiği mücadeleden geri adım atmadığını vurgulayan Tülay, tüm saldırılara rağmen Kürt halkının direnişinden bir adım geri atmadığını ifade etti. Ortadoğu sınırının öte yanında bir savaş gerçekliğinin devam ettiğini dile getiren Tülay, Türkiye’de ve Ortadoğu’da hayata geçirilen savaşa ve ceberut yönetimlere karşı halkların birlikteliğiyle baş edilebileceğinin altını çizdi.
 
İmralı’da hayata geçirilen tecride dikkat çeken Tülay şu ifadeleri kullandı: “Sayın Abdullah Öcalan yıllardır ne ailesi ne de avukatları ile görüştürülmüyor. Bugün buna karşı HDP Hakkâri Milletvekilimiz Leyla Güven 42 gündür açlık grevinde. Dönüşümsüz olarak başlattığı açlık grevinde sağlık durumu da kötüye gidiyor. Buradan Taybet ananın bahçesinden Avrupa'daki kurumlara sesleniyoruz. Bu tecrit bir an önce kalksın. Bu konuda herkes üstüne düşeni yapmalıdır. Çok acılı bir coğrafyada yaşıyoruz. Şuan yerin altında o kadar çok şehidimiz var ki. Ama biz buna rağmen hala barış diyoruz. Ne pahasına olursa olsun biz kazanacağız.”
 
Konuşmaların ardından kadınlar Taybet Ana’nın 7 gün boyunca kaldığı yere doğru zılgıtlar ve “Şehid Namırın” sloganları eşliğinde yürüyerek karanfil bıraktı.  Heyet daha sonra taziye ziyaretlerine geçti. Heyet taziyenin ardından yasaklarda yaşamını yitiren Silopi Halk Meclisi Eşbaşkanı Pakize Nayır’ın evini de ziyaret ederek, anmayı sonlandırdı.