Açlık Grevlerini Takip ve İzleme Platformu çalışmalarına başladı

  • 09:08 12 Ocak 2019
  • Güncel
DİYARBAKIR - DTK Eşbaşkanı ve HDP Hakkari Milletvekili Leyla Güven’in başlattığı süresiz-dönüşümsüz açlık grevi eylemi tüm cezaevlerine yayılırken, yaşananları yakından takip etmek amacıyla 7 Ocak’ta birçok kurumun ortaklaşmasıyla ilan edilen Açlık Grevlerini Takip ve İzleme Platformu çalışmalarına başladı.
 
Açlık grevi sürecinde cezaevlerindeki uygulamaları gözlemlemek, raporlamak ve gerektiğinde yasal başvuruları yapmak için Diyarbakır Barosu Cezaevi Komisyonu, İnsan Hakları Derneği (İHD) Diyarbakır Şubesi Cezaevi Komisyonu, Özgür Hukukçular Derneği (ÖHD), Diyarbakır Tabip Odası ve Türkiye İnsan Hakları Vakfı (TİHV) ortaklığı ile geçtiğimiz günlerde, Açlık Grevlerini Takip ve İzleme Platformu kuruldu. Platformda yer alan Avukat Gulan Çağın Kaleli, platformun çalışmalarını anlattı. 
 
‘Platforma ihtiyaç duyuldu’
 
Gulan, geçmişteki deneyimler sonucu bütün kurumlarla hareket edebilmenin kolaylaştırıcılığı ve daha sağlıklı olabilmesi sebebiyle Platformu’n hayata geçirildiğini belirtti. 
 
Beraber çalışmanın önemine vurgu yapan Gulan, “Çok ciddi katkıları oldu. Açlık grevi dediğimiz sürecin hem hukuki boyutu hem tıbbi hem de siyasi boyutu var. İnsan hakları alanında çalışan kurumların bu konulara özgü çalışmalarının olması sebebiyle süreci daha da kolaylaştırmak için bu Platformu’n kurulması amaçlandı. Bu nedenle 7 Ocak’ta Diyarbakır’ın yerelinde Platformu’n ilanını yaptık” diye konuştu. 
 
‘Hekimlere büyük görevler düşüyor’
 
Açlık grevi süreçlerinin Leyla Güven ile başlayan bir süreç olduğuna dikkat çeken Gulan, ardından diğer cezaevlerinde bulunan tutsakların da aynı taleple eyleme başladığını kaydetti. Gulan, “Avukatlar olarak birebir takip etme şansı buluyoruz. Tutsaklarla görüşüyoruz ve günlük ihtiyaçlarının karşılanıp karşılanmadığını soruyoruz. Elbette ki bu süreçte en büyük görev cezaevlerindeki sağlık personeline, hemşireye ve olmazsa olmaz hekimlere düşüyor. Burada hekimlere büyük görevler düşüyor. Hekim tarafından her gün sağlık durumlarının hangi aşamada olduğunun takip edilmesi gerekiyor” ifadelerini kullandı.
 
‘Tutsakların hücrelere alınması risktir’
 
Açlık grevi eylemlerine giren tutsaklara yönelik cezaevleri yönetimlerinin yaklaşımlarının farklılık gösterdiğini söyleyen Gulan, şöyle devam etti: “Kimi cezaevlerinde açlık grevine giren tutsakların hücreye alındığı bilgisi geliyor veya bizim görüştüğümüz tutsaklardan duyuyoruz. Dolayısıyla açlık grevine giren tutsağın refakatçisi önemlidir. Çünkü kritik aşamaya gelindiğinde refakatçisi ile görüşürüz. Tutsağın yanında refakatçisinin olmaması ve ihtiyaçlarının yerine getirilmemesi riskli bir durumdur. Cezaevi idarelerinin mutlaka ama mutlaka görevlerini yerine getirmesi ve tutsakların sağlık haklarına erişimi için tüm koşulları yerine getirmeleri gerekir.”
 
‘Elimizden geleni yapacağız’
 
Platform olarak bundan sonra ki süreçte ne yapacaklarına değinen Gulan, “Biz Platform’daki avukatlar olarak açlık grevi süreçlerinde cezaevlerine giderek tutsakların eylem sürecini takip edeceğiz. Yine bulunmuş olduğumuz yerellerdeki tabip odalarına danışıp sağlık sürecinin kontrolünü gözlemleyeceğiz. Ve herhangi bir kötü muamele olursa buna dair başvurularının yapılması konusunda elimizden geleni yapacağız” dedi.