Ekoloji Meclisi'nden doğa olaylarına dair açıklama 2026-05-05 14:00:47   RIHA - Bêrecûk'taki doğa olaylarına ilişkin açıklama yapan Ekoloji Meclisi, yaşananların bir “felaket" değil atmosferik süreçlerin doğal süreci olduğunu vurgularayarak, "Afet öncesi risk azaltma ve hazırlık süreçleri güçlendirilmeli, kamu kurumları bu konuda şeffaf ve hesap verebilir olmalıdır” dedi.    Riha'nın Bêrecûk (Birecik) ilçesinde meydana gelen dolu yağışı ve fırtınadan kaynaklı Nur Çakmak yaşamını yitirdi, 12 kişi yaralandı. Fırtına nedeniyle çevrede ciddi zararlar oluştu. Riha Ekoloji Meclisi, kentte yaşanan fırtına ve doğa olaylarına dair Xeliliye ilçesinde bulunan Ahmet Bahçıvan İş Merkezi önünde basın açıklaması yaptı.    Çok sayıda kişinin katıldığı açıklamayı Ekoloji Meclisi koordinasyonundan Enes Milli yaptı.    Yaşamını yitiren kadının ailesine başsağlığı dilenen açıklamada, yaralılara acil şifaler dileğinde bulunuldu.    'Yaşananlar insanın doğaya hükmetmesinin sonucudur'   Yaşanan doğa olayının “felaket “değil atmosferik süreçlerin doğal süreci olduğuna dikkat çekilen açıklamada, “Doğayı kendisine hizmet için yaratılmış olarak gören anlayış, onunla uyum içinde yaşamak yerine, ona egemen olmayı tercih etmiştir. Bunun sonucunda doğa sınırsız kullanıma uygun meta olarak algılanmıştır. Bu yanlış yaklaşım küresel boyutlara ulaşan çevre krizinin de temelini oluşturmaktadır. Ne yazık ki, bu anlayışın bir sonucu olarak, her doğal değerin aslında bütünün bir parçası olduğunu görememek mevcut yıkımları da beraberinde getirmektedir. Oysa doğadaki her bir değerin yok olması bütünün de yok olması anlamına gelecektir” dedi.    Talepler    Açıklamada, yaşanan tahribatın sonuçlarına dikkat çekilerek, şu ifadelere yer verildi: “Doğa olaylarının afete dönüşmesi kaçınılmaz değil, önlenebilir bir süreçtir. Bu nedenle; Ekolojik temelli, bilimsel ve katılımcı yerel eylem planları ivedilikle hayata geçirilmelidir. Rant odaklı arazi kullanım politikalarına son verilerek, kamu yararını ve ekosistem bütünlüğünü esas alan planlama anlayışı benimsenmelidir.    İmar ve yapılaşma süreçleri şeffaflaştırılmalı, bağımsız denetim mekanizmaları etkin biçimde işletilmelidir. İklim krizine karşı somut, bağlayıcı ve denetlenebilir politikalar geliştirilmelidir. Afet öncesi risk azaltma ve hazırlık süreçleri güçlendirilmeli, kamu kurumları bu konuda şeffaf ve hesap verebilir olmalıdır."